Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9060 E. 2023/3439 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9060
KARAR NO : 2023/3439
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/101 E., 2016/605 K.
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2016 tarihli ve 2016/1819 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında; sayaçtan geçirmeksizin doğrudan vanadan kaçak su kullanması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3 ve 53/1. maddeleri gereğince karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/101 Esas, 2016/605 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 163/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri, 2013 yılının Haziran ayında bahsi geçen daireden ayrıldığı, 2014 yılında ise eve hiç uğramadığı, tanık …’in beyanında da bu durumu belirttiği, 2 katlı müstakil evin babasına ait olduğu üst katında tanık …’in kaldığı, evden ayrıldığında anahtarı tanığa teslim ettiği, tutanak tanıklarının merdiven yıkarken tanık …’i görmeleri üzerine kaçak su kullanımına ilişkin tutanak tutarak tanığa teslim ettikleri, MESKİ yetkililerinin öncelikle … adına dava açtığı ancak yanlış bilgilendirme nedeniyle kendisinin sorumlu tutulduğu, tutanağın tanık … adına düzenlendiği ve tanığın borcu olduğu bu nedenle sorumluluğun kendisine ait olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın sayaçtan geçirmeksizin kaçak su kullandığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık savunmasında atılı suçu inkâr etmiştir. Tanık … ‘in beyanı, 27.11.2013 tarihli sayaç söküm-bağlama tutanağı, 25.08.2014 tarihli kaçak su kullanımına ilişkin tutanak, 25.05.2016 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamında yer alan 27.11.2013 tarihli Sayaç Söküm Tutanağının “Üçocak Mahallesi 5407 Caddesi No:30/1” de yer alan daire için tutulduğu, abone numarası olarak 2546801’in belirtildiği ve tutanağı … isimli şahsın aldığı, 25.08.2014 tarihli Kaçak Su Kullanım Tutanağının ise “Üçocak Mahallesi C.paşa Caddesi No:24/2” de yer alan daire için tutulduğu abone numarası olarak yine 2546801’in belirtildiği ve bu defa tutanağın tanık …’e teslim edildiği, sanık …’in soruşturma aşamasındaki ifadesinde tutanağın 1 nolu daire için tutulduğunu ve bu dairenin babası …’e ait olduğunu, tutanağın düzenlendiği tarihte kendisinin kaldığını belirtmesine karşılık yargılama aşamasındaki ifadesinde evin 4 senedir boş olduğunu belirttiği, tanık …’in de ifadesinde sanığın 2013 yılında bahsi geçen dairede oturduğunu ancak 2014 yılında oturmadığını beyan ettiği gözetildiğinde;
1-MESKİ’den dosya kapsamında yer alan Kaçak Su Kullanım Tutanağı ve Sayaç Bağlama Tutanağı eklenerek bahsi geçen tutanakların hangi daire ve hangi abone numarası için tutulduğunun detaylı sorulması, 2 tutanağın da tutanak tanıklarının dinlenilerek ve gerekirse yeniden keşif yapılarak kaçak su kullanımının kim tarafından, ne şekilde ve hangi daireden yapıldığının belirlenmesi sonrasında kolluğa yazı yazılarak suç tarihinde belirtilen adreste kimin oturduğunun araştırılması, ayrıca ilk tutanağın teslim edildiği …’in kim olduğunun araştırılması ve gerekirse tanık olarak dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2-Kabule göre de;
Soruşturma aşamasında sanığa zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulmadığının, ilk derece mahkemesince kovuşturma aşamasında yapılan keşif neticesinde aldırılan dosyada mevcut 25.05.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre katılan kurumun hesaplanan vergili ve cezasız zararını ödemesi durumunda hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verileceği ihtarında bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, usulünce ihtar yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/101 Esas, 2016/605 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.