Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8644 E. 2023/6001 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8644
KARAR NO : 2023/6001
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1086 E., ve 2022/1502 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2022/13 Esas, 2022/101 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (d) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi kapsamında müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/1086 Esas, 2022/1502 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan vekili ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 … maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentleri, 29 uncu maddesi, 62 … maddesi uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.09.2022 tarihinde tanzim olunan ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin şartları oluşmadığı halde uygulandığına, ceza miktarının eksik tayin edildiğine ilişkindir.

B.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri; haksız tahrik şartlarının oluşmadığına ilişkindir.

C.Katılan … vekilinin temyiz istemleri; haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin şartları oluşmadığı halde uygulandığına ilişkindir.

D.Sanık Müdafiinin temyiz nedenleri; haksız tahrikin derecesine, fazla ceza tayinine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … ile maktulenin resmi nikahlı karı koca oldukları, olay tarihinde evli oldukları, bu evliliklerinden mütevellit 3 çocuklarının bulunduğu ve maktulenin de hamile olduğu, olay günü yine otopsi, ölü muayene raporundan da açıklandığı üzere eşiyle tartışan sanığın eşine av tüfeği ile 5 el ateş ederek iç organ büyük damar hasarı ve iç kanama neticesinde oluşturmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği, dosya kapsamında bulunan raporlara göre maktulenin hamile olduğu ve bu hususun da sanık tarafından bilindiği bu sebeple sanığın gebe eşini öldürdüğü sabit olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri uyarınca sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın baştan itibaren istikrarlı biçimde, internet ortamında yaptığı arama kayıtları ile desteklenen aşamalardaki savunmalarında tekrarladığı üzere maktulenin sanığı başkaları ile aldattığı anlamına

gelecek şekilde olayın hemen öncesinde “………. sadece senin çocuğun, diğerleri senden değil, karnımda olan çocukta senden değil” şeklindeki söz söylemesinden kaynaklanan hiddet ve elemin etkisi ile eylemi gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiğinden ”şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince, asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.11.2022 tarih, 2021/1-365 Esas, 2022/729 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; “suç tarihinden önce sanık ile maktul arasında birlikte yaşamayı çekilmez hale getirecek düzeyde aşırı bir anlaşmazlık veya kavga bulunmadığı her evlilikte olabilecek düzeyde sözlü tartışmaların olduğu ancak bu tartışmaların sanığın eşini öldürecek derecede husumete yol alacak bir hal almadığı, …. maktulün hamile kaldığını öğrenmesiyle birlikte tarafların … olması gerekirken sperm sayısının yeterli olup olmadığı hususunda bir bilgiye dahi sahip olmayan sanığın çocuğun bir başkasından olabileceğinden şühpelenmeye başladığı, dolayısıyla suçun işlendiği tarihten önce maktulden kaynaklı ve haksız tahrik oluşturabilecek düzeyde haksız fiil bulunmadığı…. öte yandan sanığın maktulün kendisine ‘sana ne ayrılacaksak ayrılalım gidecek bir yer bulurum, başkasıyla beraber olur, hayatımı yaşarım ve çocuk senden değil git şu dolaptan bir etek al giy dışarı öyle çık’ şeklindeki sözleri söylediğini savunması karşısında; esasen fail dışında başkaca hiçbir tanığın bulunmadığı bu tür olaylarda, tartışmanın geride kalan tek sujesi olan failin savunmalarının haksız tahrik uygulaması açısından gerçeği yansıttığının kabul edilebilmesi için maktule yüklenen bu yöndeki tek taraflı soyut beyanların akla, mantığa, dosyadaki delillere, maddi olayın akışına ve tartışmada sarf edilen sözlerinin karşılıklılık silsilesine uygun olması veya tartışmayı başlatan failin sözlerine karşı maktulün verdiği cevapların etki- tepki dengesini bozacak şekilde yeni veya daha büyük bir haksızlık içermesi gerekeceği …sanığın haksız tahrike ilişkin bu yöndeki savunmasına itibar edilmemesi gerektiği kabul edilmelidir. ” kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunduğundan tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.

A-1.Katılan … Vekilinin, Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının Haksız Tarike Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanığın ilk savunmasında olay günü “Efe sadece senin çocuğun, diğerleri senden değil, karnımda olan çocuk da senden değil” demesine öfkelenerek suça konu eylemi gerçekleştirdiğini, Çumra Sulh Ceza Hakimliğinde eşinin ev işleri yapmadığı, eşinin kendisini aldattığına yönelik hiç bir kuşkusu olmadığını belirtmiş ise de kuşkuya kapıldığını belirttiği, Mahkemede eşinin babasına ve akrabalarına iftira atar şekilde cinsel taciz iddialarından bahsederek evde tanımadığı erkeklere ait iç çamaşırlar bulduğunu, eşinin kendisine kuzeni … ile ilişkinin bulunduğunu açıkladığını savunmasına karşılık …’in beyanlarında …’i tanımadığını söylemesi, rahim tahliyesi ile cenin üzerinde yapılan DNA incelemesine göre ceninin babasının %99,99 oranında sanık olduğuna ilişkin raporun mevcut olması hep birlikte nazara alındığında sanığın maddi deliller ile desteklenmeyen, aşamalarda değiştirdiği ve genişlettiği soyut istikrarsız ve aksi ispatlanan savunmalarına itibar edilerek maktülden kaynaklı herhangi bir hiddet veya şiddetli eleme yol açacak hareket bulunmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
A-2.Katılan … Vekilinin, Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Takdiri İndirim Nedenlerine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
Takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Haksız Tahrikin Derecesine, Fazla Ceza Tayinine Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden;
Eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Konya Barosu Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;
… vekilinin katılma talebinin reddine karar verildiği, anılan nedenle temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.

