Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/16026 E. 2023/10902 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16026
KARAR NO : 2023/10902
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/386 Esas, 2015/385 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.06.2014 tarihli ve 2013/453
Soruşturma, 2014/208 Esas, 2014/133 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/386 Esas, 2015/385 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 Türk lirası (TL) adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’in Temyiz Sebepleri
Savunmaya itibar edilmemesinin gerekçesinin yetersiz olup, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, objektif cezalandırılma koşullarının oluşmadığı, kamu zararının bulunmadığı, doğrudan temin yoluyla mal veya hizmet alabilmek için alınacak mal veya hizmetin belediye bütçesinin %10’luk kısmını aşıp aşmadığını kendisinin bilemeyeceği, suç kastının olmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmama gerekçesinin hatalı olduğu sebepleriyle hakkında kurulan hükmü temyiz etmiştir.
B. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Doğrudan temin yoluyla mal veya hizmet alabilmek için alınacak mal veya hizmetin belediye bütçesinin %10’luk kısmını aşıp aşmadığını kendisinin bilemeyeceği, objektif cezalandırılma koşullarının oluşmadığı, kamu zararının bulunmadığı sebepleriyle hakkında kurulan hükmü temyiz etmiştir.
C. Sanık …’ün Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, suç kastının olmadığı, suçun manevi unsurlarının oluşmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hakkında kurulan hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan …’ün suç tarihlerinde Sındırgı Belediyesinin (Belediye) başkanı, …’in 2010 yılının Ağustos ayına kadar, …’ın ise 2010 yılı Ağustos ayından sonra Belediyenin harcama yetkilisi olarak görev yaptıkları, sanıkların açık ihale usulüyle temin edilmesi veya yaptırılması gereken beton parke taşları, bordür taşları ve beton oluklarının alımları ve bunların cadde ve sokaklara döşenmesi işlemlerini kısımlara bölerek doğrudan temin usulü ile gerçekleştirdikleri ve söz konusu işler için 2010 ilâ 2011 yıllarında Belediyenin toplam 1.924.328,79 TL tutarında yüksek bir bedel ödeyerek zarara uğramasına ve kişilere haksız menfaat sağlanmasına sebebiyet verdikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında, Mahkemece; sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar … Ve … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümlerinin Temyiz İncelemesinde;
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar … ve … hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezalarının adli para cezalarına çevrilmesi sırasında adli para cezalarına esas alınan tam gün sayılarının hüküm fıkralarında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına hükmolunması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.
B.Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Temyiz İncelemesinde İse;
Sanık … hakkında 02.08.2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 25.11.2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına nazaran 02.08.2010 olan son suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A.Sanıklar … Ve … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/386 Esas, 2015/385 sayılı Kararına yönelik sanıklar … ve …’ün temyiz istemleri ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere ilişkin hüküm fıkralarının “3” numaralı bentlerinin ayrı ayrı “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, kısa süreli hapis cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre takdiren 150 gün adli para cezasına çevrilmesine ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da sanığın sosyal ve ekonomik koşulları ile gelir seviyesi nazara alınarak 1 gün karşılığı takdiren 20 TL’den hesap edilerek kısa süreli hapis cezası yerine sanığın neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” şeklinde değiştirilmesi keza adı geçen sanıklar hakkında kurulan hükümlere ilişkin hüküm fıkralarının “4” numaralı bentlerinde yer alan “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” şeklindeki ibarelerin hüküm fıkralarından çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/386 Esas, 2015/385 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.