YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17723
KARAR NO : 2023/22635
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/304 E., 2015/756 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçu işlemediği, polislerin kendisini yaraladığı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istediği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde bir kişinin araçlara zarar vererek camlarını kırdığı yönündeki anons üzerine ekiplerin şüpheli bir aracı görmeleri üzerine aracın durdurulduğu, araçta bulunan sanığın kimlik kontrolünün yapılmak istendiği, buna karşı çıkan sanığın katılanlar ve şikayetçilere yönelik “Sinkaf ederim.” şeklinde sözlerle hakaret edip “Keseceğim, doğrayacağım.” diyerek tehdit etmek suretiyle direndiği, eylemlerinin sanığın savunması, şikayetçiler ve katılanların beyanları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Katılanlar ve şikayetçilerin beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın atılı suçu işlediği, adli sicil kaydındaki ilamların hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil ettiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
1. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yerel Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulandığı bölümde yapılan hesap hatası sonucu hapis cezasının 1 yıl 3 ay yerine 1 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi isabetli bulunmamıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Katılanlar ve şikayetçilerin beyanları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın atılı suçu işlediği, ceza miktarı itibarıyla hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Hakaret suçunun aleni olan caddede işlenmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, anılan maddenin birinci fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” biçimindeki yasal düzenleme ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilerek ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, adalet, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesiyle bağdaşmayacak şekilde temel cezanın en üst hadden belirlenmesi,
Nedeniyle Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen sonuç hapis cezasının 1 yıl 3 aya indirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.