Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5205 E. 2023/6387 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5205
KARAR NO : 2023/6387
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1177 E., 2022/1543 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/122 E., 2019/74 K.

Taraflar arasındaki tarım bağ kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.12.1995 tarihi ile 30.04.2013 tarihleri arasında tarım bağ-kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 18.04.2013 tarihli Şehitkamil Ziraat Odası kaydına istinaden 4/b kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, ilk olarak 08.12.2014 tarihinde kuruma ibraz ettiği … Tekel İçki Fabrikası Müdürlüğü’nün İlk Madde Alım Hesap Pusulasındaki 20.11.1995, 18.10.1996, 27.10.1998 ve 14.10.1999 tarihindeki tevkifat kesintilerine dayanılarak 4/b tescilinin 01.12.1995 olarak geriye çekildiği, davacı vekilinin, tespitini talep ettikleri dönem aralığında, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı olarak sadece 1 adet tevkifat olduğunu ve bunun kurum kayıtlarına intikal ettirildiğini ve bu doğrultuda kurum tarafından tescilin sağlandığını, bunun dışında herhangi bir ürün satışı, prim tevkifatı, prim ödemesinin olmadığını beyan ettiği ve davacının, talep edilen dönemi kapsar şekilde, kurum kayıtlarına intikal eden süreler dışında, 2926 sayılı Kanununa tabi sigortalılık iradesini koyacak herhangi bir başvurusunun, iradi prim ödemesinin, ürün satışlarından yapılan ve tescil iradesi yerine geçen prim tevkifatının bulunduğunu gösterir ibraz edilmiş bir delil olmadığı, kendiliğinden araştırma ilkesi uyarınca mahkemece elde edilmiş bir delilin de bulunmadığı dikkate alındığında, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde ve 2926 sayılı Kanun uyarınca, tescili yapılmayan sigortalılar için 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı ve 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddelerinde öngörülen “hizmet tespiti” davasına benzer bir düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında, davacının, 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının, 01.12.1995-31.12.1996 tarihleri arası, 01.11.1998-31.12.1999 tarihleri arası ve 30.04.2013 tarihi ve sonrası dönemlerini kapsadığı, bu dönemlerin kurum kayıtlarına tescil edildiği, davalı kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, usul ve yasaya aykırı verilen yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının babasından kalan tarım arazileri olduğunu,kurumun red gerekçesinin üzerine kayıtlı tapu olmaması olduğunu,tarımsal faaliyetle uğraştığının kolluk araştırması ile de anlaşıldığını beyan ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

1.2 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
Davanın Yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun’da 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu 5510 sayılı Kanun’un 86/8 nci maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Kanun’un 5 inci maddesi ile 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Kanun’un 2 nci ve 3 üncü maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan Yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan re’sen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu Yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2 nci madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi Yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.

Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Kanun’un 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arz ettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.

Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun’un uygulanmasına ilişkin 26.03.1994 günlü 4 nolu tebliğine göre ürün bedellerinden % 1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.’nun 526 ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurul’unun 15.02.2017 tarih 2015/10- 1283 E. 2017/242 K. sayılı kararına göre de tevkifat kesintisinin kuruma intikal etmemesi tarım Bağ-Kur sigortalılık hakkı kazanmasına engel değildir.

Somut olayda, davacının 30.04.2013 tarihli Bağ-Kur giriş bildirgesi ile Ziraat Odası kaydına istinaden 4/b kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, 20.11.1995, 18.10.1996, 27.10.1998 ve 14.10.1999 tarihli prim kesintileri bulunduğu, mahkemece, davacının, 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının, 01.12.1995-31.12.1996 tarihleri arası, 01.11.1998-31.12.1999 tarihleri arası ve 30.04.2013 tarihi ve sonrası dönemlerini kapsadığı, bu dönemlerin kurum kayıtlarına tescil edildiği, davalı kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arz ettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğunun kabul edilebileceği gözetilerek, davacının 01.01.1997-30.10.1998 tarihleri arasında da sigortalı sayılması gerektiği değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken,davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.