Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2023/4712 E. 2023/6692 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4712
KARAR NO : 2023/6692
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1479 E., 2023/1360 K.
SUÇ : Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı (sanıklar … ile … yönünden); istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı (sanık … yönünden)
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeden İade

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/1479 Esas, 2023/1360 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Sanıklar … ile … müdafiinin temyiz istemi yönünden;Sanıklar müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunmasından sonra, sanıkların 24.07.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, sanıklar … ile … hakkındaki hükümlerin incelenemeyeceği anlaşılmıştır.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi yönünden; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.07.2020 tarihli ve 2019/1-52 Esas , 2020/359 Karar,; 12.03.2020 tarihli ve 2018/1-337 Esas, 2020/176 Karar; 23.10.2018 tarihli ve 2017/1-842 Esas, 2018/457 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “feragat” ya da “vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “istek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtayca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık …’in temyiz isteminde bulunduktan sonra “Dosyamın kesinleşerek onanmasını istiyorum.” şeklindeki dilekçesi ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla kapalı ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına/öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, dilekçesinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafiinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla, esasın incelenmesine karar verilmiş ve sanık … yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi gerektiğine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/30 Esas, 2023/137 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve üçüncü fıkrası, 43 üncü, 52 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/1479 Esas, 2023/1360 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ile müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.08.2023 tarihli ve 2023/89258 nolu iade görüşünü içeren tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; tahliye talepli olarak, müvekkilinin suç işlem kastının bulunmadığına; hükümden önce zararın giderilmiş olmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına; kararın gerekçesiz olduğuna; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına ve fazla ceza tayinine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanıklardan … ile …’ın baba oğul oldukları, diğer sanık …’un ise bu sanıkların akrabası olduğu, sanıkların katılana kendilerinin “Hızır a.s.” olduklarını söyleyerek farklı tarihlerde olmak üzere toplam 78.430 TL para ile 4.000 TL değerindeki montunu almak suretiyle haksız menfaat elde ettikleri, bu surette nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Baba-oğul olan sanıklar … ile … aşamalarda alınan savunmalarında, katılan ile dini sohbetler yaptıklarını, maddi durumlarını anlatınca kendi rızası ile para verdiğini, “Hızır a.s.” olduklarını söylemediklerini beyan etmiş iken; sanık … savunmasında, katılanı yalnızca bir kez gördüğünü, diğer sanık …’ın kendisini telefonla çağırması üzerine yanına gittiğini, katılan ile …’ı otogara bıraktığını, bunun dışında suçlamalar ile bir ilgisi bulunmadığını beyan etmiştir.

3. Katılan … aşamalardaki beyanında, sanıkların birlikte hareket edip, dini duygularını istismar etmek suretiyle kandırdıklarını, yaklaşık 180.000 TL maddi zararının bulunduğunu, bu nedenle sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiş iken; ilk derece mahkemesinin karar tarihinde sonra katılan vekili olarak vekaletnameli avukatı …’nin 26.04.2023 havale tarihli dilekçesi ile sanıklar tarafından zararının tamamının 10.04.2023 tarihinde giderildiği bu nedenle sanıklardan şikayetçi olmadığı yönünde dilekçe vermiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Tanıklar … ile …’nın anlatımları, katılana yaptırılan fotoğraf teşhis tutanakları, HTS kayıtları ve yaptırılan analiz raporu, Kuveyt Türk Bankası ile QNB Finansbankın para çekme anını gösterir kamera kayıtları, olay nedeni ile tutulan tutanaklar vs. dosya arasında mevcut olduğu anlaşılmıştır.
5. Mahkemece; iddia, sanıkların savunmaları, müdahil ve tanıkların beyanları, olaya ilişkin tutanaklar birlikte değerlendirilerek, sanıkların iştirak halinde hareket ederek, katılana kendilerini “Hızır a.s.” olduklarını söyleyerek farklı tarihlerde olmak üzere toplam 78.430 TL para ile 4.000 TL değerindeki montunu almak suretiyle haksız menfaat elde ettikleri, bu surette nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Sanıklar … ile … Müdafiinin Temyizleri Yönünden
Sanıklar … ile …”in, müdafilerinin verdiği temyiz dilekçesinden sonra cezaevi kanalı ile göndermiş oldukları 24.07.2023 tarihli dilekçeleri ile haklarındaki cezanın onaylanmasını ve temyiz hakkından feragat ettiği anlaşılmakla, sanıklar müdafinin temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden
1.Sanık müdafiinin kararın gerekçesiz olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; ilk derece mahkemesi kararına atıf yapan bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olduğu, Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dava dosyasındaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin gerekçeye yansıtıldığı, bu itibarla Mahkeme kararının kanunî gerekçenin özelliklerini taşıdığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık müdafiinin suç kastının bulunmadığına ve 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden; sanıkların savunmaları, müdahil ve tanıkların beyanları, olaya ilişkin tutanaklar birlikte değerlendirilerek, sanık …’ın diğer sanıklar … ile …’in eylemlerine iştirak ederek katılana kendilerini “Hızır a.s.” olduklarını söyleyerek farklı tarihlerde olmak üzere haksız menfaat elde ettikleri ve katılanın dolandırılması eyleminin üç ve daha fazla kişi tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık müdafiinin etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; her ne kadar hükümden sonra Avukat … tarafından, katılan … vekili olarak vekaletname sunulup, dilekçe ile katılanın zararının sanık tarafından 10.04.2023 tarihinde giderildiğini, 13.04.2023 tarihli karar duruşmasında hazır olmadığı için durumu mahkemeye bildiremediğini, zararın giderilmiş olması nedeniyle sanıklardan şikayetçi olmadığını bildirir 26.04.2023 tarihli dilekçe sunulmuş ise de; Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sırasında 1. celsede katılan …’ün zararının giderilmediğini beyan ettiği, katılanın 2. celseye katılmadığı, karar celsesi olan 2. celseye her 3 sanığın ve sanıklar müdafinin iştirak etmiş olmalarına rağmen katılanın zararının giderildiğine ilişkin herhangi bir iddia veya beyanda bulunmamaları karşısında, katılan vekilinin, zararın hükümden önce giderildiğine yönelik dilekçesine itibar edilmeyerek, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini uygulamayan bölge adliye mahkemesi takdirinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanık müdafiinin fazla ceza tayinine ilişkin temyiz sebebi yönünden; suçun işlenmesindeki ısrar ve katılanın zararının ağırlığı karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiğine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Sanık müdafiinin sair temyiz sebepleri yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar … ile … Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/1479 Esas, 2023/1360 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

B.Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/1479 Esas, 2023/1360 Karar sayılı kararında sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık … müdafini tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.10.2023 tarihinde karar verildi.