Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/20969 E. 2010/21093 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20969
KARAR NO : 2010/21093
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 10.400.00 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı-k.davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı-Karşı davalı vekili dava dilekçesinde tarafların iştirak halinde malik oldukları taşınmaz üzerindeki binanın tümünün davalı-k.davalı tarafından kullanıldığını, belirterek 2001-2006 dönemi için 10.400,00 TL ecrimisilin dönem faizleri ile birlikte davalı-k.davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı k.davacı ise; tarafların iştirak halinde malik oldukları 2 nolu parseldeki taşınmaz üzerindeki binanın davacı k.davalı tarafından kullanıldığını belirterek, 2001-2006 dönemi için 10.400,00 TL ecrimisilin dönem faizleriyle birlikte davacı-k.davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; her iki davanın yönünden intifadan men şartı gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı k.davalı vekilince temyiz idilmiştir.
Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır. Paydaşlar (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
Ancak bu kuralın bir takım istisnaları vardır ki bunlar, ecrimisil istenen taşınmazın muris tarafından kurulan bağ, bahçe, işyerinden elde edilen ürün veya gelir ya da kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paşdaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılmış bulunması halleridir.
Bu ayrık durumlarda intifadan men koşulu aranmaz. Sözü edilen davaların açılması durumunda ise, o dava dilekçesinin davalı paydaşlara tebliğ edildiği tarihten sonrası için intifadan men koşulu gerçekleşmiş sayılır.
Davacı, davalı paydaşın 3 parsel için izale-i şuyu davası ile 2 parsel için muvafakatını geri aldığını, ihtarname gönderdiğini iddia etmiştir. İntifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, davacının tüm delilleri istenerek kesin olarak saptanmasından sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.