Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2865 E. 2023/5088 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2865
KARAR NO : 2023/5088
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/64 Esas, 2022/256 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/144 E., 2021/402 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Güneypen Aliminyum Doğrama San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Şanlıurfa 1.İş Mahkemesinin 2013/163 E. sayılı dosyası ile hizmet tespiti ve alacak davası açtıklarını, Güneypen Aliminyum doğrama San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin şartlarını taşımadan, alacak ve de borçlarını tasfiye edilmeden başka bir deyişle hukuki şartlar tamamlanmadan tasfiye olduğunu ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ihyası istenen şirketin tasfiye işlemlerini usulüne uygun olarak gerçekleştirdiğini, şirketin 16 yıldır herhangi bir faaliyeti olmadığını, herhangi bir malvarlığının da olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin tasfiyesinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar şirketin ticaret sicili kayıtları tasfiyenin tamamlandığı gerekçesi ile silinmiş ise de, tasfiyenin eksiksiz bir şekilde tamamlanmadığı, ihyası istenilen şirket hakkında Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinde derdest davanın bulunduğu, bahsi geçen davada taraf teşkilinin sağlaması ve görülüp sonuçlandırılması için şirketin ihyasının gerektiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun(6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereği ek tasfiyeye ihtiyaç duyulan halin ortaya çıkması nedeniyle şirketin ihyasının gerektiği, ihyanın ilgili dava konusu ile sınırlı tutulması gerektiği, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirketin son tasfiye memuru olan …’ın tasfiye memuru olarak atanmalarına karar vermek gerektiği, davalı …’nün yasal hasım olduğu, bu yüzden yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, ancak tasfiye memuru … hakkında dava bulunan şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olmasına rağmen ihyası istenilen şirketin ticaret sicilinden kaydının silinmesini istediği, dava açılmasına sebebiyet verdiği, yargılama giderlerinin tasfiye memuru …’dan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Şanlıurfa Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken sicil kaydı kapatılan Tasfiye Halinde Güneypen Aliminyum Plastik Doğrama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2013/163 E. sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleriyle ilgili ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Siciline yeniden tescili ile ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirketin son yetkili temsilcisi ve tasfiye memuru olan …’ın tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin son yetkilisi ve tasfiye memuru olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına, kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına, davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevaplarda şirketin tasfiye usulünde bir isabetsizlik görülmediğini, yasaya uygun bir şekilde sicilden terkin işlemi yapıldığını, Şanlıurfa İş Mahkemesi dosyası derdest durumdayken şirketin ihyasının gerektiğini gerekçe yapmışsa da bunun hatalı olduğunu, zira şirketin terkin tarihi 2005 yılı olduğunu, İş Mahkemesinde açılan davanın şirketin terkininden çok sonra açıldığını, gerekçede Şanlıurfa 1.İş Mahkemesi dosyasında da tasfiye tamamlanmadan şirketin tasfiye memurunca terkini istendiği belirtildiğini ancak böyle bir durum söz konusu olmadığını, şirketin tasfiyesi tamamlandığını ve usulüne göre terkin işlemi yapıldığını, yasal süresi içerisinde davanın açılmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ödemeye mahkum edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yeniden tasfiye memuru olarak atanmasını da kabul etmediklerini, hukuka aykırı bir atama işlemi olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasının da hatalı olduğunu, tasfiyede bir eksiklik ya da usulsüzlük olmadığını, şirkete tebligatın usulüne uygun şekilde yapılmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin usul bakımından davanın süresinde açılıp açılmadığını irdelenmesi gerektiğini, müvekkilinin şirketi 2005 yılında usulüne uygun olarak tasfiye ederek tüm işlemleri yaptığını, zira uzun yıllardır şirketin hiç bir faaliyeti ve malvarlığı da bulunmadığını, Mahkemenin tasfiyenin usulüne uygun olarak yapılmadığından bahisle davayı kabul etmesine yönelik somut bir gerekçe ileri sürmediğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ihyası istenen şirkete karşı Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2013/163 E. sayılı dosyası ile hizmet tespiti ve alacak davası açtığı, tasfiye, yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olsa bile, tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyasının yasal zorunluluk olduğu, tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmeyeceği, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesine göre açılan davalarda zamanaşımı ve hak düşürücü süre öngörülmediği, hal böyle olunca 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesindeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, terkinin usulüne uygun yapıldığını, davalının yasal hasım olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.