YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7921
KARAR NO : 2023/8013
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/491 E., 2023/367 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
HÜKÜM/KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/1441 E., 2021/292 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 1992 ile 2002 yıllan arasında davalı kooperatife ait işyerinde hamal olarak çalıştığını, çalıştığı süre içerisinde sigorta primlerinin yatırılmadığını, bu durumun müvekkilinin emeklilik işlemlerinin gecikmesine sebebiyet verdiğini belirterek müvekkilinin, 1992- 2002 yıllan arasında davalı işveren kooperatife ait işyerinde çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı vekili davacının talep ettiği hizmetin hak düşürücü süreye uğradığını, davacının müvekkili kooperatifin işçisi olmadığını, müvekkili kooperatifte işçi istihdamı ile ilgili yasal düzenlemelerin bulunduğunu ve bu mevzuata göre işçi çalıştırıldığını, bu düzenlemeler karşısında 1992-2002 yılları arasında kayıtdışı işçi çalıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili kooperatifin çiftçilerin gübre, mazot, ilaç gibi ihtiyaçların karşıladığını, malların depoya indirilmesi sırasında piyasadan bu işi yapan hamalların çağrıldığını, indirdikleri yükün tonajına göre kendilerine para ödendiğini, bunun dışında kooperatiften mal alan çiftçilerin mallarını taşıdıklarında hakettikleri ücretin çiftçilerce hamallara ödendiğini, davacının piyasa hamalı olduğunu, müvekkili kooperatife ait işyerinde düzenli bir şekilde çalışmasının söz konusu olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava hizmet tespiti davası olup dosya kapsamından davacının davasının 2017 yılında ikame ettiği, dava dilekçesi ile davalı iş yerinde 1992 – 2002 yılları arasında çalıştığının tespit edilmesini istediği, hizmet tespiti davalarında son çalışma tarihinden itibaren dava açmak için 5 yıllık hak düşürücü sürenin olduğu, hizmet cetveli incelendiğinde davacının 2002 yılından 2017 yılına kadar davalı iş yerinde herhangi bir çalışmasının görünmediği, bu nedenle davacının davasının hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra ikame ettiği anlaşıldığından davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili, dava dilekçesini tekrarlayarak, kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı Kooperatif vekili, davacının temyiz başvurusunun reddi ile, davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararı istinaf etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarih ve 2021/2539-2022/968 E.K. kararı ile; “somut olayda; davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş işe giriş bildirgesi ve Kuruma bildirilen çalışmalarının olmadığı ve yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmediği görülmüş, yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca dava tarihinin 15.08.2017 olup, çalışmalarının bittiği yılı takip eden yıldan itibaren beş yıllık dava açma süresi içerisinde açılmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve Kanun’a aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, davacının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarih ve 2021/2539-2022/968 E.K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; …İnceleme konusu eldeki davada, İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2021 tarihli ve 2017/1441-2021/292 E.K. sayılı gerekçeli kararının, davalı … vekiline 03.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 06.08.2021 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince davalı … vekilinin istinaf talepleri incelenmeksizin, sadece davacı vekilinin istinaf istemi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince davalı … vekilinin istinaf başvurusu hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve Kanun’a aykırı olup bozma sebebidir, gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.04.2023 tarih ve 2023/491 – 2023/367 E.K. sayılı kararı ile; Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, bozma sonrası yeniden yargılamaya devam olunarak “Somut olayda; davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş işe giriş bildirgesi ve Kuruma bildirilen çalışmalarının olmadığı ve yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmediği görülmüş, yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca dava tarihinin 15.08.2017 olup, çalışmalarının bittiği yılı takip eden yıldan itibaren beş yıllık dava açma süresi içerisinde açılmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve Kanun’a aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ancak, …’nun davaya fer’i müdahil olarak katıldığı ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken mahkemece Sosyal Güvenlik Kurum’u lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, kararın bu yönüyle düzeltilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, istinaf sebeplerine bağlı kalınarak yapılan inceleme ve kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda; davacının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b.2 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir. ” gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davacının davasının reddine, karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi karraının hukuka aykırı olduğunu belirterek, hatalı ve eksik incelemeye dayalı verilen hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.