Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/32137 E. 2013/23865 K. 30.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/32137
KARAR NO : 2013/23865
KARAR TARİHİ : 30.10.2013

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme
Hüküm : TCK’nın 136/1, 137/1-a, 43/1-2, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde, Söğüt İlçe Jandarma Komutanlığı bünyesinde uzman jandarma çavuş olarak görev yaptığı, aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle ayrı yaşadığı eşi ile ilişkisi olduğunu düşündüğü katılanlar…’le bu konuda görüşmek istediği, bu kişilerin adreslerini bilmediği, ancak nüfus müdürlüğünden temin edebileceğini düşündüğü, katılanlara ait adresleri tespit etmek amacıyla Bilecik Merkez İlçe nüfus müdürü olarak görev yapan tanık Mustafa Önce’yi telefonla arayarak bu iki şahsın nüfus kayıt örneklerini istediği, nüfus müdürünün de, jandarma kolluk görevlisi olan ve daha önce de kolluk görevlilerinin ve adli merciilerin sözlü başvuruları üzerine nüfus kayıt örnekleri verdikleri için, katılanlara ait nüfus kayıt örneklerini Söğüt İlçe Jandarma Komutanlığının resmi faksına yolladığı, üzerine de… “Akgün Uz. Çv. Dikkatine” ibaresini yazdığı, sanığın katılanların adreslerini temin ettikten sonra, katılanlara ulaşarak onları tenha bir yere götürdüğü, burada aralarında başka bir soruşturma ve kamu davasına konu olan şantaj ve silahlı tehdit olaylarının yaşandığı, sanığın bu şekilde görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanarak, katılanlara ait kişisel veri niteliğindeki nüfus kayıtlarını ele geçirdiğinin anlaşılması karşısında atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın, kastının olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1- TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına ikinci suçtan dolayı hüküm veren mahkeme tarafından karar verilebileceği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde; “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde,ertelenen cezanın TCK 51/7 maddesi uyarınca tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
2- Güvenlik tedbiri olup kazanılmış hakka da konu olamayacağı gözetilerek, kısa süreli olmayan, 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilip bu cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının yedinci paragrafının “TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin sanığa ihtarına” şeklinde düzeltilmesi; hüküm fıkrasına yedinci paragrafından sonra gelmek üzere, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına; sanığın cezasının ertelenmesine karar verildiğinden, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanmamasına, diğer kişiler bakımından TCK’nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde bir paragraf eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.