Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/5919 E. 2013/23984 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5919
KARAR NO : 2013/23984
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna Muhalefet, Başkalarına ait kimlik ve kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm : 1-Sanık … hakkında 2863 sayılı Kanun’un 67/2, 5237 sayılı TCK’nın 52/2-4, 53/1, 58/6-8. maddeleri gereğince mahkumiyet.
2-Sanık … hakkında 2863 sayılı Kanun’un 67/2, 5237 sayılı TCK’nın 52/2-4, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet.
3-Sanık … hakkında 2863 sayılı Kanun’un 67/2, 5237 sayılı TCK’nın 52/2-4, 53/1; 268/1. maddesi yolu ile 267/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Sanık …’ün 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve Başkalarına ait kimlik ve kimlik bilgilerini kullanma, Sanıklar … ve …’ün 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar … ve … müdafileri ile sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında 06.01.2009 tarihli eylemi nedeniyle dava açılmış olmasına rağmen hüküm verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüş, olayların oluş şekli ile sanıkların suç oluşturduğu kabul edilen eylemleri gerekçeli kararda gösterilmiş olmakla, gerekçesiz hüküm kurulduğuna ilişkin tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş, 14.11.2008 tarihli eylemin faillerinden olan sanık …’in suça konu tarihi eserleri satmak üzere yola çıktıklarını ikrar ettiği, bu tarihte yakalanması sonrası kardeşi …’e ait sürücü belgesini ibraz ettiğini ikrar etmiş bulunan sanık …’ün her iki eyleminde ele geçirilen tarihi eserleri müzeye götürmek üzere yola çıktığına dair savunması, götürdüğünü söylediği müzenin özel bir müze olması sebebiyle hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, bunları satarak maddi menfaat elde etme isteğini ortaya koyan sanık tarafından, 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde sayılan seçimlik hareketlerden “satışa arz etme” veya “kabul etme” fiillerinin gerçekleştirildiği, dolayısıyla sanıkların “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunu işlediklerine ve iftira suçunu işlediğini ikrar etmiş bulunan sanık …’in kardeşine ait sürücü belgesini ibraz ederek 14.11.2008 tarihli olaya ilişkin … hakkında adli işlemler yapılmasına neden olduğundan “iftira” suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
I-Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Sanıklar … ve … müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık … hakkında, Seydişehir Sulh Ceza Mahkemesinin 21/11/2007 karar tarihli, 2007/88 esas, 2007/805 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alındığı bildirilerek TCK’nın 58. maddesi hükmü uygulanmış ise de; sanığın böyle bir sabıkasının bulunmadığının, sanığın Seydişehir Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05.03.2008 tarih ve 2007/216 E 20008/84 K sayılı ilamı ile 2863 sayılı Kanun’un 74/3. maddesine aykırılıktan hükmedilen, 05.03.2008 tarihinde kesinleşen ve 15.07.2008 tarihinde infaz edilen 450 TL adli para cezasından ibaret sabıkasının da, hükmün verildiği 05/03/2008 tarihinde yürürlükte bulunan, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305/2. maddesinde “İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler temyiz olunamaz.” şeklindeki düzenlemeye göre, ikibin Türk lirasına kadar olan adli para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının 450 Türk lirası olduğu nazara alındığında, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden sanık … hakkındaki hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin (A-8) bendi çıkarılıp sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme DÜZELTİLEREK, Sanık …’ün iftira ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin DOĞRUDAN ONANMASINA,
II-Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın aşamalarda ağabeyi…’ü ziyarete gittiğinde ceketini onun evinde unuttuğunu, sürücü belgesinin ceketinin cebinde kalmış olduğunu, ağabeyinin de jandarma tarafından yakalandığında kendisine ait sürücü belgesini ibraz etmiş olduğunu, atılı suçu işlemediğini bildirmesi, sanık …’ün 06.01.2009 tarihli ikinci eylemi sebebiyle yakalandığında gerçek kimliğini ibraz etmesi üzerine her iki olayın soruşturmasını yürüten jandarmanın sanık hakkında daha önce … adına işlem yapmış olduklarını suça ilişkin fezlekede bildirmiş olması ve sanık …’ün duruşmada alınan ifadesinde kardeşi sanık …’ü doğrulamış bulunması ile sanık … hakkında iftira suçu sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulduğu ve kabulün de bu yönde oluşmuş bulunduğu nazara alınıp sanık … hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.