Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/3473 E. 2023/719 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3473
KARAR NO : 2023/719
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/478 E., 2016/30 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.06.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.11.2010 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 10 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası Esas No : 2020/3473

gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.11.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine, Ordu Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/1085 Değişik iş numarası ile 30.12.2010 tarihli kararıyla itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. İtiraz merciinin kararı üzerine; Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 10.03.2011 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 10 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
5. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten … bir suç işlemesi nedeniyle Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/342 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 21.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suçun sübutuna, suç işleme kastı bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, delil bulunmadığına, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İncelemeye konu olay; katılan kendi evindeki fındıklarını almak için kamyonetle evine giden köy yolunda … saatlerinde seyir halindeyken, sanığın bir oturağı yolun ortasına koyması ve üzerine oturarak, katılanın evinin önüne araçla gitmesine engel olması, iddiasına ilişkindir.
2. 18.05.2010 tarihli Olay Yeri … Tespit Tutanağı’na göre, olayın gerçekleştiği yolun mahalle içinde bulunan köy yolu olduğu tespiti yapılmıştır.
3. Mahkemece 24.09.2010 tarihinde yapılan keşif sonucunda, Kadastro Bilirkişisi’nin dosyaya ibraz ettiği 04.11.2010 tarihli Rapor’a göre, yolun kadastro gören yerlerden olduğu, herkesin yaya ve araçların geçebildiği, tapu kapsamı dışında bırakılan … yol olduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli kararda iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlere yer verildiği, mevcut delillerin tartışıldığı, ulaşılan kanaat bölümünde delillerle sonuç arasında bağ kurularak karar verildiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Tüm dosya kapsamına göre; uzaktan akraba olan sanık ve katılan arasında arazi meselesi yüzünden husumet bulunduğu, katılan kendi evindeki fındıklarını almak için tanık A.G.’nin sürücülüğünü yaptığı kamyonetle evine giden köy yolunda … saatlerinde seyir halindeyken, sanığın oturağı yolun ortasına koyarak üzerine oturduğu ve “buradan geçemezsiniz, onların 2,5 metrelik yolu vardır, geçebiliyorsanız geçin” dediği, tanık A.G.’nin “bana 2 metrelik yol yeter geçerim” şeklinde söylemesi üzerine, bu defa sanığın aracın önüne yatıp feryat … bağırması akabinde, aracı durdurup katılanın işçisi olan O.Ş.’nin evden fındıkları sırtlayarak çıkartıp yolun ortasında … kamyonete yükleyip geriye doğru kamyonetle Esas No : 2020/3473

ayrıldıkları olayda; sanığın aracı hareket halinde iken durdurup, hareket etmesini engellediğinin anlaşılması ve ayrıca katılanın hürriyetini kısıtlayacak başkaca fiil ve davranışının bulunmaması karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2.) fıkrasında açıklanan nedenlerle Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 21.01.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.