YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11166
KARAR NO : 2023/2472
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2017/1497 E., 2018/396 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarız Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/10 E., 2017/32 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.DAVA
1. 2005 yılında yapılan kadastro sırasında … ili … ilçesi … Köyünde bulunan 105 ada 161 parsel … taşınmaz 261 he 2.778,94 m2 yüzölçümü ve orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş,sonra taşınmazın Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/112 Esas … dosyasında davalı olduğundan bahisle şerh yazılmış tutanak davalı hale getirilmiş ve kadastro mahkemesine devredilmiştir.
2. Davacı … vekili; 11.05.2005 havale tarihli dava dilekçesinde; … ilçesi … Köyü … Mahallesinde bulunan 10.01.1958 tarihli ve 59 sıra numaralı … …’ün murisleri adına iskanen verilen 20 dönüm miktarla tapuda kayıtlı olan taşınmazı babası … ve amcaları tarafından 29.09.1972 tarihli senetle haricen satın almış olduklarını, satın aldıktan sonra da taksim yapılarak iki yol arasında kalan yerin babası ve amcaları tarafından kendisine hibe edildiğini, taşınmaz üzerinde 25-30 yıllık ceviz ağaçlarının olduğunu, Nisan ayı içinde ev yapma talebinde bulunduğunu ancak Kaymakamlık tarafından 22.04.2005 tarihli ve 2005/1 … kararı ile red edildiğini, söz konusu taşınmaz üzerinde kaymakamlıkca verilen kararın iptalini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … Genel Müdürlüğü Temsilcisi’nin 23.06.2005 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın evveliyatının orman ve orman içi açıklık olup şahıs ve kültür arazisi olmadığını, bu türlerin üzerinde orman ağaçlarının olma zorunluluğu olmadığını, tespitinin orman parseli olarak tespit edildiğinden dolayı davanın esastan reddini savunmuştur.
2. Diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı … ve asli müdahil … … yönünden davanın esastan reddine, asli müdahil … yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, … ilçesi … Mahallesi 105 ada 161 parsel … taşınmazın tespit tutanağındaki diğer bilgiler aynı kalmak kaydıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı, dayanılan tapu kaydının nizalı taşınmazı kapsadığını, taşınmazın orman olup olmadığı hususunda yöntemince araştırma yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazın tespit tarihinde kesinleşmiş orman tahdidinin bulunmadığından en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planına göre durumlarının incelenmesinin gerektiği, orman mühendisi bilirkişi raporlarına göre davacının talep ettiği 105 ada 161 parselin A ile belirlendiği kısmının 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 1 inci maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, davacı dayanağı tapu kaydının taşınmazın dava konusu edilen bölümünü kapsadığı hususunun ve davacı dayanağı tapu kaydı ile davacı arasında irsi yada akdi ilişki bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde dayandıkları tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunu,tapu kapsamında kalan yerlerin babası ve diğer 16 kişi tarafından haricen satın alındığını, sonra da bu tapu kapsamındaki 20 dönüm taşınmazın 2 dönümünün kendisine bağışlandığını o zamandan beri de zilyetliğinin devam ettiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına, davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığına ve tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 … Kanun’un 1 inci maddesi, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 20 nci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemece yazılı şekilde karar verilmişse de; eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında 1956 tarihli memleket haritası ile 1952 ve 1978 tarihli hava fotoğrafları incelenmek sureti ile rapor düzenlenmişse de; sözkonusu raporların ekinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri çevresi ile birlikte gösteren kadastro paftası ile memleket haritaları ve hava fotoğrafları ölçekleri eşitlenmek sureti ile çakıştırma yapılmadığından çekişmeli taşınmazın konumunun bu belgelerde doğru yerde gösterip gösterilmediği konusunda tereddüt oluşmuştur. Ayrıca bu raporlarda dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı bahçe tarımı yapılarak orman örtüsünün kaldırıldığı yönünde bilgi verilmişse de bu kanıya ne şekilde ulaşıldığı açıklanmamıştır. Dava konusu taşınmaza ait olduğu belirtilen ve iskanen oluştuğu anlaşılan tapu kaydı dere, yol ve … … sınırları ile çevrili olup mahalli bilirkişiler kişi sınırı dışındaki yol ve dere sınırlarının taşınmaz çevresinde olduğunu ama kişi sınırını bilmediklerini ifade etmişlerse de; ilk keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporunda … … sınırının komşu 36 parsel … taşınmaz olduğu belirtilmiş olup; 36 parsel … taşınmaza ilişkin dosya içerisinde bulunan kadastro tutanağından bu taşınmazın … … adına belgesizden zilyetliğe dayalı tespit edildiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan bu taşınmazın evvelki zilyedinin kim olduğu sorularak tapu kaydının bu taşınmaza ait olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmamış, davacının dayandığı 1972 tarihli satış senedinde ismi yazan kişiler ile tapu malikleri karşılaştırılarak mahalli bilirkişi ve tanık beyanları değerlendirilerek davacının iddiasının yerinde olup olmadığı değerlendirilmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve dava konusu komşuları ile birlikte gösterir kadastro paftası ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri ve bir ziraat mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 … Orman Kanunu (3116 … Kanun), 4785 … Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 … Kanun) ve 5658 … Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 … Kanun) karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu sonucuna varılırsa, dayanak tapu kayıtları yerine uygulanmalı, sınırlar zeminde mahalli bilirkişi yardımıyla tek tek bulunarak ve fen bilirkişi krokisi üzerine yazılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, sınırların doğruluğu komşu parsel malikleri ile bağ kurularak şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, tapu kaydı başka parsellere de revizyon görmüş ise nazara alınmalı, tapu kaydı 3402 … Kanun’un 20 inci maddesi gereğince zemine uygulanarak, miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmeli, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğunun anlaşılması halinde bu sefer dayanak satış senedinin dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, davacının tapu kaydı ile arasında akdi bağı olup olmadığı denetlenmeli ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Tapu kaydı ve satış senedine dayanan davacı açısından tapu kaydı ve satış senedinin taşınmaza uymadığının saptanması veya tapu kaydı uysa dahi davacının tapu malikleri ile arasındaki akdi ilişkinin ispatlanmaması veya tapu miktar fazlasının bulunması halinde ve davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması gerekeceğinden, ziraat bilirkişisinden taşınmazın üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği ve taşınmazın kullanım durumu, kaç yıldır ne şekilde kullanıldığı, imar ihyanın söz konusu olup olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinilip edinilemeyeceği hususlarında rapor alınmalı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddî olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmazlar başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, 3402 … Kanun’un 14/1 inci maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırması da yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.