Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/10783 E. 2023/4627 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10783
KARAR NO : 2023/4627
KARAR TARİHİ : 20.09.2023


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/702 E., 2016/698 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2015 tarihli ve 2015/8704 Esas numaralı iddianamesi ile sanıkların suç tarihinde eski tekel lojmanları bahçesinde duvar üzerindeki 2 adet bahçe korkuluk çitini söküp tekerlekli taşıma aracıyla götürecekleri sırada yakaladıklarının anlaşıldığı olayda, sanıkların eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1, 142/1-e, 35, 53, 54, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/702 Esas, 2016/698 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37, 142/1-e, 35, 145, 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına, 58. maddesi gereği sanık …’un cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık … hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun’un 50/1-a, 52/1-2. maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.04.2021 tarihli ve 2-2016/367309 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın olay yerindeki demirleri keserek hırsızlık yaptığına dair her türlü şüpheden uzak delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık …’in temyiz istemi; atılı suçu kabul etmediğine, suçu işlediğine dair delil olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların suç tarihinde saat 12.20 sıralarında eski tekel lojmanları bahçesinde duvar üzerindeki 2 adet bahçe korkuluk çitini söküp tekerlekli taşıma aracıyla götürecekleri sırada ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerince yakaladıkları, sanıkların üzerlerine atılı hırsızlığa teşebbüs suçunu işledikleri, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıklar savunmalarında kesilmiş halde gördükleri demir korkulukları almaya çalıştıklarını beyan etmişlerdir. Tanıklar …,… ‘nin ifadeleri, kolluk görevlilerince düzenlenen 22.05.2015 tarihli Tutanak, aynı tarihli Görgü ve Tespit ve Araştırma Tutanağı, Teslim Tesellüm Tutanağı, Takdirî Kıymet Tutanağı ve ihbar bant kayıt çözümüne ilişkin tutanak dosya içerisindedir.
IV. GEREKÇE
Sanıkların, kesilmiş demir korkuluklarını almaya çalıştıklarına dair savunmaları, olay yerinde duvar üzerindeki çitleri kesen şahıslar olduğuna dair kolluğa yapılan ihbardan kısa bir süre sonra sanıkların olay yerinde suça konu demir korkulukları götürmeye çalışırken yakalanmaları ve olay yerinde başkaca kişilerin bulunmadığına dair sanık ve tanık ifadeleri ile kolluk görevlilerince düzenlenen tutanaklar bir arada nazara alındığında, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna dair Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ve sanık …’in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1. Dosya içeriğine göre, sanıkların suç tarihinde Katip Çelebi Üniversitesine ait eski tekel lojmanları olarak bilinen yerin bahçe duvarı üzerindeki demir çitleri keserek çalmaya teşebbüs ettiklerinin anlaşıldığı olayda, suç tarihi itibarıyla çalınmaya teşebbüs edilen demir korkuluğun çevrelediği alan içinde bina vasfına sahip yapı olup olmadığı, bahse konu yerin mahiyeti, üniversite yerleşkesine dahil olup olmadığı hususlarının araştırılması, yapılacak araştırma sonucuna göre, çevrelediği alan içerisinde bina bulunan ve bu nedenle eklenti niteliğindeki bahçe duvarı üzerindeki demir korkulukların çalınmaya teşebbüs edilmesi eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h. maddesi kapsamında bulunduğu, aksi halde aynı Kanun’un 142/1-a. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği nazara alınarak, suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Hırsızlık suçunun temel şekline nazaran daha az cezayı gerektiren nitelikli hallere ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin, suça teşebbüse ilişkin aynı Kanun’un 35. maddesinden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesine aykırı davranılması,
3. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesi gereğince, adlî para cezasına mahkûmiyet halinde anılan maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanık …’un adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2013 tarihli, 2013/196 Esas, 2013/394 Karar sayılı ilâmına konu basit dolandırıcılık suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alındığında ve sanığın başkaca tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, yapılacak uyarlama yargılaması sonucunda uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı gözetilerek, anılan ilâmın tekerrüre esas olup olmayacağının uyarlama yargılaması neticesine göre değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/702 Esas, 2016/698 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.