YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3966
KARAR NO : 2023/15125
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR SAYISI : 2019/3403 E, 2020/1940 K
SUÇ : Nitelikli yağma
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 ncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2018 tarihli ve 2018/199648 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık hakkında … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2018/396 Esas, 2019/295 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci, 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2019/3403 Esas, 2020/1940 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi için yeterli delil bulunmadığına,
2. Suçun yağma değil hırsızlık suçunu oluşturduğuna,
3. Diğer şahısların iştirakinin ispatlanamaması nedeniyle nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
4. Kesintisiz takip nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,
5. 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanması gerektiğine,
6. Tekerrür şartlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Şikâyetçinin Tunus uyruklu olduğu ve olay günü saat 14.00 sularında Fatih ilçesinde kızı ile birlikte yolda yürüdükleri sırada sanığın yanında kimliği tespit edilemeyen başka şahıslar ile birlikte şikâyetçi Soud’un üzerinde bulunan çantasını zorla ve sürükleyerek aldığı, bindikleri araçtan trafiğin sıkışması nedeniyle inerek dağıldıkları, tanık H.B.’nin motosikleti ile sanığı yakaladığı ve polise haber vererek gelen polislere teslim ettikleri, sanığın üst aramasında şikâyetçinin beyanında geçen iki adet pasaportun ve 520 doların ele geçtiği anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçinin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Tanık H.B.’nin şikâyetçi anlatımı ile uyumlu beyanı dosya içerisinde mevcuttur.
5. Şikâyetçinin adli muayene raporunda her iki dizde doku erozyonu bulunduğu bildirilmiştir.
6. Dosya içerisinde 28.11.2018 tarihli olay tutanağı mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mahkûmiyet Hükmü Kurulabilmesi İçin Yeterli Delil Bulunmadığına İlişkin Olarak
Şikâyetçinin sıcağı sıcağına verdiği soruşturma ifadesi ile uyumlu adli raporu, tanık H.B.’nin beyanı, tutanak içeriği, sanık savunması karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suçun Yağma Değil Hırsızlık Suçunu Oluşturduğuna İlişkin Olarak
5237 sayılı Kanun’un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleştiğinin kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Diğer Şahısların İştirakinin İspatlanamaması Nedeniyle Nitelikli Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Olarak
Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleştiğinin kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Kesintisiz Takip Nedeniyle Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kaldığına İlişkin Olarak
Sanığın yanında kimliği tespit edilemeyen başka şahıslar ile birlikte şikâyetçi Soud’un üzerinde bulunan çantasını zorla ve sürükleyerek alması, kaçarken bindikleri araçtan trafiğin sıkışması nedeniyle inerek dağılmaları ve bu sırada tanığın sanığı yakalayarak polise haber vermesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın şikâyetçinin direncini kırarak suça konu eşya üzerinde tasarruf olanağını ortadan kaldırarak zilyetliğine son verdiği, suçun da bu şekilde tamamlandığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında tamamlanmış yağma suçundan hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. 5237 sayılı Kanun’un 168 inci Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Olarak
Suça konu çanta ve içerisindeki para ve pasaportların, sanığın polislerce yakalanmasından sonra yapılan üst aramasında ele geçirilerek şikâyetçiye iade edildiğinin, rızai bir iadenin bulunmadığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
F. Tekerrür Şartlarının Oluşmadığına İlişkin Olarak
Sanığın adli sicil kaydında bulunan … Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2011 tarihli 2010/563 Esas, 2011/24 Karar sayılı ve 18.12.2017 kesinleşme tarihli ilâmı ile hırsızlık suçu nedeniyle verilen 4 yıl hapis cezasının tekerrüre esas olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2019/3403 Esas ve 2020/1940 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.