Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/12881 E. 2012/11858 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/12881
KARAR NO : 2012/11858
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, 6136 … Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, ceza verilmesine yer olmadığına

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) CMK’nın 170/3-6 maddesi uyarınca iddianamede “yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar” gösterilecektir. Aynı Yasanın 225. maddesine göre de ” Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.”
Yasal düzenlemelerde açıkça belirtildiği gibi, hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemdir. İddianamede açıklanan fiilin dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan bir eylem nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Bu nedenle iddianamenin ayrıntılı olması, sanığa yüklenen fiilin/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde açıklanması zorunludur. Sanık; sorgusundan önce iddianame okunduğunda üzerine atılı suçun ne olduğunu anlamalı ve buna göre savunmasını yapabilmeli, kanıtlarını sunmalıdır. Yüklenen suç belirsiz olmamalı açık ve net olarak belirlenmeli, savunma … kısıtlanmamalıdır.
Yargılamaya konu somut olayda ; iddianameyle, sanıkların suç teşkil edecek herhangi bir eyleminden bahsedilmeksizin sadece mağdur ve sanıkların ifadelerine yer verilerek sevk maddelerine göre cezalandırma isteme şeklindeki yasal unsurları taşımayan iddianame esas alınarak karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
Sanık …’ın tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise ;
A) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.02.2008 tarih ve 1-281/37 … kararında açıklandığı üzere, 5237 … TCY’nın 25/1. maddelerinde düzenlenen ve hukuka uygunluk nedenlerinden birini oluşturan meşru müdafaa, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmakta, dolayısıyla eylemi suç olmaktan çıkarmaktadır. Meşru müdafaanın kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Saldırıya ilişkin koşullar;
a) Bir saldırı bulunmalıdır; burada somut bir saldırının varlığı gerekmekte ise de, başlayacağı muhakkak olan ve başladığı takdirde savunmayı olanaksız kılacak veya güç hale getirecek bir saldırıyı başlamış, keza bitmiş olmasına rağmen tekrarından korkulan bir saldırıyı da henüz sona ermemiş saymak zorunludur.
b) Saldırı haksız olmalıdır.
c) Saldırı 765 … Yasaya göre, nefis ya da ırza; 5237 … Yasaya göre ise herhangi bir hakka yönelik olmalıdır.
d) Saldırı ile savunma eşzamanlı bulunmalıdır.
Savunmaya ilişkin koşullar;
a) Savunma zorunlu olmalıdır,
b) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır.
Yargılamaya konu somut olayda ; Mağdur … ve katılan sanık …’ın, mağdur sanık …’dan alacaklarını istemek üzere …’ın iş yerine gittikleri, taraflar arasında çıkan tartışma sonunda …’ın …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde kasten yaraladığı, …’ın, …’ın elinden kurtularak kaçtığı, kaçarken de ruhsatsız tabancasını göstererek tehdit suçunu işlediği, sona ermiş bir saldırıdan sonra sanık …’ın o andaki hal ve koşullara göre def etmesi zorunlu olan haksız bir saldırı bulunmadığı, TCK’nın 25. maddesinde düzenlenen meşru savunmanın saldırıya ve savunmaya ilişkin koşullarının oluşmadığı gözetilerek aynı kanunun 27/2. maddesi koşullarının ya da haksız tahrik hükümlerinin tartışılması gerekirken meşru savunma kabul edilerek hüküm kurulması,
B) Olayın tek tanığı olan tanık Fatmagül … dinlenmeden hüküm kurularak CMK’nın 210. maddesine aykırı davranılması,
C) Meşru savunmadan yararlanan sanık … hakkında CMK’nın 223/2-d bendine göre beraat kararı verilmesi gerekirken, CMK’nın olayla ilgisi olmayan ve şahsi cezasızlık halini düzenleyen 223/4. maddenin (b) bendi gereğince ceza vermeye yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan sanık …’un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.