Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/3968 E. 2023/15126 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3968
KARAR NO : 2023/15126
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2945 E, 2020/1138 K
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi

Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 ncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2019 tarihli ve 2018/148186 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bendleri, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Sanık hakkında … 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/222 Esas, 2019/473 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d), (h) bendleri, 62 nci, 53 üncü, 58 nci ve 63 ncü maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.03.2020 tarihli ve 2019/2945 Esas, 2020/1138 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanığın sabit görülen fiililinin 5237 sayılı Yasa’nın 149/1-a-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu ve eylemin kısmen doğru olarak nitelendirildiği, sanık … Koca hakkındaki yağmadan beraat hükmünün kesinleştiği, yol kesmek suretiyle yağmanın gerçekleşmediği, bu sebeple temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınmaması gerektiği, esasen birden fazla nitelikli halin birleşmesi nedeniyle alt sınırdan ayrılmamak kanuna aykırı ise de; aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bu hususun eleştirilmesi ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemi
1. Savunmasının aksini kanıtlayan şüpheden uzak kesin ve yasal delil bulunmadığına, suçu işlemediğine, 2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
3. Suça konu paranın rızası ile emniyet aşamasında mağdura ödenmesi nedeniyle TCK’nın 168/3. maddesinin uygulanması gerektiğine,
4. Suça konu 240.00 TL’nin değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’un gece saat 04.30-05.00 sıralarında Alsancakta yürümekte olan mağduru durdurarak ele geçmeyen bıçağı göstererek bir kaç sokak dolaştırdığı, para istediği, mağdurun parası olmadığını söylemesi üzerine, ” Senin ananı bacını sinkaf ederim, seni burada öldürürüm, ver len bana para ” diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu, mağdurun ilk seferde 20,00 TL para verdiği, sanık …’un tekrar tehditte bulunarak bıçak savurarak ”bana para ver” dediği sırada mağdurun ellerini siper ettiği ve sağ orta parmağının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, bu sırada da 20,00 TL daha para verdiği, sanık … ile mağdurun birlikte yürüdükleri, sanığın mağduru sokak arasına götürdüğü ve iki araba arasına soktuğu, tekrar para istediği, mağdurun bu seferde cebinden çıkardığı 100,00 TL’yi sanığa verdiği, akabinde tekrar 100,00 TL daha verdiği, sonuç olarak sanık …’un mağdurdan 240,00 TL para aldığının anlaşıldığı, olay yerinde bulunan tanık Y. A.’in kendilerine baktığını fark etmeleri üzerine mağdurun olay yerinden kaçtığı, bir süre sonra yolda polis ekiplerini gören mağdurun koşarak yanlarına gittiği ve olayı anlattığı, mağdurun gösterdiği yerlerde arandığında sanığın yakalandığı ve üzerinden 240,00 TL para çıktığı, bıçağın ele geçirilemediği anlaşılmıştır.

2.Mağdurun beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

3.Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.

4.Mağdur olay sonrası yaptığı canlı teşhiste sanık …’i kesin ve net olarak teşhis etmiştir.

5.Tanık Y.A.’nın “Olay nedeni ile şahısları tanıdığını, araçların arasında sanıkların mağduru sıkıştırdıklarını, Yusuf’un elinde bıçak olduğunu, bir eliyle de mağduru tuttuğunu, mağdurun kaçması üzerine sanık …’un mağdurun peşinden koştuğunu gördüğünü…” şeklindeki ifadesi dosya içerisinde mevcuttur.

6.Olay yeri yakınındaki iş yerine ait kamera görüntülerinin incelendiği CD çözüm tutanağında olay gecesi 05.32 sıralarında sanığın mağduru kolundan tutarak çekiştirip götürdüğü, sanığın elinde bulunan ancak ne olduğu kameradan belli olmayan cismi mağdurun bacaklarına doğru salladığı, araçların arasına doğru sokmaya çalıştığı bildirilmiştir.

7.Mağdurun adli raporunda sağ el 3. Parmakta 1 cm lik kesi olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği bildirilmiştir.

8.23.12.2018 tarihli tutanak içeriğinde, devriye görevi yaptıkları sırada koşarak gelen mağdurun olayı soruşturma aşamasındaki beyanı ile uyumlu şekilde anlattığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1. Savunmasının Aksini Kanıtlayan Şüpheden Uzak Kesin ve Yasal Delil Bulunmadığına, Suçu İşlemediğine İlişkin Olarak
Mağdurun sıcağı sıcağına verdiği soruşturma ifadesi ile uyumlu adli raporu, tanık Y.A.’nın beyanı, tutanak içeriği, sanık savunması karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Olarak
5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleştiğinin kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Suça Konu Paranın Rızası ile Emniyet Aşamasında Mağdura Ödenmesi Nedeniyle TCK’nın 168/3. Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Olarak
Suça konu paranın, sanığın polislerce yakalanmasından sonra yapılan üst aramasında ele geçirilerek Cumhuriyet savcısının talimatı ile mağdura iade edildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 168 nci maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Suça Konu 240,00 TL’nin Değerinin Az Olması Nedeniyle TCK’nın 150/2. Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Olarak
Suça konu 240,00 TL’nin, paranın satın alma gücü karşısında yöresel ve ekonomik koşullar da göz önüne alındığında değeri az kabul edilmediğinden sanık hakkında değer azlığına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 150/2. uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.03.2020 tarihli ve 2019/2945 Esas ve 2020/1138 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.12.2023 tarihinde karar verildi.