YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15822
KARAR NO : 2023/23605
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/416 E., 2016/163 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkraları uyarınca 12 ay hapis cezası ile tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki hüküm yönünden de 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; suçsuz olduğuna, adına sahte hesaplar açıldığına, suç tarihinde …’da olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın katılana yönelik … sosyal paylaşım sitesi üzerinden gönderdiği mesajlar ile üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği Yerel Mahkeme tarafından kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Katılanın ve soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan tanık A. Ç.’nin beyanları ile sanıkla katılan arasında … üzerinden gerçekleşen mesajlaşma içerikleri dikkate alınarak sanığın tehdit olarak kabul edilen sözlerinin 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen şantaj suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılmaması,
2. Somut olayda mağdurun tek kişi olması karşısında Mahkemece, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlediği biçimindeki dosya kapsamı ile uyumlu ve yerinde olmayan gerekçeyle tayin edilen hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırılması,
3. Tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkûmiyet hükmünün, 09.03.2017 tarihli ek karar ile 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tarafların uzlaşmaları nedeni ile düşürülmesine karar verildiğinin gözetilmesi zorunluluğu,
4. Kabule göre de; 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.