YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6031
KARAR NO : 2013/27804
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğincemahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü :
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin, olayda bilinçli taksirin bulunduğuna; sanık müdafiinin, kusur durumuna ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü saat 14:15 sıralarında sanığın yönetimindeki kamyon ile, meskun mahal içi, bölünmüş, tek yönlü, 13,2 m. genişliğindeki yola gereken dikkati vermeden ve mahal şartlarına göre yüksek hızla seyrederek geldiği olay yeri ışık kontrollü dönel kavşakta, yanan kırmızı ışık nedeniyle önünde duran otomobile, öncesinde 30 metre fren iziyle, arkadan çarptığı aracı 20 metre sürüklediği olayda, otomobilde bulunan bir kişinin ölümüne, ve aynı araçtaki katılanlardan birinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, birinin kot kemiği kırıklarına neden olacak, diğerinin ise hayati tehlike geçirecek nitelikte yaralanmalarına tam ve asli kusurlu şekilde neden olan sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, adalete hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilerek asgari hadden daha fazla uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini ,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.