YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10302
KARAR NO : 2023/6528
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/840 E., 2022/787 K.
HÜKÜM/KARAR : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına/ Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/122 E., 2019/269 K.
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın konusu kalmadığı gerekçesi ile , davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırılarak, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili vekili Avukat …..geldi, davalı … adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.05.2023 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … ve ortağı olduğu şirket hakkında 6183 sayılı Yasa gereğince yaptıkları takip sırasında borçlarını karşılayacak haczi kabil mallarının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla dava konusu taşınmazını 08.10.2015 tarihinde davalı …’e sattığını öne sürerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin mali sıkıntılarını giderebilmek için taşınmazını sattığını mal kaçırma amacı olmadığını belirterek , davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı … cevap dilekçesinde, davalı …’ın 2015 Ekim ayında paraya ihtiyacı olduğu için oturduğu daireyi satmak istediğini söylediğini, dairenin bedelini nakit olarak ödeyerek satın aldığını, 8 ay sonra daireyi satmak istediğinde 10.06.2016 tarihinde bedeli mukabilinde yeniden borçluya sattığını, davanın konusu kalmadığını, muvazaalı işlemin olmadığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın açılmasına neden olan davalı …’ın yargılama sırasında taşınmazı geri alarak tasarrufun iptali davasını konusuz hale getirdiğini, bu durumda müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, tazminat adı altında yargılama gideri ile vekâlet ücreti talep ettiklerini, davanın açılmasına neden olan tarafın davalı 3’üncü kişi … olmayıp davalı borçlu … olduğunu, yani sadece …’dan yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep ettiklerini 02.05.2017 tarihli oturumda bildirmelerine rağmen mahkemece eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması için istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava şartlarından olan hukuki yararının davanın açıldığı tarih itibarıyla bulunduğu, HMK’nin 26’ncı maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak, davacı davanın konusuz kaldığını belirttiğinden, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, ileri sürülen kanıtlardan anlaşılan haklılık durumuna göre de aynı Kanunun 326’ncı maddesinin, 2’nci fıkrası uyarınca, davalı borçlu …’ın yargılama giderinden ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesi ile davacı SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının, HMK’nin 353/1-b/2’nci maddesi gereğince, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, yeniden
hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; davacı vekilinin 02.05.2017 tarihli oturumda, müvekkili aleyhine açtığı davayı tazminata dönüştürdüğünü belirterek davayı ıslah ettiğini, hem takip yaptığını hemde tazminat talep ettiğinden davacının hukuki yararı olmadığını, davanın bu nedenle red olması gerektiğini, taşınmazın davalı …’den geri alındığından mal kaçırma amacı olmadığının ispatlandığının belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 24 ve devamı maddeleri hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararda , Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında davalı …’ün adının yer almaması hatalı ise de, bu hatanın mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup, davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı …’a yükletilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine , kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.