YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7735
KARAR NO : 2023/8454
KARAR TARİHİ : 20.09.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/49 E., 2023/239 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen hizmet tespiti ve yaşlılık aylığı davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemiz tarafından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemiz tarafından Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemiz tarafından Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 01.02.1979-01.08.1984 tarihleri arasında çalışmaları ile 27.04.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.06.2014 tarih ve 2010/382-2014/225 sayılı kararı ile; “davanın kabulüne, davacının 01.02.1979-01.08.1984 tarihleri arasında davalı işyerinde 506 sayılı Kanun’a göre hizmet akdine tabi asgari ücretle çalıştığının tespitine, yaşlılık aylığı talep tarihi olan 27.04.2010 tarihini takip eden ay başı olan 01.05.2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına, hak ettiği her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 15.01.2015 tarih ve 2014/20464-2015/328 sayılı kararında;
“Çıraklık sözleşmesinin var olup olmadığı belirlenmeli, uzun vadeli sigorta kolları bakımından uyuşmazlık konusu tarihleri içerir dönemsel sigorta primleri bordroları Kurumdan getirtilerek kayıtlı sigortalıların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanlar yöntemince saptanarak dinlenilmeli, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, ilgili taraflar arasında çıraklık ilişkisinin bulunup bulunmadığı, çalışmanın niteliği açıklıkla ortaya konulmalı, hizmet akdiyle uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışma olgusunun varlığı durumunda bu kez 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinde yer alan tahsis koşulları irdelendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.12.2017 tarihli ve 2015/41-2017/481 sayılı kararı “davanın kabulüne, davacının 01.02.1979-01.08.1984 tarihleri arasında davalı işyerinde 506 sayılı Kanun’a göre hizmet akdine tabi asgari ücretle çalıştığının tespitine, yaşlılık aylığı talep tarihi olan 27.04.2010 tarihini takip eden ay başı olan 01.05.2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına, hak ettiği her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesine” karar verilmiştir.
C. 2’nci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 17.12.2018 tarih ve 2018/2551- 2018/10700 Karar sayılı kararında;
“Bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir.
Bozma ilamında belirtildiği üzere; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin “çalışma” yerine “sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi” olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle işyeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
Mahkemece, bozma ilamında belirtilen açıklamalar gözetilerek; çıraklık sözleşmesinin var olup olmadığı belirlenmeli, uzun vadeli sigorta kolları bakımından uyuşmazlık konusu tarihleri içerir dönemsel sigorta primleri bordroları Kurumdan getirtilerek kayıtlı sigortalıların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanlar yöntemince saptanarak dinlenilmeli, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, ilgili taraflar arasında çıraklık ilişkisinin bulunup bulunmadığı, çalışmanın niteliği açıklıkla ortaya konulmalı, üretime dayalı çalışmanın varlığı ya da yokluğu, varlığı halinde süresi, tanıkların çıraklıktan neyi kast ettikleri meslek eğitimi veya üretime dayalı çalışmanın baskınlığı noktasında açıklığa kavuşturulmalı, hizmet akdiyle uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışma olgusunun varlığı durumunda bu kez 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesinde yer alan tahsis koşulları irdelendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır” gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 31.01.2022 tarihli ve 2019/151-2022/115 sayılı kararı ile; “davanın kısmen kabulüne, davacının 01.02.1979-01.08.1984 tarihleri arasında 1980 gün davalı işyerinde 506 sayılı Kanun’a göre hizmet akdine tabi asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının yaşlılık aylığı bağlanması ile her bir aylığın yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-c hükmünde belirtilen yaş şartını tahsis talep tarihi olan 27.04.2010 tarihinde taşımaması nedeniyle reddine” karar verilmiştir.
E. 3’üncü Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 06.10.2022 tarih ve 2022/9615- 2022/11950 Karar sayılı kararında;
“1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;
Bozma ilamı sonrası Mahkemece hizmet tespitine ilişkin kurulan hüküm yerinde olmakla birlikte yaşlılık aylığı şartları yönünden yapılan değerlendirme hatalıdır. Gerçekten 01.02.1979 tarihinde işe başladığı tespit edilen davacı yönünden mülga 506 sayılı Kanun’un Geçici 54 üncü maddesi hükmü gereği sigortalılık başlangıç tarihi olarak 01.02.1979 tarihi esas alınarak buna göre yaşlılık aylığı şartlarının belirlenmesi gerekir. Bu durumda 10.03.1966 doğumlu olan davacı, 01.02.1979 tarihli ilk sigortalılık başlangıç tarihine göre, tahsis talep tarihi olan 27.10.2010 tarihinde 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-a maddesi uyarınca 25 yıllık hizmet yılını 44 yaşını ve 5000 prim ödeme gün sayısını tamamlamış durumda olup yaşlılık aylığına hak kazanmaktadır. Hal böyle olunca davacının tahsis talep tarihi olan 27.10.2010 tarihini takip eden 01.11.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile; “davanın kabulüne, davacının 01.02.1979-01.08.1984 tarihleri arasında 1980 gün davalı işyerinde 506 sayılı Kanun’a göre hizmet akdine tabi asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının tahsis talep tarihi olan 27.10.2010 tarihini takip eden 01.11.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine ” karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; davacının tüm bildirimlerinin çırak olarak yapıldığını, dinlenen tanık beyanlarının davacının çırak olarak çalıştığına yönelik olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacının yaşlılık aylığını kazanma şartları oluşmadığından yaşlılık aylığı bağlanmasına dair karar doğru olmadığını, Mahkemenin davanın kabulü yönünde karar vermesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalılardan Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.