Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2930 E. 2023/5941 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2930
KARAR NO : 2023/5941
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1999 E., 2023/168 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/167 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/1999 Esas, 2023/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.03.2023 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek sübuta,
2. Hakısz tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü tesis edildiğine,

B.Katılan vekilinin temyiz sebepleri
1. Eylemin tasarlanarak gerçekleştirildiğinden bahisle vasfa,
2. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile tanık …’in eşi …’ın amca çocukları olduğu, tanık … ile maktul arasında kısa bir süre gönül ilişkisi yaşandığı, tanık … bu ilişkiden hamile kaldıktan sonra maktulün sanıktan aracılık talep ederek tanık … ile evlenmek için yardım istediği, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarının bu hususu doğruladığı, maktulün tanık … ile birtakım fotoğraflarını sanığa ve tanık …’in babası olan sanığın amcasına göndermesi üzerine tanık …’in maktul hakkında cinsel saldırıdan şikayetçi olduğu, maktulün bu durumu öğrendikten sonra sanığa çocuğun babası olduğunu ve sahip çıkacağını, tanık … ile evlenmek istediğini söylediği, akabinde görüntü kayıtlarına da yansıdığı şekilde sanık ve maktulün buluştukları, sanığın maktulün aracına bindikten sonra maktulü bıçakla üç adet darbeyle oluşması mümkün beş adet kesi oluşturarak kasten öldürdüğünün kabulü ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 29.12.2021 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur.

4. Bilirkişi raporları, görüntü inceleme tutanakları.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği yalnız adli emanette bulunan eşyalar ve yargılama giderleri bakımından hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tasarlama yönünden
1. Kasten öldürme suçu 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrasında; “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş,

“Nitelikli hâller” başlıklı 82 nci maddesinde;
“(1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,

İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”
Şeklindeki düzenleme ile tasarlayarak öldürme, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlleri arasında sayılmıştır.

2. Gerek madde metninde, gerekse gerekçesinde tasarlama kavramının tanımına yer verilmemiş, bu konunun açıklığa kavuşturulması, öğreti ve yargısal kararlara bırakılmıştır. Öğretide tasarlamayı açıklama bakımından “soğukkanlılık” ve “planlama teorisi” olarak iki görüş ileri sürülmüştür. Soğukkanlılık teorisine göre, tasarlayarak öldüren şahısta bir soğukkanlılık gözlenmektedir. Bu kişinin başkasını öldürürken hiç heyecan duymamış olması, ondaki ruhsal kötülüğü göstermektedir. Ayrıca fail, öldürme kararını önceden almış olmasına, araya zaman girmiş olmasına karşın, soğukkanlılığını korumuş ve bu karardan vazgeçmemiştir. Planlama teorisine göre ise tasarlama ile işlenen öldürme suçlarında, suç, önceden kararlaştırılmış, hazırlanmış ve planlanmıştır. Bu hazırlık, pusu kurmak, mağduru ya da maktulü bulmak, hile ile öldüreceği yere getirmek şeklinde olabilecektir. Burada fail, önceden aldığı suç işleme kararını gerçekleştirmek için suçta kullanacağı araçları seçip, temin etmekte ve bu suçu nasıl işleyeceği konusunda plan yapmaktadır.

3. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.

4. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararlarında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, sanığın savunmasında olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla, olay yerine gitmeden önce içinde bulundukları ruh hâllerine dair herhangi bir delilin dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 81 nci maddesinin birinci fıkrasının kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suç vasfı yönünden
Otopsi tutanağına göre maktulün vücudundaki kesici delici aletle oluşturulan yaraların yeri ve sayısı, suçta kullanılan elverişli silah, suçun işleniş şekli gözetilerek Mahkemece, sanığın eyleme bağlı kastının kasten öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile suç vasfının kasten öldürme olarak tespit ve tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, inceleme konusu hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Haksız Tahrik yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre maktul ile tanık … arasındaki ilişkinin boyutu ve sanık ile tanık …’in akrabalığın derecesi dikkate alındığında sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Takdiri indirim hükümleri yönünden
Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Eksik inceleme yönünden
Tüm dosya kapsamında alınan beyanlar, düzenlenen adli tıp raporları ve bilirkişi raporları karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin, dosyada sübut ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı bakımından araştırılacak bir husus kalmadığının kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/1999 Esas, 2023/168 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.10.2023 tarihinde karar verildi.