Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/37481 E. 2013/26912 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/37481
KARAR NO : 2013/26912
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

İşyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından, sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/2-4, 31/2, 50. maddeleri uyarınca 3600 TL, aynı Kanun’un 151/1, 31/2 ve 52. Maddeleri uyarınca 1.200 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi’nin 16/02/2012 tarihli ve 2009/887 esas, 2012/63 sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.08.2012 … ve 218548 sayılı tebliğnamesiyle, dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede; “Dosya kapsamına göre;
1- Suç tarihinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesine 26.06.2009 tarihli 5918 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte islenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” cümlesinin eklenmesinden önce olması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçların uzlaşma kapsamında olduğu, bu nedenle uzlaşma hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında,
2- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş ve suç tarihinde 18 yaşından … olan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında,
İsabet görülmemiştir. ” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Sanık … hakkında, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasında, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi’nin 16/02/2012 tarihli ve 2009/887 esas, 2012/63 sayılı kararı ile, ulaşma hükümleri uygulanmadan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Sanığın hırsızlık suçu ile birlikte işlediği, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarının uzlaşmaya tabi olup olmadığı ve 18 yaşından … olan sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek tedbire çevrilmesinin zorunlu olup olmadığına ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik birinci fıkrasında “(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören … veya … hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer …;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
4. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),

5. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.” hükümleri yer almaktadır. Bu maddeye göre, konut dokunulmazlığı bozma suçlarının tamamı ve takibi şikayete bağlı olan mala zarar verme suçu uzlaşmaya tabi suçlardandır.
CMK’nın 253. maddesinin 3. Fıkrasına 26/6/2009 tarih ve 5918 sayılı Kanun’un 8 maddesiyle eklenen ikinci cümlesine göre ise “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” Bu hükme göre 5918 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 09.07.2009 tarihinden sonra uzlaştırma kapsamına girmeyen bir suçla birlikte işlenen uzlaşma kapsamına giren suçlarla ilgili uzlaştırma işlemi yapılamaz.
İnceleme konusu somut olayda; Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçu ile birlikte işlediği işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçunun, suç tarihinin 5918 sayılı Yasa ile değişik CMK’nın 253/3.2. cümle hükmünün yürürlüğe girdiği 09.07.2009 tarihinden önceki 09.04.2009 tarihi olması nedeniyle, uzlaştırma hükümleri uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, bu usul uygulanmadan duruşmaya devamla hüküm kurulması Kanuna aykırıdır.
2-Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz … ve daha az süreli hapis cezası ile, fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü yer almakta ise de, mahkeme tarafından işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi ve mala zarar verme suçundan da doğrudan adli para cezası vermesi nedeniyle, mahkemece anılan Kanun hükmüne uygun davranıldığından, bu konudaki istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalara göre kısmen yerinde görüldüğünden,
1- 5271 sayılı CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi’nin 16/02/2012 tarihli ve 2009/887 esas, 2012/63 sayılı kararının KANUN YARARINA BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden yargılama yapılmak üzere gereğinin mahkemesince yerine getirilmesine,
2-Tebliğnamedeki 2 nolu bozma isteği yerinde görülmediğinden bu konudaki istemin REDDİNE, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.