YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2677
KARAR NO : 2023/6541
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/840 Esas, 2022/188 Karar
HÜKÜM :Davanın Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/183 E., 2018/80 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve giderilmes davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ”…, … DÜNYANIN EN GÜVENLİ ÇELİK KAPISI, … DÜNYANIN EN GÜVENLİ ÇELİK KAPISI, …” markalarını tescil ettirdiğini, davalının ise ”…” markası ile faaliyet gösterdiğini, davalının markasını tescil ettirmek için 09.01.2014 tarihinde başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin itirazda bulunacağını belirterek tecavüzün tespiti, giderilmesi, önlenmesi, ”www…..com” alan adının iptal edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ”…” adında herhangi bir üretim yapmadığını, davacının ”…” markasının bulunmadığını, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğunu, davacının markalarıyla benzerlik gösterecek herhangi bir ibare kullanmadığını, söz konusu davanın öğrenmeden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekirken açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın kullanımının davacının marka hakkına yönelik ürünler üzerinde bir kullanım olmayıp, davalı tarafın … ibaresini herhangi bir ürün üzerinde kullanmadığı, meşru bağlantısı bulunarak web sitesinde kullandığı, bu web sitesinde herhangi bir ürün üzerinde kullanılmadığı, söz konusu kullanımın kendi meşru ticari bağlantısı dolayısıyla olup, tabela, broşür ve herhangi bir üründe davacı tarafa ait markaların tescil kapsamında bir kullanım tespit edilemediğinden yerinde olmayan davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markalarının “…” ve “…”, bununla birlikte “…”ın, aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu ve müvekkilinin çelik kapı üretip sattığını, davalının ise, “…” markasını 35 inci sınıfta tescil ettirdiğini ve davalının da çelik kapı sattığını, davalının internet sitesinde ve mağazasında “…” markasını kullandığını, davalının müvekkili markalarını birleştirerek kendine yeni bir marka yarattığını ve iş bu site ve mağazada çelik kapı sattığını, davalının internet sitesinin tamamen müvekkiline atıf yaptığı, müvekkilinin Uşak bayisiymiş gibi bir izlenim verdiğini, müvekkilinin, davalının 35 inci sınıfta tescil edilmiş “…” markasının hükümsüzlüğünü istediğini, davanın henüz kesinleşmediğini, daha önce beklenilmesine karar verilen hükümsüzlük davasının son duruşmada beklenilmesinden vazgeçilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili markalarının 6 ıncı sınıfta kapı ürünlerinde tescilli olduğunu, davalının da kapı sattığı ve müvekkilinin hem marka hem ticaret unvanını birlikte kullandığı, müvekkilinin sektörde tanınmış olduğunu, ayrıca mahkemenin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinde yer alan aynı ve benzer sınıf kavramını yok saydığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait markaya davalı tarafından yapılan haksız tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.