YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4780
KARAR NO : 2023/5309
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1188 Esas, 2023/1061 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/175 E., 2023/220 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya 1. İş Mahkemesinin 2017/449 E. sayılı dosyasından verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2022/11946 E., 2022/14370 K. sayılı ilamı ile Sakarya Azim Özel Eğitim Hiz. İnş. Turz ve Tic. A.Ş.’nin ihyası gerekeceğinden bahisle bozulduğunu, bozma üzerine yapılan yargılama sırasında adıgeçen şirketin ihyası için yetki verilmiş olduğunu ileri sürerek sicilden terkin edilen Sakarya Azim Özel Eğitim Hiz. İnş. Turz ve Tic. A.Ş.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicil kayıtlarına göre ihyası istenen şirketin 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (667 sayılı KHK) 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği milli güvenliğe tehdit oluşturduğu gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığının olurlarıyla kapatıldığı ve 12.06.2017 tarihinde sicilden re’sen terkin edildiği, 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (670 sayılı KHK) 5 inci maddesinde KHK ile kapatılan şirketlerin tüm malvarlıklarının takyidatlardan ari olarak Hazineye geçeceği, faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının re’sen terkin edileceği, şirketten borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanların ise KHK’nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren (kapatma daha sonraki bir tarihte gerçekleşmiş ise kapatma tarihinden itibaren) altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilmesi gerektiği düzenlendiği, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (675 sayılı KHK) 16 ncı maddesinde ise KHK ile kapatılan şirkete karşı 17.08.2016 tarihinden önce açılmış davalarda dava şartı yokluğu nedeniyle kesin olarak red kararı verileceği, icra takipleri hakkında ise kesin olarak düşme kararı verileceği, 17.08.2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında ise dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verileceğinin düzenlendiği, bu madde gereğince derdest davalar ve takipler hakkında verilmiş olan verilen red ve düşme kararlarının tebliğinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde ilgili hak sahibinin idareye başvurabileceği, idari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabileceği, idari yargının verdiği kararın kesin olup, uyuşmazlığın adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamayacağı, bu düzenlemelere göre KHK ile kapatılan şirketlere yöneltilmek istenen hakların belirtilen hak düşürücü süre içinde idareye iletilmesi mümkün olmasına karşılık KHK ile kapatılan ve sicilden terkin edilen bir şirketin ihyası ihtimalinin yasal olarak bulunmadığı, ihyası istenen şirketin bu kapsamda 667 sayılı KHK ile FETÖ bağlantısı sebebiyle kapatılmış ve sicilden silinmiş olması itibariyle ihyasının mümkün olmadığı ve davacının bu talebi açısından hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda sözü edilen KHK maddelerinin, kapatılan şirketlerin davalı olması halinde geçerli olacağını, oysa ki eldeki ihya davasında bu şirketin davalı olmadığını, ihya davası sonucu sadece Sakarya 1. İş Mahkemesinin 2023/57 E. sayılı dosyası için ihya edilerek davaya devam edileceğini, yerel mahkemece verilen kararın şirketin tüm hak ve borçları için yapılan bir ihya olmadığını, Yargıtay bozmasında şirketin ihyası gerekliliğinden bahsettiğini, aksi bir kararın davacının hak arama özgürlüğünün kısıtlanması niteliğininde olacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, 667 sayılı KHK ile kapatılan ve 670 sayılı KHK’nın 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı … müdürlüğünce ticaret sicilinden re’sen terkin olunan şirketin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 ve yine aynı yasanın geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrası uyarınca ihyası mümkün bulunmadığından, Mahkemece anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden 667 sayılı KHK uyarınca re’sen terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 320, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 667 sayılı KHK’nın 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası.
3. 670 sayılı KHK’nın 5 inci maddesi.
4. 675 sayılı KHK’nın 16 ncı maddesi.
5. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 10.09.2018 tarih, 2018/3347 E. ve 2018/5082 sayılı ilâm.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.