Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5035 E. 2023/2335 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5035
KARAR NO : 2023/2335
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1503 E., 2022/733 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/47 E., 2019/248 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile … Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/47 Esas, 2019/248 Karar … kararının HMK nun 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davalı Hazine hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan, davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … … Mahallesi çalışma alanında bulunan 183 ada 10 parsel … taşınmaz, tutanağın beyanlar hanesine, 6831 … Orman Kanunu (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın bahçe olarak ve üzerindeki 4 katlı binanın davacı …’ın fiili kullanımında olduğu şerhi yazılarak, 461.40 m² yüzölçümlü olarak bahçe vasfıyla Hazine adına; 183 ada 11 parsel … 378,18 m² yüzölçümlü taşınmaz, tutanağın beyanlar hanesine, 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın bahçe olarak ve üzerindeki 3 katlı binanın davalı …’ın fiili kullanımında olduğu şerhi yazılarak 287 m² yüzölçümlü olarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, dahili davalı …’ın kadastro tespitine itirazı üzerine, … Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2013/105 Esas, 2013/206 Karar … ve 24.10.2013 tarihli kararıyla, 183 ada 10 parselin yüzölçümünün 370,22 m² olarak, 183 ada 11 parselin yüzölçümünün ise 378,18 m² olarak düzeltilmesine, taşınmazların beyanlar hanesindeki şerhin aynen tesciline karar verilmiş; daha sonra, 183 ada 10 parsel … taşınmaz 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun)
gereği 10.07.2014 tarihli satış işlemi ile davacı … adına, 183 ada 11 parsel … taşınmaz ise 24.07.2017 tarihli satış işlemi ile davalı … adına tescil edilmiştir.

2.Davacı … dava dilekçesinde; 6831 … Orman Kanunu’ nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu 183 ada 10 parsel … taşınmazın yüzölçümünün 370,22 m² olarak kendi kullanımında olduğunun yazıldığını ve tapuda adına bu şekilde intikal ettiğini, … Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 24.10.2013 tarihli kararı ile taşınmazından 91 m² alınarak komşu parsele yazıldığını, ancak her iki taşınmazın ölçümlerinde kendi taşınmazının 461 m² olarak görüldüğünü belirterek, 183 ada 10 parsel … taşınmazın yüzölçümün 461 m² olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … cevabında; Kadastro Mahkemesindeki bilirkişi heyetinin hata yaptığını bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporunun olaya uygun ve kanaat verici bulunduğu belirtilerek, hükme elverişli rapor doğrultusunda davanın kabulüne, davaya konu … ili … ilçesi … … Mahallesi 183 ada 10 nolu parselin, 18.02.2019 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde belirtildiği üzere gösterilen 468,00 m2 olarak yüzölçümünün düzeltilmesine, A harfi ile gösterilen alanın dava konusu parsele eklenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı adına 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 … Kanun) gereğince satışı yapıldığını, davanın zilyetlik tespitine ilişkin olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının eksik yazım iddiasının hükme esas alınan bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yol boşluğuna ilişkin olduğu, dava konusu 2/B bloğunda kalan yol boşluğu üzerinde 3402 … Kadastro Kanunu (3402 … Kanun) Ek-4 üncü maddesi çerçevesinde kullanım kadastrosu çalışması yapılmadığı, kullanım kadastrosu yapılmayan yerde zilyet olduğunun tespiti istemi ile açılan davalarda ise davacının hukuki yararı bulunmadığı, ayrıca adli yargı merciilerince, idari işlemin konusunu oluşturan hususlarda ve idareyi zorlayıcı nitelikte tespit kararı verilebilmesinin de mümkün olmadığı, davalı …’ın dava konusu yol boşluğuna ilişkin hak iddiasının bulunmadığı anlaşılmakla, yerel mahkemece davacının davalı hazineye yönelik tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı hazine yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı … yönünden ise husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, kabule göre de, davanın niteliği gereği çaplı taşınmazla ilgili olarak taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesine ilişkin infaza elverişli olmayan hüküm tesisi doğru olmadığı gerekçeleri ile, davalı hazine vekilinin istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı hazine yönünden dava şartı yokluğundan, davalı … yönünden husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hem resmi belgeler hem de dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında görüleceği üzere, vekil edeni olan davacıya ait taşınmazın 461,40 m2 olduğunu, davalı Hazine tarafından verilen istinaf dilekçesinde esasen herhangi bir istinaf sebebi görülmediğini, bilirkişi raporları ile bir sureti dosya içinde bulunan davacısı … olan … Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2013/105 Esas, 2013/106 Karar … dava dosyasından alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda davaya konu taşınmazlarla ilgili olarak hem zemin ölçümünde hem de m2 olarak farklılıklar olduğunu, bu nedenle bilirkişi heyeti tarafından bu hususun incelenip giderilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 … Kanunu’nun 2/B maddesi ile 3402 … Kanunu’nun Ek-4 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 2/B bloğunda kalan yol boşluğu üzerinde 3402 … Kanun’un Ek-4. maddesi çerçevesinde kullanım kadastrosu çalışması yapılmadığı, kullanım kadastrosu yapılmayan yerde zilyet olduğunun tespiti istemi ile açılan davalarda ise davacının hukuki yararı bulunmadığı, ayrıca adli yargı merciilerince, idari işlemin konusunu oluşturan hususlarda ve idareyi zorlayıcı nitelikte tespit kararı verilebilmesinin de mümkün olmadığı, davalı …’ın dava konusu yol boşluğuna ilişkin hak iddiasının bulunmadığı gerekçeleriyle, davacının, davalı Hazineye yönelik tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığından davalı Hazine yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı … yönünden ise husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; 3402 … Kadastro Kanunu’ nun Ek 4 üncü maddesinde, “6831 … Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 … Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 …, 5/6/1986 tarihli ve 3302 … kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmüne yer verilmiş olup, anılan yasa maddesi uyarınca, kullanım kadastrosu yapılırken fiili kullanım durumlarının dikkate alınması yasal zorunluluktur.

Mahallinde yapılan keşif sonrası alınan ve hükme esas teşkil eden 18.02.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, A harfi ile gösterilen 97,78 metrekarelik kısmın, dava konusu 183 ada 10 parsel … taşınmaz maliki tarafından bina ve bahçe olarak kullanılmasına karşın bu alanın yolda bırakıldığı belirtilmiştir. Başka bir anlatımla; davacının eksik yazım iddiasının, hükme esas alınan bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yol boşluğuna ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere zilyetlik, hukuken korunan fiili bir durumdur.
Bu itibarla; davacının dava konusu edilen yol üzerinde kullanım kadastrosu çalışması yapılmamış olsa dahi dava yoluyla 2/B blok parseli içinde bulunan alan üzerinde zilyet olduğunun tespitini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır. Bu durumda, genel mahkemelerin yetkili ve görevli olduğu kabul edilerek davacının talebi esastan incelenerek karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan usulden reddi doğru olmamıştır.

2. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, öncelikle davacıya, davasını ilgili Belediye Başkanlığına da yöneltmek suretiyle taraf teşkilini sağlaması için süre ve imkan tanınması ve sonrasında, toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde, davacının malik olduğu 183 ada 10 parsel … taşınmazın, davacı adına, 6292 … Kanun gereği satış işlemi ile tescil edildiği, bu nedenle, yola ilişkin talebi değerlendirilirken bu parselden ayrı bir talep olarak değerlendirilmesi gerektiği göz önüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.