III. KARAR
A. Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Konya Baro Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Gerekçe bölümünde (A-1) bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, katılan … vekilinin, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin temyiz istemleri kısmen yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.06.2022 tarihli ve 2022/1086 Esas, 2022/1502 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy) (Karşı Oy)

K A R Ş I O Y

Sanığın ilk savunmasında olay günü “……… sadece senin çocuğun, diğerleri senden değil, karnımda olan çocuk da senden değil” demesine öfkelenerek suça konu eylemi gerçekleştirdiğini, Çumra Sulh Ceza Hakimliğinde eşinin ev işleri yapmadığı, eşinin kendisini aldattığına yönelik hiçbir kuşkusu olmadığını belirtmiş ise de kuşkuya kapıldığını belirttiği, Mahkemede eşinin babasına ve akrabalarına iftira atar şekilde cinsel taciz iddialarından bahsederek evde tanımadığı erkeklere ait iç çamaşırlar bulduğunu, eşinin kendisine kuzeni … ile ilişkinin bulunduğunu açıkladığını savunmasına karşılık …’in beyanlarında …’i tanımadığını söylemesi, rahim tahliyesi ile cenin üzerinde yapılan DNA incelemesine göre ceninin babasının %99,99 oranında sanık olduğuna ilişkin raporun mevcut olması hep birlikte nazara alındığında sanığın maddi deliller ile desteklenmeyen, aşamalarda değiştirdiği ve genişlettiği soyut istikrarsız ve aksi ispatlanan savunmalarına itibar edilerek maktülden kaynaklı herhangi bir hiddet veya şiddetli eleme yol açacak hareket bulunmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunduğuna dair çoğunluk görüşüne karşılık;
Katılan … ile tanıklar …, …, …, …’ın sanığın maktule zaman zaman şiddet uyguladığına yönelik beyanları dışında tanıklardan …’in” kardeşim ile 2010 yılında yaptığımız bir telefon görüşmesinde bana ağladı. Babam ile …’nin arasında bir şeyler olmuş. Bunu bana … söyledi dedi. O sırada … hamileydi. Babam çobanlık yapar. Eve ekmek ve çikolata getirmiş. …’nin de söylediği üzere çocuğu birlikte büyütelim demiş. Abim bana biri babam biri eşim ben bunu nasıl söylerim diye ağladı. Ertesi gün Konya ilinde buluştuk. Yine ağladı. Yüzleştirmeyi teklif ettim, ancak kabul etmedi. Arkasından da bizi takip etmeye başladı. Ne …’den ne de babamdan buna benzer bir olay görmedik. Yine bir yaz günü annemgilin evine … …ve … erkek çamaşırı getirdiler. Bu çamaşırları … …evde bulmuş. Çamaşırlar giyilmiş çamaşırlardı. Yine 2011 yada 2012 yıllarında ben köye gitmiştim. Köye gittiğimde kayınvalideme uğradık. Oradan da evime geçtim. Kapıyı çaldığımda ses soluk yoktu. Yukarı çıktığımızda … …, annem ve … birlikteydiler. Suratları beş karıştı. Annem bana sessizce otur bakalım, …’nin babasını çağırdık dedi. …’nin babası geldiğinde … … …’nin arkadaşlarınla yattım, … ile yattım şeklindeki beyanlarını …’nin babasına söyledi. Bunun üzerine …’nin babası … amca bir sigara yakarak sizin kafanız yorulmuş, ben kızımı götüreyim, bir hafta dinlenin diyerek …’yi götürdü. Bildiğim kadarıyla abim alkol kullanmaz. Ben …’nin bu ayrılıştan sonra eve nasıl döndüğünü görmedim. Ancak 10 gün sonra getirdiklerini biliyorum.”şeklinde beyanı,
Tanık …’in” 2017 yılında haftasonu ben kardeşlerim ile köye gitmiştim. Orada eve gittiğimizde yengem de vardı. Abim susuyordu. Ne olduğunu sorduğumda abim yengene sor diye söyledi. Yengem konuşmadı. Ancak sonrasında abimin anlattığına göre yengem abime … ve bir kısım arkadaşlarının isimlerini vermiş. Bunun üzerine …’nin babası … da oraya geldi. … siz çok yorulmuşsuzunuz kafanız karışm………. götüreyim de biraz dinlenin. … seni çok sever diyerek …’yi götürdü. Sonra da geri getirdi. Sonrasında başka bir seferinde abim başka bir evde kalıyordu. Oraya gittiğimde içeriden sesler geliyordu. Kapıyı açıp içeri girdiğimde yatağın altından Kuran-ı … çıkmış ayrıca yengem abime bir takım çamaşırlar gösteriyordu. Bunlar erkek iç çamaşırıydı. Ben yengeme niye böyle oluyor diye sorduğumda abin bana böyle yaparsa ben de böyle yaparım şeklinde cevap vermişti. şeklindeki sanığın savunmalarını doğrular nitelikteki beyanları sanığın maktulü öldürmesi için önemli bir sebep bulunması gerektiği hâlde dosyaya bu yönde bir delilin bulunmaması karşısında sanığın savunmalarında belirttiği maktulün kendisine …….. sadece senin E
