YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/151
KARAR NO : 2013/26451
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Her iki sanık hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 50/4, 52/2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK’nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesine göre tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkı mevcut iken, 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 3. madde ile 01/01/2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı, ancak verilen hükümlere karşı kanun yollarına başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Bu açık yasal düzenlemeler uyarınca, Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı hükümlerin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği tarihten itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru haklarının bulunduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla Vize Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25/05/2011 tarihli hükmün 30/06/2011 tarihinde görüldüsü yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi, Cumhuriyet Savcısınca da 04/07/2011 tarihinde temyiz isteminde bulunulması karşısında, belirtilen talebin süresinde olduğu kabul edilerek, tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’ın, suç işlemediğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına; sanık …’nın, suç kastının bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’in, babasına ait evin enkazından toplayarak biriktirdiği suça konu sikkeleri satma iradesi taşıdığı ve bu durumu aşamalardaki savunmalarında açık bir şekilde dile getirdiği, adı geçen sanığın, kendi evinin emniyetsiz olduğunu düşünerek olay tarihinden yaklaşık 20 gün kadar önce sikkeleri diğer sanık …’a saklaması için verdiği, sanık …’ın da, sanık …’nın niyetini bilerek evinde muhafaza etmek üzere anılan varlıkları kabul ettiği, korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğini haiz sikkelerin sanık … tarafından bulunduğu
ve yine onun tarafından ticarete konu edilmek istendiği, varlıkları satma hususunda sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde olduklarına, başka bir deyişle olası bir satış işleminden sanık …’ın menfaat elde edeceği konusunda aralarında anlaştıklarına dair delil bulunmadığı, ticari maksat gütmeksizin varlıkları kabul eden sanık …’ın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70/1 maddesinde düzenlenen “bulundurma” suçunu oluşturacağı, diğer yandan sanık …’nın olayın hemen akabinde kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, 2-3 gün önce elindeki paraları satmak üzere bir arkadaşına gösterdiğini beyan ettiği, bu durumda 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde sayılan seçimlik hareketlerden “satışa arz” eyleminin sanık … tarafından gerçekleştirilmiş olduğu gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanıklar hakkında “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçundan hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.