Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/3451 E. 2023/3884 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3451
KARAR NO : 2023/3884
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/942 E., 2022/782 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen itirazın iptaline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 25 parsel No.lu taşınmazın tapu kaydında pay malikleri olan … çocukları …… karısı ….. çocukları…..çocukları ….ve …..için Antalya Defterdarı’nın yönetim kayyımı olarak atandığını, taşınmazın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığının tespit edildiğini, kıymet takdir komisyonunun taşınmazın işgalinden dolayı davalı adına 18.760,00 TL tazminat bedeli takdir edip bunun davalıya tebliğ edildiğini, tazminat bedelinin süresi içerisinde ödenmediğinden dolayı Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2010/27302 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresinden sonra vermiş olduğu cevap dilekçesi ile müvekkilinin dava konusu yeri malik sıfatıyla, mülkiyet hakkına dayanarak kullandığını, kimsenin kendi tapu hakkına istinaden kullandığı bir yer nedeniyle bedel ödemek zorunda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, 03.12.2012 tarihli dilekçesi ile cevabını ıslah ederek zamanaşımı def’inde bulunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.05.2016 tarihli ve 2016/48 Esas, 2016/302 sayılı Kararıyla, dava konusu taşınmazda davacının kayyım olarak atandığı paydaşların payı olmasına rağmen davalı …’nin de 149/13440 oranında payı olduğu, taşınmazda pay sahibi olanlar yönünden ecrimisil bedeline hükmedilmesi için intifadan men koşulunun oluşması gerektiği, davalı … yönünden intifadan men koşulunun oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.06.2021 tarihli ve 2020/1684 Esas, 2021/4812 sayılı Kararıyla; kayyımla idare edilen yerler için intifadan men şartı aranmayacağı, davalının da paydaşı olduğu dava konusu 25 parsel sayılı taşınmazın bir kısım paydaşlarına defterdarın kayyım tayin edildiğinden eldeki davada intifadan men şartının aranmayacağı, talep edilen dönemler için hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayyım atanan paydaşların taşınmaz üzerindeki paylarının 1.342,46 m² olduğu, talep edilen ecrimisil dönemi olan 01.01.2000–31.12.2009 tarihleri için bilirkişi raporu ile belirlenen ecrimisil bedelinin 8.758,16 TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2010/27302 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın 8.758,16 TL asıl alacak yönünden iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kayyım vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı kayyım vekili temyizinde, hükmedilen ecrimisilin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyizinde, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davalı paydaş olduğu için intifadan men koşulunun aranması gerektiğini, taşınmaz tarla vasfında olup üzerindeki muhdesatı davalı meydana getirdiğinden ecrimisil hesabının tarla vasfına göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil alacağına yönelik yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.