YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15359
KARAR NO : 2023/22747
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/737 E., 2016/166 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanların Vergi Dairesi Müdürlüğünde müdür ve müdür yardımcısı, sanığın da aynı yerde gece bekçisi olarak görev yaptığı, sanığın suç tarihinde gece sayılan zaman dilimi içerisinde güvenlik kamera kayıtlarına doğru katılanlara görevlerinden dolayı hakaret niteliğindeki el, kol ve bacak hareketleri yaparak hakaret suçunu işlediği iddia ve Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
1. Sanık ikrar içeren savunmalarda bulunmuştur.
2. Katılanlar iddia yönünde anlatımlarda bulunmuştur.
3. Güvelik kamera görüntüleri ve CD inceleme tutanağı dosyada mevcuttur.
4. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında ceza sorumluluğunu etkileyecek akıl hastalığının olmadığını belirten 27.01.2016 tarihli heyet raporu dosyada mevcuttur.
5. Sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunmaları, katılanların anlatımları, güvenlik kamera görüntüleri, CD inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında, unsurları oluşan suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinin yerinde olduğundan, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B.Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Niksar (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.07.2009 tarihli ve 2009/224 Esas, 2009/320 Karar sayılı erteli 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının 07.09.2009 tarihinde kesinleştiği ve 1 yıl denetim süresi belirlendiği, denetim süresi sonunda cezanın 07.09.2010 tarihinde infaz edilmiş sayıldığı ve bu tarihten itibaren 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan üç yıllık tekerrür süresi geçtikten sonra inceleme konusu suç işlenmiş olduğundan belirtilen ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adlî sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başka ilâmının da bulunmadığı dikkate alınmadan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması,
2. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.