Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/3105 E. 2023/6367 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3105
KARAR NO : 2023/6367
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz incelemesinin murafaalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Şikayetçi borçlunun, sair şikayet nedenleri ile birlikte … parselde kayıtlı taşınmazın esaslı vasıflarında hata yapıldığını ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle taşınmazın değerinin tespit edildiği, tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelden yüksek olduğunun görülmesi üzerine istemin kabulüyle ihalenin feshine karar verildiği, karara karşı alacaklı ve ihale alıcısının istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine ihale bedelinin %1’i olarak hesaplanan para cezasının şikayetçiden tahsil edilmesine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nın 128/a maddesi; “Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. ” hükmünü içermektedir. Aynı maddenin son fıkrasına göre kıymet takdirine karşı yapılan şikayet hakkındaki icra mahkemesi kararı kesin olup temyiz edilemez.
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler.
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması ESAS NO : 2023/3105

halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir. (HGK’nın 16.06.2020 tarih, 2017/12-742 E. – 2020/406 K. )
Borçlunun şikayet dilekçesinde ihaleye konu dairenin yüz ölçümün satış ilanı ve şartname de düşük olarak gösterildiğini bu hususun taşınmazın değeri açısından ihaleye katılımı etkilediğini ileri sürdüğü, şikayetçi borçlunun icra mahkemesine yasal sürede kıymet takdirine itirazda bulunduğu bu durumda kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararın ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkün olup Bölge Adliye Mahkemesinin yargılanmış ve hükme bağlanmış bir hususun tekrar başka bir mahkemede tartışmaya açılmasının mümkün olmadığı yönündeki gerekçesi doğru değildir.
Somut olayda, İstanbul … 1. İcra Müdürlüğünün 2017/236 Tal. sayılı dosyasında keşfin yapıldığı 09.11.2020 tarihi itibariyle şikayete konu taşınmazın değerinin 1.100.000,00 TL olarak tespit edildiği, şikayetçi borçlunun başvurusu üzerine İstanbul … 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/112 Esas 2021/334 Karar sayılı dosyasında taşınmazın değerinin mahkemece 1.200.000,00 TL olarak belirlendiği, icra dairesince, kıymet takdirine itiraz üzerine düzenlenen raporda belirlenen muhammen bedel (1.200.000,00 TL) üzerinden taşınmazın ihaleye çıkarıldığı ve birinci artırmada 2.101.200,00 TL’ye 3. kişiye ihale edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, ihalenin feshi davasında yapılan keşif neticesinde bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda satışa esas alınan kıymet takdirinin yapıldığı 09.11.2020 itibariyle taşınmazı değerinin 1.400.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshine karar verilmesi isabetlidir. (Zira Yargıtay 12. H.D.’nın 24.09.2020 gün, 2020/3744 E.-2020/7547 K, 15.06.2020 gün, 2020/1607 E.2020/4600 K., 14.03.2019 gün, 2019/4337 E.-2019/4359 K. sayılı emsal içtihatları da benzer niteliktedir.)
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının ve ihale alıcısının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 31.01.2023 tarih ve 2023/266 E- 2023/170 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.