çocuğun diğerleri senden değil karnımda olan çocuk senden değil” şeklinde kendisine …….. sadece senin çocuğun diğerleri senden değil karnımda olan çocuk senden değil” şeklinde bir söz söyleyip söylemediğinin bu sırada herhangi bir tanığında bulunmaması sebebiyle savunmanın aksinin mümkün olmadığı gibi, yine DNA testi ile ceninin babasının %99,99 ihtimal ile sanık olduğu belirlenmiş olmasının maktulün sanığı aldatmadığı hususunda kesin bir delil olamayacağı, zira maktülün sanıkla cinsel ilişkide bulunması sonrasında hamile kalması nedeniyle başka birisiyle de cinsel ilişkide bulunması halinde zaten ikinci bir kez hamile kalamayacağı , hamilelik öncesinde döllenme dönemleri dışındaki cinsel ilişkilerde veya dışarıya boşalma durumlarında veya her ilişkide bulunma durumunda da hamileliğin olmayabileceği,
Yine sanığın “3 yıl önce eşim çocukların benden olmadığını söyledi, ben bu hususu kabullenerek kendisini düzeltmesini istedim, yakınları da çocukların bana benzemediğini söylüyordu, ben kendimi baskı altında hissediyordum, şüpheli hareketlerde bulunuyordu, …’in ismini zikretti, … Yüzerle ilişki yaşadığını söyledi, ben kendisini yıkadım, banyo yaptırdım, köyde ailesi farklı tanındığı için bu hususun çocuklarım ve ailem açısından olumsuzluk yaratmaması açısından duyulmasını istemedim, internet ortamından çocukların bana ait olup olmadığı hususunun nasıl tespit edileceği konusunda araştırma yaptım, bir poliklinikten kan tahlili vererek soy tespiti amacıyla tahlil yaptırmaya çalıştım, olay günü kahvaltı yaptık, olay günü kahvaltıdan sonra …’e ait ceketi evde gördüm, daha önce de bana ait olmayan erkek çamaşırı, gömlek, kazak da görmüştüm, kahvaltıdan sonra aynı şekilde çocukların benden olmadığını söyleyince bu evde gördüğüm ceketin …’e ait olduğu hissine kapıldım, kendimi kaybettim, daha öncesinde de dedemin eşi ninem dedemi başkasıyla aldatmıştı, böyle bir olay nedeniyle eşim bana ithamlarda bulundu, ben de bir anlık öfke ile evde bulunan tüfekle 4-5 el ateş ettim ” savunması, …’in maktulle ilişkisi olup olmadığı hususunda doğruyu söylememe ihtimali ve internet ortamında yaptığı arama kayıtları ile desteklenen aşamalardaki savunmaları karşısında, sanığın maktulle aralarında geçen konuşmalara ilişkin savunmasının tanık beyanlarıyla aksinin kanıtlanamadığı gibi, evde başka erkeklerin çamaşırları, gömlek, kazak ve ceketinin bulunduğuna, maktulün başkalarıyla yattığına ilişkin beyanlarda bulunduğunu ifade eden sanığın kardeşleri olan tanıklar ……… ve …’inde yalan söyledikleri yönünde bir delil de bulunmadığı, bu itibarla gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve gerekse Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile Yargıtay diğer ceza dairelerinin müstakar içtihatlarına göre haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK ‘nin 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde ve dosyaya uygun olmayan gerekçeyle karar verilmesinin bozmayı gerektiği görüşündeyiz.
Katılanlar … ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının takdiri indirim uygulanmamasına dair temyizine ilişkin çoğunluk görüşü bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde ise de mahkemenin 5237 sayılı TCK’nin 62 … maddesinin uygulanması gerekçesi olarak sanığın ölene ilk yardım uygulamaya çalıştığı, tampon yapmaya çalıştığının da gösterildiği, ölenden 15 adet şevrotin saçma tanesi çıkmış olduğu şevrotin saçmalarının büyüklüğü gözetildiğinde sanığın ilk yardım ve tampon yaptığı şeklindeki kabulün maddi vakıaya aykırı olduğu ve gerçekleşmesi mümkün olmayan bu hususun
takdiri indirim sebebi olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından bu gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nin 62 nci maddesinin uygulamasının bozmayı gerektirdiği görüşündeyim.