Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8720 E. 2023/8042 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8720
KARAR NO : 2023/8042
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/92 E., 2022/55 K.
İHBAR OLUNAN : …Sigorta A.Ş.
KARAR : Kısmen kabu

Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyularak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davacılardan … ile … ve davalılardan Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.11.2022 tarihli ve 2022/8566 Esas, 2022/13789 Karar sayılı kararı ile davacılardan … ile … vekilinin tüm, davalılardan Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin ise temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Davacılardan … ile … vekili tarafından kararda maddi hata bulunduğu belirtilerek maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacılar vekili, 12.10.2012 tarihinde açtığı asıl dava dosyasında; müvekkillerinin murisinin 21.05.2012 tarihinde iş kazasına uğraması nedeniyle gerçekleşen vefat olayı kapsamında eşi lehine belirsiz alacak davası mahiyetinde maddi tazminat istemleri ve manevi tazminat istemlerinin kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında 10.09.2013 tarihinde açtığı ve asıl dava dosyasıyla birleşen dava dosyasında ise anne ve baba lehine belirsiz alacak davası mahiyetinde maddi ve manevi tazminat ile kardeşlerin her biri lehine manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kılıçbey Elektrik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde: mütevvafanın çalıştığı sırada özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmeyerek elektrik akımına kapılarak öldüğünü, müvekkil firmanın bu olaydan dolayı kusuru bulunmadığını, müteveffanın iş güvenliğine dair malzemeleri teslim aldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.

2.Davalı … EDAŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI
A. Mahkemenin İlk Kararı
Mahkemenin 12.02.2015 tarihli ilk kararında Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla verdiği kararda davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; asıl ve birleşen davadaki maddi tazminat istemlerinin reddine, asıl davada davacı eş lehine 15.000,00 TL, birleşen davada davacı anne ve baba lehine 5.000,00 TL’şer, kardeşlerin her biri lehine 3.000,00 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

B. İlk Bozma Kararı
Kararın davacılar ve davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14.06.2017 tarih 2017/1764 E- 2017/4072 K sayılı kararıyla davayla görevli Mahkemenin İş Mahkemesi olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemenin İkinci Kararı
Mahkemenin iş mahkemesi sıfatıyla verdiği 05.04.2018 tarihli kararında: davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile asıl ve birleşen davadaki maddi tazminat istemlerinin reddine, asıl davada davacı eş lehine 15.000,00 TL, birleşen davada davacı anne ve baba lehine 5.000,00 TL’şer, kardeşlerin her biri lehine 3.000,00 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı
Mahkeme kararının davacılar vekili ile davalılardan Toroslar EDAŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 09.06.2020 tarih ve 2019/6311 E- 2020/2142 K sayılı kararıyla davalı … EDAŞ vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazları reddolarak özetle; davacı eş yönünden, hükme esas alınan 29.12.2014 tarihli hesap raporunda alınan veriler doğrultusunda eşin evlenip evlenmediği hususu dikkate alınmak ve eşe bağlanan gelirin rücuya kabil kısımının hesaplanacak maddi zarardan tenzil edilmesi suretiyle maddi tazminat talepleri hakkında karar verilmesi, davacı anne ve baba yönünden ise Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.06.2018 tarih ve 2016/5 E- 2018/6 K ile Türk Borçlar Kanunun 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca somut olayın özelliğine göre davacı anne ve babaya birbirlerinden gördüğü destek ile varsa diğer çocuklarından alabileceği destek de dikkate alınarak hakkaniyete uygun makul bir maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı şekilde davacı eşe bağlanan ilk peşin sermaye değerine faiz işletilmek suretiyle davacı anne ve babanın hesaplanan maddi zarar tutarından mahsup ederek anne ve babanın maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, öte yandan manevi tazminat hükümleri yönünden anne ve baba lehine hüküm altına alınan 5.000,00 TL’şer manevi tazminatın az olduğuna işaretle karar verilmiştir.

E. Mahkemenin Son Kararı
Mahkemenin yukarıda karar ve numarası belirtilen kararında özetle; (Asıl) Davanın kısmen kabulü ile; 331,87 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı eş …a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, (Birleşen) Davanın kısmen kabulü ile; 121.756,56 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı anne …’a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 102.802,05 TL maddi ve 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 21.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a ödenmesine, davacının kardeşlerinin her biri lehine 3.000,00 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacı kardeşlere verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosya davacıları … ve … vekili ve davalılardan Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Birleşen dosya davacıları … ve … vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunun dosya içeriğine uygun olmaması nedeniyle kabul etmediklerini, hesap verileri ile asgari ücret kabulünü kabul etmediklerini, müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı …Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; anne ve babaya destek olgusu araştırılmadan delil olmadan destek tazminatı hesabının hatalı olduğunu, kusur kabulünün hatalı olduğunu, talep artırımın ıslahına itibar edilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

V. DAİREMİZ KARARI VE MADDİ HATA BAŞVURU SEBEPLERİ
A. Dairemizin Maddi Hata Başvurusunda Bulunulan Kararı
Dairemizin 08.11.2022 tarih ve 2022/8566 E- 2022/13789 K sayılı kararında özetle; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davacı anne ve babanın maddi tazminat alacaklarının hesaplanması için bilirkişi raporu aldırıldığı, 21.02.2022 tarihli hesap raporunda bozma ilamına aykırı olacak şekilde işlemiş dönemin 29.12.2014 tarihli hesap raporundaki doneler gözardı edilerek ileri çekildiği, 01.01.2022 tarihinde yürürlüğe giren asgari ücret artışı güncellenerek hesaplama yapıldığı ve işbu raporun hükme esas alınarak davacı anne ve baba lehine maddi tazminata karar verildiği belirtilerek, mahkemece davacı babanın maddi tazminat alacağı yönünden; bozma sonrası alınan ve işlemiş dönemin ileri çekilmediği 08.11.2021 tarihli hesap raporundaki tutarı esas almak, davacı anne yönünden ise; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının 08.11.2021 tarihli hesap raporunda hesaplanan maddi zararından tenzil etmek ve bu esnada usulü müktesep hakkın gözetilmesi ile birlikte ( özellikle diğer davalı Kılıçbey Elektrik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.‘nin temyiz yoluna başvurmadığının) maddi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine işaretle karar bozulmuştur.

B. Maddi Hata Başvurusu Sebepleri
Birleşen dosya davacıları … ve … vekili maddi hata başvuru dilekçesinde özetle; (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin uyulan 09.06.2020 tarih , 2019/6311 E., 2020/2141 K.sayılı bozma kararı kapsamında 29.12.2014 tarihli hesap raporuna asıl dava dosyası davacısı eş yönünden işaret edildiği, müvekkili birleşen dosya davacıları anne ve baba yönünden ise bu hesap raporu yönünden işaret edilmiş bir usuli kazanılmış haktan bahsedilmediği, nitekim yargılama sırasında iş bu rapora yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş olduğunu bu kapsamda müvekkili anne ve baba yönünden usuli kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğinden karardaki bu yazım hatasının giderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 esas, 1959/5 karar ve 09.05.1960 gün 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararları, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulanma imkanı bulunan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun temyiz incelemesi ile ilgili 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunun 332 nci maddesi ile tazminatın belirlenmesi ile ilgili 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri ile 6101 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince davaya uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesidir.

3. Değerlendirme
A) Maddi Hata Başvurusu Yönünden;
1.Gerek 04.08.1950 yürürlük tarihli 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8 inci maddesinin son fıkrası, gerekse de yargılama sırasında 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uygulama imkanı bulunan 6100 sayılı HMK maddeleri gereğince İş Mahkemelerince verilecek kararlar için karar düzeltme yolu kapalı olmasına karşın yukarıda işaret olunan kökleşmiş içtihatlar kapsamında maddi hataya dayalı Yargıtay kararlarının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.

2. Somut olayda Dairemizce verilen bozma kararı sonucu itibariyle doğru olmakla beraber; karar içeriğinde itibar edilmesi gerekliliğine işaret edilen 08.11.2021 tarihli hesap raporunda esas alınan işlemiş devre sonunun neden 31.12.2014 tarihi olduğu açıklığa kavuşturulmadan hüküm tesisi hatalı olmuştur.

3. Öte yandan ilk derece mahkemesince verilen kararda kararın hüküm kısmında asıl dosya davacısı eş, birleşen dosya davacıları anne ve babaya yer verilmişken, birleşen dosya davacılarından olan kardeşlerin karar başlığında gösterilmemiş olması ve bu hususun bozma kararında açıkça belirtilmemiş olduğu da anlaşılmaktadır.

4. O halde kamu düzeni kapsamında re’sen gözetilen sebepler ile davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan maddi hata başvurusu kabul edilerek Dairemizce verilen ve açıkça maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemizin 08.11.2022 tarihli ve 2022/8566 Esas, 2022/13789 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

B) Esas Yönünden;
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; birleşen dosya davacıları … ile … vekilinin tüm, davalı …Ş. vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

3. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)

4. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

5. Öte yandan maddi tazminattan yapılacak indirimler hususunda davanın yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesinin oluşturmakta olup, anılan maddede “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe gire 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21/1 inci maddesinde “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.” 21/4 üncü maddesinde ise “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” Düzenlemesi yer almaktadır.

6. Ayrıca 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2 nci maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.

7. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayda İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli kararında asıl dosya davacısı eşin maddi istemleri ile, birleşen dosyadaki anne ve babanın maddi istemlerinin SGK tarafından davacı eşe bağlanan gelir nedeniyle karşılandığına işaret eden hesap raporuna itibarla reddedildiği ve kararlarda belirtilen manevi tazminatlara hükmedildiği, kararın davacılar ve davalılardan Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 09.06.2020 tarih, 2019/6311 Esas, 2020/2142 Karar sayılı ilamıyla “asıl dosyas davacısı eş yönünden, hükme esas alınan 29.12.2014 tarihli hesap raporunda alınan veriler doğrultusunda eşin evlenip evlenmediği hususu dikkate alınmak ve eşe bağlanan gelirin rücuya kabil kısımının hesaplanacak maddi zarardan tenzil edilmesi suretiyle maddi tazminat talepleri hakkında karar verilmesi, birleşen dosyada davacı anne ve baba yönünden ise, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.06.2018 tarih ve 2016/5 E- 2018/6 K ile Türk Borçlar Kanunun 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca somut olayın özelliğine göre davacı anne ve babaya birbirlerinden gördüğü destek ile varsa diğer çocuklarından alabileceği destek de dikkate alınarak hakkaniyete uygun makul bir maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı şekilde davacı eşe bağlanan ilk peşin sermaye değerine faiz işletilmek suretiyle davacı anne ve babanın hesaplanan maddi zarar tutarından mahsup ederek anne ve babanın maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, öte yandan manevi tazminat hükümleri yönünden anne ve baba lehine hüküm altına alınan 5.000,00 TL’şer manevi tazminatın az olduğuna işaretle” bozulduğu bozma kararı doğrultusunda mahkemece hesap bilirkişiden alınan 08.11.2021 tarihli rapor doğrultusunda davacı eşin maddi tazminat alacağı 331,87 TL olarak hesap edilmişken, davacı annenin maddi tazminat alacağı 53.359,83 TL, babanın maddi tazminat alacağı 41.077,54 TL olarak hesap edilmiş, birleşen dosya davacıları vekili 11.11.2021 tarihli dilekçesiyle birleşen davada belirsiz alacak davası olarak talep ettiği maddi tazminat istemlerini anılan miktarla artırmış ve fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tutmuş ise de; belirsiz alacak davasında (kısmi davadan farklı olarak) talep artırımıyla fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına imkan tanıyan bir kanuni düzenlenmenin olmaması gözetildiğinde davacıların kendilerini bu beyanla bağladıklarının sabit olduğu gözetilmek, bu kapsamda işlemiş devrenin ileri çekilmesini gerektirici açık bir itiraz olmadığı halde 03.01.2022 tarihli hesap raporuna işaretle verilen ıslah dilekçesine itibarla anne ve babanın maddi tazminat alacağının belirlendiğini kabul etmek hatalı olmuştur.

10. O halde mahkemece yapılacak iş, davacı babanın maddi tazminat alacağı yönünden; bozma sonrası alınan ve işlemiş dönemin ileri çekilmediği 08.11.2021 tarihli hesap raporundaki tutarı esas almak, davacı anne yönünden ise; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının 08.11.2021 tarihli hesap raporunda hesaplanan maddi zararından tenzil etmek ve bu esnada usulü müktesep hakkın gözetilmesi ile birlikte (özellikle diğer davalı Kılıçbey Elektrik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.‘nin temyiz yoluna başvurmadığının) maddi tazminat talepleri hakkında karar verilmesinden ve birleşen dosyada davacı olarak yer alan müteveffa sigortalı kardeşlerinin karar başlığında davacı olarak göstermekten ibarettir.

11. Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

12. O halde, davalı …Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.1. Dairemizin 08.11.2022 tarihli ve 2022/8566 Esas, 2022/13789 Karar sayılı ilamında maddi hatanın varlığı nedeniyle davacının maddi hata başvurusunun kabulü ile anılan kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davacının maddi hata başvurusu nedeniyle yatırdığı harcın talep halinde yatırana iadesine

B. 1. Temyiz olunan 31.03.2022 tarihli Mahkeme kararına karşı davacılar … ile … vekilinin tüm, davalı …Ş. vekilinin ise yukarıda açıklanan şekilde sair temyiz itirazlarının reddi ile kararının esastan BOZULMASINA,

2. Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davacılar … ile …’dan müştereken ve müteselsilen alınmasına,

3. Temyiz eden davalı …Ş.’den peşin olarak tahsil edilen harcın talep halinde iadesine

4. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.