YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/29394
KARAR NO : 2013/5086
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, tehdit, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasanın 141/3, CMK’nın 34 ve 230. maddelerine göre Yargıtay’ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın hangi gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi eylemlerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin yasal bağlamında tartışılması gerekirir.
Somut olayda; sanığa yüklenen ve sabit olduğu kabul edilen suçlarının ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği, tanık polis memurlarının anlatımları karşısında ne gerekçeyle savunmaya üstünlük tanınarak haksız tahrik indirimi yapıldığı açıklanmadan, atılı suçların işlendiği kabul edilerek, olayın oluşumu, ulaşılan kanaat, suç oluşturduğu sabit görülen eylemden bahsedilmeksizin CMK’nın 34, 230. maddesine aykırı şekilde hükmün gerekçesiz bırakılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK’nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, mağdurun tehdit suçundan ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “mağdurun uğradığı zararın giderilmediği” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, bunun yanında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükümde ise CMK’nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına dair herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemesi,
3-Mağdur …’nın sol lomber bölgeden 3 cm, sağ uyluktan dizüstüne kadar 15 cm, dirsekte tendon kesisine neden 5 cm ve bilekte 2 cm olmak üzere kesici aletle yaralanması, lomber bölgedeki yaralanmanın batına nafiz olması, mağdurun acil ameliyata alınması karşısında; tedavisine ilişkin belgeler temin edilerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken, yetersiz olan rapora itibarla hüküm kurulması,
4-Yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından hükmolunan hapis cezaları kısa süreli olduğu ve ertelendiği halde 5237 sayılı TCK’nın 53/4 madde ve fıkrasına aykırı olarak aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmolunması,
5-Tehdit suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından haksız tahrik nedeniyle 1/4 oranında indirim yapılırken 1 yıl 10 ay 15 gün yerine 1 yıl 9 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması,
6-5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmesinden sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infazına karar verilmesi,
7-Hükmolunan cezaların ertelenmesine karar verilirken her bir ceza için ayrı ayrı denetim süresi belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, tehdit suçundan 1 yıl 5 ay 23 gün hapis cezası verildiği halde 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesindeki denetim süresinin, mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı kuralına aykırı olarak 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp, CGK’nın 11.05.2010 tarih ve 4-87/112 sayılı kararı gereğince 5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesindeki denetim süresi, hükmü aleyhe değiştirme yasağı kapsamında kalmadığından bu husus hariç, ceza miktarı itibariyle CMUK’nın 326. maddesi göz önünde bulundurularak sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.