YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17475
KARAR NO : 2023/6104
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1129 E., 2021/1077 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2019/212 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 39.040,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/1129 Esas, 2021/1077 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, “sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması” yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
4. Sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
22.02.2019 tarihinde yapılan çalışmalar sırasında durdurulan hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan …’tan 3 adet kağıda sarılı eroin ve 4 adet methadone etken maddesini içeren tabletlerin ele geçirilmesinin ardından …’in müdafii eşliğinde kollukta alınan beyanında sanığı uyuşturucu maddeleri satın aldığı kişi olarak teşhis ettiği, akabinde sanığın kullanmış olduğu hatların usulüne uygun olarak 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi kapsamında dinlemeye alındığı, yapılan dinleme sırasında sanığın uyuşturucu madde sattığı değerlendirilen ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan …, … ve …’ın sanık ile buluştuklarının kolluk tarafından tespit edildiği, farklı tarihlerde gerçekleşen buluşmalar sonrasında tanıkların üzerinden uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, … ile …’in Cumhuriyet savcısı huzurunda sanığı uyuşturucu maddeyi satın aldıkları kişi olarak teşhis ettikleri, bunun üzerine yakalanan sanığın üzerinde ve yanında bulunan çantada usulüne uygun olarak yapılan arama sonucunda da uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanığın savunmasının tevilli ikrar niteliğinde olduğu, tape kayıtları, tanık beyanları, teşhisler, tanıkların üzerinde bulunan uyuşturucu maddelerin çeşitliliği ve sarılı oldukları malzemelerin yakalama esnasında sanığın üzerinde ve yanında bulunan çantada yapılan arama sonucunda bulunan uyuşturucu maddelerle aynı şekilde olması ile tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği kanaatine varılarak eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike ile sanığın eyleminde birden fazla ağırlatıcı sebebin birleşmesi dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına, suça konu uyuşturucu maddenin eroin olması sebebiyle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın atılı eylemi zincirleme şekilde işlediğinin anlaşılması sebebiyle cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli karar başlığından suç tarihinin yanlış gösterilmesi eleştirisi dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında alınan iletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine göre, alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı ayrıca birden fazla ağırlaştırıcı neden bulunduğu gerekçesiyle temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmış ise de somut olayda birden fazla ağırlaştırıcı neden bulunmadığı gözetilmeden temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/1129 Esas, 2021/1077 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hakkari
2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.