Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/19478 E. 2023/6121 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19478
KARAR NO : 2023/6121
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/44 E., 2016/248 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci fıkraları, 54 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.11.2012 tarihli ve 2012/159 Esas, 2012/1222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve beşinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın denetime uymaması halinde 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve derhal infazına başlanmasına hükmolunmuştur. karar verilmiştir. 18.12.2012 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
3. Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.11.2012 tarihli ve 2012/159 Esas, 2012/1222 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması talebi üzerine üzerine Dairemizin 22.12.2014 tarihli ve 2014/9727 Esas, 2014/13783 Karar sayılı kararı ile hükmün karıştırılması nedeniyle kanun yararına bozulmuştur.
4. Bozma sonrası yapılan yargılama ile Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2015 tarihli ve 2015/223 Esas, 2015/677 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca takdir edilen 6000,00 TL adli para cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 08.09.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

5. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2016/44 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
24.03.2016 tarihli dilekçesi ile kararın adalet ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİ KABULÜNE GÖRE)
“Sanığın suç tarihinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu, sanık hakkında suç tarihinde başka bir dosyadan verilmiş ve uygulanmakta olan tedavi ve denetimli serbestlik kararı bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Sanığın inkara yönelik savunmasına, yakalama tutanağı ve yakalama tutanağını doğrulayan ekspertiz raporu karşısında itibar edilmemiştir.Bu nedenle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar sanık hakkında denetim süresi içerisinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüğüne tabi tutulmak suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; sanığın tedavi ve denetimli serbestlik sürecinde uyuşturucu madde kullandığı yapılan tetkiklerin pozitif çıktığı, bu şekilde tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüğüne uymadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak ve satın almak suçunu işlediği” gerekçesiyle hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, daha önce kullandığını söylediği maddelerin de ele geçmemesi nedeniyle bu nitelikte olup olmadığı tespit edilemeyen, suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan, 20 AEV 56 plakalı araçta ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi saptanmayan sanığın, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
2. Yukarıdaki (1) nolu bozma nedenine göre, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanıktan alınan örneklerde Denizli Devlet Hastanesinin 30.12.2015 tarih ve 153 sayılı raporu ile 19.11.2015-03.12.2015 tarihlerinde tetkik sonuçları pozitif çıkması ve sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayan 19.11.2015-03.12.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden zamanaşımı süresi içinde gereğinin takdiri için
dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli 2016/44 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.