YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7862
KARAR NO : 2023/5953
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/258 E., 2023/400 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz, müstehcenlik
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2022 tarihli iddianamesi ile, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, cinsel taciz ve müstehcenlik suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Soma Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/95 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca 18 yıl hapis, cinsel taciz suçundan aynı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis, müstehcenlik suçundan ise aynı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/258 Esas, 2023/400 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden esastan reddine, cinsel taciz ve müstehcenlik suçları yönünden ise düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.05.2023 tarihli ve 9-2023/52187 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Baskanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine, zincirleme işlediğinden cezasında arttırım yapılması gerektiğine, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, sanığın ayrıca cinsel taciz ve müstehcenlik suçlarından da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine, zincirleme işlediğinden cezasında arttırım yapılması gerektiğine, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanığın ayrıca cinsel taciz ve müstehcenlik suçlarından da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Çocuğun Cinsel İstismar Suçu Yönünden
Sanığın kolluk birimine başvurarak kızının cinsel bölgesinden öptüğünü söylemesi üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında babası olan sanığın kendisine yönelik cinsel bölgesine eliyle dokunma, yine cinsel bölgesine cinsel organı ile dokunma şeklinde eylemlerde bulunduğunu istikrarlı bir şekilde beyan ettiği, mağdurenin alınan beyanlarında her ne kadar sanığın cinsel organı ile kendi cinsel organına dokunduğunu beyan etmesi nedeniyle sanık hakkında nitelikli cinsel istismardan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de mahkeme gözlemi ve adli görüşme uzmanı beyanlarından anlaşıldığı üzere mağdurenin kendisini ifade etme ve yaşadığı olayları kavrayabilme yeteneğine yönelik gözlemler ile mağdure hakkında alınan 22.09.2022 tarihli raporda nitelikli cinsel istismara yönelik belirtilerin bulunmadığı hususundaki rapor birlikte değerlendirilmek sureti ile sanığın üzerine atılı eylemin suçun nitelikli hali olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin şüphede kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bu şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, sanığın eyleminin on iki yaşından küçük çocuğa karşı cinsel istismar suçunu oluşturacağı Mahkemece kabul edilip, mağdurenin yaşına göre istikrarlı beyanları, sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde ikrar mahiyetindeki beyanları nazara alınarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar cinsel istismar eylemi yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanması talep edilmiş ise de, mağdurenin alınan beyanlarında sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında olup olmadığının tam olarak ortaya çıkarılamadığı, bu nedenle zincirleme suç yönünden eylemin şüphede kaldığı Mahkemece kabul edilerek, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Cinsel Taciz Suçu Yönünden
Sanığın eşi olan katılan …’ın alınan ifadesinde sanık …’ın evin içerisinde iken cinsel organı dışarıda olacak şekilde gezdiğini, bu durumu kızı mağdurenin da gördüğünü, sanığın alınan ifadesinde her ne kadar suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de iç çamaşırı ile evin içerisinde dolaştığının doğru olduğunu, ancak o esnada cinsel organının dışarıda olmadığını beyan ettiği, sanığın beyanın kısmi ikrar mahiyetinde olduğu, katılan …’ın sanık …’ın cinsel organı dışarıda olacak şekilde dolaştığı yönündeki beyanlarının istikrarlı olduğu Mahkemece kabul edilerek sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Müstehcenlik Suçu Yönünden
Sanığın alınan savunmalarında porno içerikli videoları kızının bulunduğu ortamda izlediğini ikrar ettiği, katılan …’ın beyanlarında sanığın kızı mağdureye porno içerikli videoları izlettiğini beyan ettiği, mağdure beyanlarında sanığın cinsel içerikli videolarını izlediğini belirttiği Mahkemece kabul edilerek, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ve cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirtilip, istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın soruşturma safhasında olayın sıcaklığıyla alınan beyanlarında cinsel istismar suçuna ilişkin kısmi ikrarda bulunmasına ve porno film izleme alışkanlığı olduğuna ilişkin beyanlarda bulunmasına rağmen mağdureye izlettirdiğine ilişkin beyanda bulunmadığı, kovuşturma safhasında da bu savunmasına devam ettiği, soruşturma safhasında sanığın eşi …’ın sanıkla mağduru porno film izlerken gördüğünü beyan etmesine rağmen kovuşturma safhasında sanığın cinsel içerikli videolar izlediğini ancak genelde yalnız olduğunu beyan ettiği, mağdurenin de babası olan sanığın kendisine, müstehcen içerikli videolar izlettiğine ilişkin açık ve tutarlı beyanlarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında müstehcenlik suçuna vücut verecek sanığın eyleminin şüpheden uzak somut ve tutarlı delillerle ortaya konamadığı kanaatine varılıp, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın gerek soruşturma gerek kovuşturma safhasında evin içinde iç çamaşırı ile dolaştığını beyan ettiği, bu beyanlarının sanığın eşi tarafından da doğrulandığı, iç çamaşırı içinden cinsel organının görünmesine ilişkin tanık eşin beyanlarının çelişkili olduğu, sanığın da bunu kabul etmediği, sanığın evin içinde iç çamaşırı ile dolaşmayı alışkanlık haline getirmiş ise de; bu eylemini mağdureye karşı cinsel taciz kastı ile gerçekleştirdiğine yönelik delil bulunmadığı, suçun aradığı anlamda mağdureye karşı cinsel davranış kastı ile bu eylemlerinin gerçekleştirdiğinin şüpheden uzak, somut ve tutarlı delillerle ortaya konamadığı kanaatine varılıp, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında müstehcenlik suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Bu nedenle Tebliğnameki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme konu suçun işlendiğine dair cezalandırılmasına yeter delil bulunup bulunmadığına dair değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle anılan hükme ilişkin bölümün karardan çıkarılarak yerine sanığın beraatine ilişkin paragrafın eklenmesi suretiyle vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/258 Esas, 2023/400 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/258 Esas, 2023/400 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.