YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6295
KARAR NO : 2023/4542
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
B O Z MA Ü Z E R İ N E
D U R UŞ M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme, silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli kararına karşı sanık … müdafii tarafından 27.10.2022 tarihinde, sanık … müdafii tarafından 26.10.2022 tarihinde temyiz sebeplerini içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın sanıklar müdafiilerine 22.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği halde ayrıntılı temyiz dilekçelerinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 295 inci maddesinde belirtilen 7 günlük süreden sonra sanık … müdafii tarafından 06.12.2022 tarihinde, sanık … müdafii tarafından 02.12.2022 sunulduğu görülmüş ise de, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında veya sanıklar müdafiilerine gerekçeli kararının tebliğine ilişkin mazbatalarda 5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinde düzenlenen 7 günlük hak düşürücü süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar müdafiilerinin temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2021/1702 Esas, 2021/3665 Karar sayılı bozma kararı üzerine;
1. Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/189 Esas, 2022/205 sayılı Kararı ile;
Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.02.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli takdiri indirim yapılmadığına ve indirim oranına ilişkin gerekçenin yeterli olmadığına,
2. Varsayımla ceza verildiğine,
3. Hesabına para yatırılan şahısla ilgili tanıkların dinlenilmesini talep ettikleri halde bu taleplerinin yerine getirilmediğine,
4. Araştırma ve inceleme tutanaklarının yasak delil kapsamında olduğuna ve hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5. Kararda savunma olarak hiçbir delile yer verilmediğine ve delillerin neden üstün tutulduğuna ilişkin gerekçe sunulmadığına,
6. Sanığın tutuklu iki kişiye bir defaya mahsus para yatırması eyleminin örgütsel ve illegal bir işlem olmayıp cezaevi kayıtlarına geçmiş yasal bir işlem olduğuna, bu hususun atılı suç bakımından delil olarak kabul edilemeyeceğine,
1. Kızının da aynı cezaevinde olması nedeniyle para yatırmak için sıraya girdiği esnada S.S.’nin bahsi geçen kişilere para yatırması yönünde isteğini kıramadığına,
2. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verildiğine,
3. Sanığın örgüte yardım kastının bulunmadığına,
4. Sanık ve diğer sanık Serpil S.’nin savunmalarının aksini gösterir delil bulunmadığına,
5. Sanığın eşinin tanık olarak dinlendiğine ve eşinin hükme esas alınan Bank … hesaplarını kendisinin kullandığını beyan ettiğine,
6. Bank … hesabının talimat tarihi olarak ileri sürülen tarihten önce ve bankanın TMSF’ye devrinden sonra da kullanıldığına,
7. Bilirkişi raporunun yasalara aykırı olduğuna,
8. Lehe delillerin toplanması hususunda Mahkemece karar verilmediğine,
9. Sanığın talimatla para yatırmadığına ve hesabın rutin olarak kullanıldığına,
10. Sanığın cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine,
11. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2. Eksik inceleme ve delillerle mahkumiyet kararı verildiğine,
3. İddianamede yer almayan H.İ.D. beyanlarına, ek iddianame düzenlenmeden kararda yer verildiğine,
4. Tanığın, sanığın örgütsel faaliyete katılmadığını beyan ettiğine,
5. 2011 yılında örgüte müzahir yurtta sadece 1 yıl kaldığına, 2011 yılında yapının örgüt olarak bilinmediğine, sanıktan 16 yaşındayken yapıyı fark edip tepki koymasının beklenemeyeceğine,
6. Sanığın KHK ile ilişkisi kesildikten sonra Akdeniz Üniversitesine kayıt yaptırdığına, YÖK tarafından verilen bir hakkın örgüt tarafından üniversiteye yerleştirilmiş gibi kararda anlatılmasının hukuka aykırı olduğuna,
7. Sanığın ByLock kullanmadığına,
8. ByLock delilinin hukuka aykırı delil olduğuna,
9. ByLock User ID ve şifresinin tespit edilemediğine,
10. HTS kayıtlarındaki baz bilgilerinin sanığın bulunduğu yerlerle uyumlu olmadığına,
11. ByLock tespiti yapılan hattı sanığın kullanmadığına,
12. Ankesörlü telefondan örgüt mensupları ile görüşmediğine,
13. 2 kez ankesörlü telefondan aranmasının örgüt üyeliğine delil sayılarak mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
14. Mahkemenin gerekçesinin çelişkili olduğuna, sanığın mahrem imamlarla görüştüğünün kabul edildiğine ancak bu mahrem imamların açık kimliklerinin tespit edilemediğine,
15. Kararın hukuki dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğuna,
16. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
17. Sanığın beraatine karar verilmesine,
18. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince;
Sanık …’in eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Sanık …’ın eyleminin, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık …’in ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirilmeden ByLock kullandığının kabul edilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/189 Esas, 2022/205 sayılı Kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …