Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1680 E. 2023/771 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1680
KARAR NO : 2023/771
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/383 E., 2016/218 K.
SUÇLAR : Suçluyu kayırma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama ve düşme

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çal Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında suç üstlenme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 270 … maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi ; sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan aynı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.

2. Çal Asliye Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında suçluyu kayırma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası , 62 nci maddesi, 58 … maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 58 … maddesi gereğince 2 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, suç kastı bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
2. Sanık …’ün temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’ün alkollü şekilde kullandığı araç ile kaza yaptığı, kaza sonrasında kendisi ve araç içerisinde bulunan tanık T.K.’nin yaralandığı, olay günü alkollü olmayan sanık …’in araç sürücüsü kendisi olmadığı halde, yetkili makamlara aracı kendisinin kullandığını beyan ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan trafik kazası tespit tutanağında, … yönetimindeki 20 NE… plaka sayılı aracın seyir halinde iken yolun sol tarafından yabani hayvan çıkması üzerine yabani hayvana çarparak, yolun sağ tarafından yoldan çıkıp üzüm bağı tarlasına düşerek takla attığı,sürücü … ve … T.K.’nin yaralandığının tespit edildiği görülmüştür.
3. Dava dosyası içerisinde bulunan 12.11.2013 tarihli adli muayene raporlarında, sanık … ve tanık T.K.’nin vücudunun değişik yerlerinde çok sayıda ekimoz, hematom ve sıyrık bulunduğu, sanık …’ün 1,51 promil alkollü olduğu, 27.08.2014 tarihli adli raporda ise tanık T.K.’nin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
4. Sanık …’e ait 13.11.2013 tarihli adli muayene raporunda, darp ve cebir izi bulunmadığı ve sanığın alkollü olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
5. Sanık Süleymen Deligöz ve … hakkında taksirle yaralama ve mala zarar verme suçlarından 16.06.2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında suçluyu kayırma suçu yönünden,
1. Dava dosyası kapsamı, kaza tespit tutanağı, tutanak tanıkları ve kaza sonrasında olay yerine gelen acil tıp teknisyeni olarak görev yapan tanık beyanlarına göre, sanık …’ün 1,51 promil alkollü vaziyette iken yabani hayvana çarpması sonucu kaza yaptığı ve kendisi ile birlikte araç içerisinde bulunan … T.K.’nin yaralandığı, şikayet yokluğu nedeniyle taksirle yaralama suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece dinlenen tanıklar, kaza sonrasında olay yerinde sadece … ve tanık T.K.’nin bulunduğunu, üçüncü bir şahsın bulunmadığını ifade etmişlerdir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/9-23 Esas, 2020/227 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık …’in olay günü alkollü olmaması ve aracı kullanan sanık …’ın ise 1,51 promil alkollü olması nedeniyle sanığın gerçeğe aykırı biçimde aracı kullanan kişinin kendisi olduğunu söylemekten ibaret eylemi suçluyu kayırma suçunu oluşturmaktadır. Bununla birlikte tanık T.K.’nin yaralanması nedeniyle takibi şikâyete bağlı olsa da olayda taksirle yaralama suçu oluştuğundan, yetkili makamlara sonuç itibarıyla gerçeğe aykırı olarak taksirle yaralama suçunu işlediğini bildirmiş sayılan sanığın eyleminin bu yönüyle “Suç üstlenme” suçunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralları gereğince sanığın en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı cezalandırılması gerektiğinden ve sanığın suçluyu kayırma suçundan cezalandırılmasına dair mahkeme kabulünde sonucu itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığından sanığın atılı suçu işlemediğine, suç kastı bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sanık …’in adli sicil kaydında yer … insan öldürme suçundan 15 yıl hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alındığı, bu ilamın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kararı verilmesi yönünden yasal engel oluşturduğu görülmüştür.
Mahkemece sanığın kişilik özellikleri değerlendirilerek hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 … maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddelerinin uygulanmamasına ilişkin mahkeme gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanığın lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden,
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 25.09.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 … fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … hakkında suçluyu kayırma suçu yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. … hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.