Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9469 E. 2023/3289 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9469
KARAR NO : 2023/3289
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1094 E., 2016/398 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.09.2015 tarihli ve 2015/1798 Esas No’lu iddianamesiyle suça sürüklenen çocuklar hakkında şikâyetçinin aracını ele geçirilemeyen tırnak törpüsüyle açıp düz kontak yapmak suretiyle çalmak şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d-h, 143/1, 31/3, 31/2. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/1094 Esas, 2016/398 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d-h, 143/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay, suça sürüklenen çocuk … hakkında ise, 142/2-d-h, 143/1, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebi; hükmü temyiz etmek istediğine,
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebi; aracın kilitli olmadığına lehine indirimlerin uygulanmadığına,
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebi; olayın teşebbüs aşamasında kaldığına kullanma hırsızlığı kabul edilmesi gerektiğine, ve re’sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocukların olay günü saat 04.00 sıralarında, katılanın sanayi sitesi içerisine park ettiği aracının yanına gittikleri, suça sürüklenen Ümit’in ele geçirilemeyen tırnak törpüsüyle aracın şoför kapısının kilidini açtığı, diğer suça sürüklenen çocukların da aracı iteklediği, aracı düz kontak yaparak çalıştırıp çaldıkları ve Bahçelievler Mahallesi’nde kaza yapmaları sonucunda arabayı bırakıp kaçtıkları, böylece müsnet suçu işledikleri mahkemece kabul edilmiştir.
2.Suça sürüklenen çocukların suçlamayı kabul ettiği anlaşılmış, şikâyetçinin de soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı tespit edilmiştir.
3.Yakalama ve görgü tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebi yönünden, kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan aracın kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının aracı alınırken de mevcut olması gerektiği, dava konusu olayda ise; suça sürüklenen çocuğun aracı kaza sonrasında terk ettiklerinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 146. maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, yine kesintisiz bir takip bulunmadığından eylem tamamlanmış olup teşebbüs aşamasında kalmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamış, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebi yönünden, şikâyetçinin ifadesinde aracı kilitleyerek park ettiğini beyan ettiği anlaşıldığın, 5237 sayılı Kanun’un 142/d-h maddesinin uygulanmamasında, yine suça sürüklenen çocuk hakkında ise yasal olarak uygulanması mümkün bulunan lehine olan hükümlerin uygulandığı anlaşıldığından kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk …, … ve … müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak;
1-
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda yer alan suça sürüklenen çocuk …’un farik mümeyyiz olup olmadığına ilişkin düzenlenen raporda, suç tarihi ve suç adının bulunmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun, 23.07.2015 olan suç tarihinde hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğine ilişkin doktor raporu aldırılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiili işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk …’un işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması nedenleriyle anılan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
3-Suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d-h, 143, 31/2, maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 3 yıl 1 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5395 sayılı Kanun’un 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece suça sürüklenen çocuklar …, … hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
5-Suça sürüklenen çocuklar …, … hakkında hırsızlık suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/-d-h, 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılırken 5 yıl yerine 4 yıl 12 ay hapis ve yine aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 4 yıl 2 ay yerine 3 yıl 4 ay hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/1094 Esas, 2016/398 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından suça sürüklenen çocukların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.