Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3603 E. 2023/5917 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3603
KARAR NO : 2023/5917
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1476 E., 2022/1483 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma, kasten yaralamaya teşebbüs, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında katılan …’e yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271

sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında maktule yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan hükmolunan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2015/350 Esas, 2018/389 Karar sayılı kararı ile;

a. Sanık … hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
c. Sanık … hakkında katılan …’e yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2019/193 Esas, 2019/671 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan sanıklar müdafiilerii, katılan vekili, Cumhuriyet savcısının ve şikayetçi kurum vekilinin istinaf başvuruları üzerine, Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlığının suçların zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun’un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun’un mağdur … katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan, dolayısıyla katılan sıfatını alacak tarafın sunacağı delillere karşı sanıklara savunma hakkı tanınmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı olup, istinaf talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2019/245 Esas, 2020/160 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b. Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
c. Sanık … hakkında katılan …’e yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.11.2022 tarihli ve 2020/1476 Esas, 2022/1483 Karar sayılı kararı ile;

a. İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar vekili, katılan kurum vekili ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık … hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

b. İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

c. İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında katılan …’e yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanık müdafii ve … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, gerekçenin yetersiz ve çelişkili olduğuna, sanığın maktule yönelik eylemi olmadığından ölüm neticesinden sorumlu olmadığına, haksız tahrikin derecesine, eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.

2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, eylemin kasten öldürme olduğundan bahisle suç vasfına ilişkindir.

3. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri, sanık … hakkında maktule yönelik eyleminden hükmolunan cezanın az olduğuna ve bu sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında, olaya dair bilgisi ve görgüsü olduğu bildirilen tanıkların bir kısmı olaydan 3,5 ay sonra ifadeye getirilmişler, tanık ….., da önceki ifadesinin doğru olmadığını bildirmiştir. Otopsi raporunda maktulün künt tramva sonucu öldüğü belirtilmiş ise de, bu künt tramvanın sanığın eylemi sonucu meydana geldiği sabit değildir. Zira sanık … ve tanıklar …maktulün sırtüstü düştüğünü kafasını kaldırıma çarptığını, daha sonra yerden kalkamadığnıı söylemişlerdir. Bu durumda sanık …’in bir dahili olduğu hususu şüphede kalmıştır. Sanığın maktul babasına yönelik bir eylemi olduğu ve bu eylem sonucu maktulün öldüğü kabul edilmemiştir. Sanığın öldürme eylemi şüphede kaldığı ve şüpheden sanık yararlanır kuralı gereğince sanık …’in babası maktulü öldürme veya ölümüne sebep olma suçundan beraatine karar verilmiştir.

2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir. Katılan sanık … ve tanıkların beyanları, ölü muayene tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, maktul hakkında düzenlenen adlî muayene raporu, otopsi raporu, 06.06.2016 tarihli tutulan tutanak, kolluk güçleri tarafından tutulan diğer tutanaklar, nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.

3. Maktul hakkında Adlî Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 20.05.2015 tarihli raporunda, otopsisinde dış muayenede; sol occipital saçlı deride 5,7 cm uzunluğunda düzensiz kenarlı, kenarlan kontüze aralarında doku köprüleri bulunan, çene sağ yanda 5X3 cm ekimoz ve ortasında 0,5 cm lik yırtık, sağ klavikula ortası hemen üstünde 4X0,3 cm lik ekimozlu sıyrık, sağ diz ön iç alt yüzde 0,5 cm lik, sol diz ön alt dış yüzde 1 cm çaplı ekimozlu sıyrık, sol orta aksiller hat crista illiaca hizasında 0,3 cm çaplı 2 adet ekimozlu sıyrık, sol dirsek üst arka yüzde 5X5 cm lik alanda yer yer sıyrıklı ekizmolar, iç muayenede; saçlı deri altında oksipital bölge kanamalı,sol occipital kemikten kaideye uzanan lineer kırık hattı, beyin, beyincik yüzeylerinde sağ hemisferi örtecek düzeyde, solda ise yer yer beyin dokusu görülebilecek düzeyde kalınlık oluşturan subdural kanama, tüm yüzeylerde subaraknoid kanama, özellikle frontal ve temporal ön pollerde yaygın kontüze alanlar olup sol temporal lob ön yüzde 2 cm kalınlığında parankime bası yapan hematom ,kesitlerinde gri cevherde sınırlı kontüzyonlar olup beyin sapında yaygın kontüzyon, kafa kaide kemiklerinin incelenmesinde; sol occipital bölgeden sol arka kafa çukuru üzerinden foramen magnum sonlaan liner kırık hattı izlenen kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu bildirilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.İlk derece mahkemesince, katılan sanık …’in maktule yönelik eylemi sebebiyle kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında beraat kararı verilmiş ise de, maktulün eşi olan katılan … tarafından verilen 27.08.2014 havale tarihli dilekçe ile … ile …’in tanık sıfatıyla dinlenilmesi talebinde bulunulduğu ancak bu tanıkların dinlenilmemesi sebebiyle katılan sanık … müdafii tarafından 19.09.2014 tarihli dilekçe ile yeniden aynı tanıkların dinlenilmesi talebinde bulunulduğu,
bunun üzerine tanık olarak dinlenilen … ve … beyanları ile paralel olacak şekilde …ın kollukta ve talimat mahkemesinde alınan beyanına göre, katılan sanık …’in, maktul ile karşılıklı kavgaya başladıkları, katılan sanık …’in, maktule attığı tekme neticesinde maktulün yere düşerek başını kaldırıma çarptığı ve Adlî Tıp Kurumu İstanbul Birinci Adlî Tıp İhtisas Kurulu raporuna göre, maktulün, künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılan olayda, sanığın eyleminin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu, katılan sanık …’in hükümlülüğüne ilişkin delillerinin yeterli nitelikte bulunduğu gözetilmeksizin, mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediğinden yerel mahkeme hükmünün bu yönü ile kaldırılmasına ve kavganın öncesi ile gelişimi gözetildiğinde ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının net olarak belirlenemediği, katılan sanık …’de meydana gelen yaralanmanın mahiyeti ve bu konuda yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alınarak katılan sanık … yararına asgari oranda haksız tahrik uygulanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık … Hakkında Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanık … Hakkında Maktule Yönelik Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanık müdafiinin gerekçenin yetersiz ve çelişkili olduğuna, sanığın maktule yönelik eylemi olmadığından ölüm neticesinden sorumlu olmadığına, haksız tahrikin derecesine, eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, katılanlar vekilinin, eylemin kasten öldürme olduğundan bahisle suç vasfına gerektiğine, katılan kurum vekilinin, sanık … hakkında maktule yönelik eyleminden hükmolunan cezanın az olduğuna ve bu sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik inceleme bulunmadığı ve savunma hakkının kısıtlanmadığı sanık ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet olmaması, sanığın, ani gelişen kavga ortamında elinde silah olmaksızın beden yoluyla maktulü darp etmesi hususları dikkate alındığında suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınara alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilen cezanın, cezada orantılılık ilkesine ve hakkaniyete uygun olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenememesine göre maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Katılan …’e Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm ile Sanık … Hakkında Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde yer alan (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Maktule Yönelik Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.11.2022 tarihli ve 2020/1476 Esas, 2022/1483 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, katılanlar vekili ve katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.