YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9781
KARAR NO : 2023/2056
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/37 E., 2018/326 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili ve müdahil davacı Hazine vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 1968 yılında yapılan tapulama sırasında … ilçesi, … (…) Köyü, 489 parsel … 15.131,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, senetsizden fındıklık niteliğiyle tapulama komisyon kararıyla gerçek kişiler adına tespit ve itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
2. Daha sonra yörede 2859 … Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun (2859 … Kanun) gereğince yapılan yenileme kadastrosu sırasında eski parsel sayısı 489 olan dava konusu parsel, yeni parsel sayısı olarak 102 ada 9 sayısını almış, yüzölçümü de 20.358,65 m² olarak düzeltilmiş olup, halen yenileme çalışması ile belirlenen parsel sayısı ve yüzölçümüyle fındıklık niteliğiyle tapuda davalılar adına kayıtlıdır.
3. Davacı … İdaresi vekili, 2859 … Kanun gereğince yapılan yenileme kadastrosunun askı ilân süresi içinde Kadastro Mahkemesine sunduğu 19.07.2005 havale tarihli dilekçesiyle, dava konusu 102 ada 9 … parselin orman sayılan yer olduğu iddiasıyla orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
4. Müdahil Hazine vekili 09.08.2005 tarihli müdahale dilekçesi ile, dava konusu 102 ada 9 … parselin orman sayılan yer olduğu iddiasıyla orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
5. … Kadastro Mahkemesinin 07.04.2006 tarihli ve 2005/24 Esas, 2006/14 Karar … kararıyla, davacıların taleplerinin mülkiyete ilişkin olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleştikten sonra davacı … İdaresi vekilinin 14.01.2008 havale tarihli gönderme talepli dilekçesi üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
6. … Asliye Hukuk Mahkemesince, yenileme çalışmasına itiraz yönünden dosya tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin davadan tefrik edildikten sonra 02.03.2010 tarihli ve 2010/188 Esas, 2010/167 Karar … kararıyla, 2859 … Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosuna itiraz davasına bakama görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
7. Yenileme çalışmasına itiraz yönünden görevsizlik kararıyla dosya tekrar kendisine gelen … Kadastro Mahkemesinin 20.06.2012 tarihli ve 2011/20 Esas, 2012/8 Karar … kararıyla; davacı … İdaresi ve müdahil davacı Hazinenin 2859 … Kanun uyarınca kadastro yenileme çalışmalarına itiraz yönünden açtıkları davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve davacı … İdaresinin temyizi üzerine bu karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.04.2013 tarihli ve 2013/81 Esas, 2013/4206 Karar … kararıyla düzeltilerek onanmış ve 11.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan …, …, … … (…), … ve …; dava konusu yerin orman olmadığını, fındık bahçesi ve meyvelik olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Tapu iptali ve tescil talebi yönünden dosyayı elinde tutan Asliye Hukuk Mahkemesince, kadastro mahkemesinde görülen yenileme çalışmasına itiraza ilişkin dava bekletici sorun yapılmış ve bu dava kesinleştikten sonra 23.09.2014 tarihli ve 2009/134 Esas, 2014/399 Karar … önceki karar ile, yapılan keşifte alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu parselin orman sayılmayan yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen önceki kararı, davacı … İdaresi vekili ile müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.02.2016 tarihli ve 2015/5350 Esas, 2016/2075 Karar … ilamıyla; “yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, hükme dayanak raporu hazırlayan üç kişilik orman bilirkişi kurulunun çekişmeli taşınmazın 1959 ve 1978 tarihli memleket haritasında yeşil alanda, 1954 ve 1972 tarihli hava fotoğraflarında büyük bir kısmının fındıklık olarak ziraat alanında, bir kısmının da yapraklı ağaçlardan oluşan yapıda, amanejman haritasında ise kısmen sahil çamı ağaçlandırma alanında, kısmen de ziraat alanında kaldığını, eylemli olarak ise taşınmazın bitki örtüsü ve toprak yapısı bakımından iki farklı karakterde olduğunu, parselin araba yolu kenarından itibaren fındıklık yapısının 150 metre yükseltiye çıktığını, tarım yapılan kesimde bir evinde yer aldığını, ayrıca çeşitli meyve ağaçlarının görüldüğünü, kuzey yöne gidildikçe yapraklı ağaçlardan kayın, gürgen gibi ağaçların oluşturduğu bir yapının söz konusu olduğunu ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde kesinleşmiş tahdit bulunmadığı halde komşu Çatalpınlar köyünde ilan edilen tahdidi esas alarak taşınmazın tahdit dışında olduğunu ve sonuç olarak taşınmazın tamamının orman sayılmayan yer olduğunu belirttikleri, ancak, bilirkişilerin sundukları verilerle ulaştıkları sonucun kendi içinde çelişkili olmasına rağmen mahkemece bu çelişkinin giderilmediği, bilirkişilerin dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılmayan orman tahdidine ve eylemli duruma göre anılan sonuca ulaştıkları varsayılsa bile bu iki hususun taşınmazların orman sayılan veya sayılmayan yer olduğunu belirlemede tek başına bir kriter olarak kabul edilemeyeceği, zira, öncelikle komşu köyde yapılan orman tahdidinde çekişmeli taşınmaz komşu köy orman çalışma alanında kalsa dahi, bu çalışma çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde ilan edilmemiş ise, usûlüne uygun bir tahdit çalışmasının bulunduğundan söz edilemeyeceği, dosyadaki Orman İdaresinin cevabî yazısında da çekişmeli taşınmazın bulunduğu … (…) köyünde ilân edilmiş bir orman tahdidinin bulunmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, yörede kesinleşmiş tahdit bulunsa dahi müdahil davacı Hazine orman sayılan yer iddiasıyla davaya katıldığından yani davada Hazine taraf olduğundan uyuşmazlığın eski tarihli resmî belgelere göre çözülmesinin zorunlu olduğu, eylemli olarak orman olmama halinin ise hukuken o yerin orman sayılmayan yer olması için tek başına esas alınacak bir veri olmadığının tartışmasız olduğu, ayrıca, bilirkişilerce taşınmazın kuzey yönüne gidildikçe yapraklı ağaçlardan oluşan kayın, gürgen ağaçlarının oluşturduğu bir yapının olduğunun ifade edildiği, bu itibarla, hükme dayanak raporu hazırlayan bilirkişilerin hangi verilere göre taşınmazın tamamının orman sayılmayan yer olduğu sonucuna ulaştıklarının anlaşılamadığı, bundan başka, çekişmeli taşınmaza komşu olan 102 ada 6, 7 ve 12 … parseller hakkında açılan davalarda da mahkemece eski tarihli resmî belgelere göre taşınmazların kısmen orman sayılan yer olduğu gerekçesiyle anılan parsellerin tapularının kısmen iptal edildiği ve bu kararların onandığı, bu nedenlerle, hükme dayanak alınan orman bilirkişi kurul raporunun, dava konusu taşınmazın öncesi ve şimdiki hukuki niteliğini belirlemeye olanak vermediği, bilirkişilerin yargı denetimine olanak vermeyen soyut, yetersiz ve çelişik raporlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağı açıklanarak, mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ile en eski tarihli memleket haritasının üretildiği en eski tarihli hava fotoğrafı, amenajman planı, komşu 102 ada 6, 7 ve 12 … parsellerin dava konusu olduğu sırasıyla … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.05.2007 tarihli ve 2006/107 Esas, 2007/352 Karar …, yine 01.11.2012 tarihli ve 2009/310 Esas, 2012/546 Karar … dosyaları ile … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.01.2010 tarihli ve 2009/101 Esas, 2010/61 Karar … dosyası ve komşu 102 ada 10 … parselin kesinleşme durumunu gösterir kadastro tutanak ve tapu kayıt örneği ile şayet eldeki bu dosya gibi kadastro tespitinden sonra dava konusu yapılmış ise dava dosyası ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte; getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi; yukarıda değinilen diğer belgeler harita ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ve dayanağı hava fotoğrafının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmesi, yine bilirkişilere hava fotoğrafı ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, yine çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi inceletilerek, taşınmazın üzerindeki ağaçların cinsi, yaşları, dağılım ve kapalılık oranları ile komşu 102 ada 6, 7, 10 ve 12 parsel … taşınmazların hükmen oluşan son durumları da gözönüne alınarak taşınmazın orman içi açıklık olup olmadığı hususlarını değerlendirecek şekilde bilirkişilerden krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi” değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı kararı ile, “mahallinde yapılan keşif sonucu alınan dosya içeriği ile uyumlu usul ve yasaya uygun denetime elverişli 16.04.2018 tarihli keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve ekindeki krokileri göre dava konusu taşınmazın A harfi ile gösterilen 7340,82 m² ‘lik kısmının orman ağaçları ile örtülü olduğu, bu kısmın 3116 … Orman Kanununun tarifindeki orman vasfındaki yerlere uyduğu, 4785 … Orman Kanununa göre devletleştirmeye tabi olduğu gibi iadeye tabi olan yerlerle ilgisinin olmadığı, taşınmazın bu kısımlarının orman ve orman toprağı sayılan yerlerden olduğu, yine dava konusu taşınmazın B harfi ile gösterilen 13017,83 m2 lik kısmının hava fotoğraflarında orman sayılmayan yerler içinde kaldığı, 3116 … Orman Kanunu tarifindeki orman vasfındaki yerlere uymadığı, 4785 … Orman Kanununa göre devletleştirilen ve iadeye tabi olan yerlerden olmadığı, 6831 … Orman Kanunu’nun 17 inci maddesinde belirtilen orman içi açıklık tanımına uymadığı, dava konusu taşınmazın bu kısmının orman ve orman Toprağı sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davacının ve müdahil davacının davasının kısmen kabulü ile, 102 ada 9 numaralı parselin 07.05.2018 havale tarihli jeodezi ve fotogrameti uzman bilirkişisi A.Ç. tarafından düzenlenen rapor eki krokide “A” harfi ile gösterilen 7340,82 m2’lik kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, rapor eki krokide “B” harfi ile gösterilen 13.017,83 m2’lik kısma yönelik davanın reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … İdaresi vekili ve müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taşınmazın evveliyatının, toprak yapısının ve orman serisinin devamı olduğunun bilirkişiler tarafından hüküm kurmaya elverişli şekilde incelenmediğini, taşınmazın B harfi ile gösterilen kısmının da orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Müdahil davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu 102 ada 9 parsel … taşınmazın konumu ve memleket haritasındaki durumu itibariyle kuzeyinde yer alan ormanlık alanların devamı ve bütünlüğü içinde yer aldığını, taşınmazın tamamının bitişik bu orman alanlarından ayıran herhangi bir unsurun da mevcut olmadığını ve taşınmazın kuzeyinden güneyindeki yola kadar tamamının orman alanının kapsamı içerisinde olduğu hususunun açık olduğunu, belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekili ve müdahil davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 … Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi