YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8101
KARAR NO : 2023/6414
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2217 E., 2023/442 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/192 Esas, 2022/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan,
a) Mağdure …’ya yönelik eylemi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ,
b) Katılan mağdure …’e yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi ile 43 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/2217 Esas, 2023/442 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince;
a) Mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b) Katılan mağdure …’e yönelik eylemi nedeniyle katılanlar vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, ücüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan kısmen temyiz ret, kısmen onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında verilen cezanın az olduğuna, üst hadden ve indirim uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine, mağdur …’ya yönelik eyleminin de sübut bulduğuna, vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan … ve Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulandığına sürecin uzun olması nedeniyle birden fazla kez cezalandırılması gerektiğine, zincirleme suç hükümleri uygulanacak ise 3/4 oranında artırım yapılması gerektiğine sanığın pişmanlık göstermediğinden taktiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
C. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, tanık ve mağdure beyanlarının çelişkili olduğu, keşif yapılmadığı, suçu kabul etmemekle eylemin ancak sarkıntılık olabileceğine, boşanma davası nedeniyle iftira atıldığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdure … yönüyle; “Her ne kadar sanık … hakkında mağdur …’a karşı On İki Yaşından Küçük Mağdurların Cinsel İstismarı suçundan dolayı cezalandırılmasına karar verilmesi için mahkememize kamu davası açılmış ise de; sanığın mağdur …’nın amcası olduğu, diğer mağdur …’in beyanları doğrultusunda sanığa mağdur … yönü ile dava açıldığı, …’nın beyanlarında özel bölgelerini bildiğini, sanığın kendisinin özel bölgelerine herhangi bir şekilde dokunmadığını, kendisine karşı isnat edilen eylemleri gerçekleştirmediğini beyan ettiği, sanığın mağdur …’ya yönelik olarak atılı suşlamayı reddettiği, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerde mağdur … ile ilgili materyal bulunmadığı, tanık beyanlarında sanığın mağdura karşı isnat edilen eylemleri gerçekleştirdiğine dair beyan bulunmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdur … beyanı dışında başkaca her türlü şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığından 5271 sayılı CMK 223/2-e maddesi gereği isnat edilen eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın atılı suçtan beraatine” karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdure … yönüyle; sanığın mağdurenin amcası olduğu, amcasının babaannesi ve dedesinin evinde kaldığı, anne ve babasının boşanmış olması sebebiyle bazen babaannesinin evinde kaldığı, sanığın bu sırada tam olarak tespit edilemeyen çeşitli tarihlerde mağdurenin ön özel bölgesine dokunduğu, mağdurenin sanığın ön cinsel bölgesini gördüğü, sanığın mağdurenin yanak ve dudaklarını öptüğü, sanığın mağdureyi istismar ederken mağdura oynaması için telefonunu verdiği, sanığın inkara yönelik savunmasına, mağdure ve katılan … beyanı ile, mağdurenin kardeşi … …’in sanığın mağdureyi yatak odasına götürerek kapıyı kitlediği, kapı deliğinden baktığında sanığın mağdurenin özel bölgesini ellediğini gördüğüne yönelik beyanı, sanığın dijital materyallerinde ele geçirilen mağdureye ait fotoğrafların varlığı doğrultusunda, her ne kadar sanık bu fotoğrafları diğer çocukların çektiğini söylemiş ise de fotoğraflarda mağdureye özellikle poz verdirilmiş olarak etek altı fotoğraflarının çekilmiş olduğu, iç çamaşırları gözükür şekilde bacaklarının açtırılmış olduğu, bu fotoğraflardan bir kısmında ise fotoğrafın sanığın yatak odasında ve yatağının üzerinde iken sanığın fotoğrafta gözüken vücudunun üst kısmının çıplak vaziyette olduğu, küçük bir çocuğun kendiliğinden böyle poz vermesinin ve sanığın iddia ettiği şekilde bu tarz fotoğrafları diğer yaşı küçük yeğenlerinin çekmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine mağdurenin yaşı ve gelişimi nazara alındığında yaşamış olduğu olayları kurgulama olasılığının bulunmadığı değerlendirilmekle, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, suç işledikten sonra yargılama sürecindeki davranışları ile dosyaya yansıyan kişiliği, pişmanlığının dosyaya yansımamış olması ve pişman olduğunun anlaşılamaması sebebiyle şartları oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdure …’ya yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümde İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
2. Katılan mağdure …’e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükümde; İlk Derece Mahkemesinin sanığın katılan mağdure …’e karşı üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun sübut bulduğuna dair kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak sanığın eylemini üçüncü derece kan hısmı olan öz yeğenine karşı gerçekleştirmesine rağmen sanığın belirlenen cezasından5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca artırım maddesinin uygulanmayarak eksik ceza tayini usul ve kanuna aykırı olduğundan 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkarası uyarınca davanın yeniden görülmesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına; sanığın eylemini üçüncü derece kan hısmı olan öz yeğenine karşı gerçekleştirmesi nedeniyle cezasından yarı oranında artırım yapılmasına ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alınarak sanığın belirlenen cezasından takdiri indirim uygulanmasına da karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Mağdure … Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Katılan Mağdure … Yönünden
1. Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesini gerektiğine ve taktiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Katılan ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesinin gerektiğine ve taktiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın birden fazla kez cezalandırılması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin 3/4 oranında uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
D.Tebliğname Yönünden
Katılan Bakanlık vekilinin dilekçesinin kanun aradığı şartlara uygun yeteri kadar temyiz nedeni içerdiği anlaşıldığından Tebliğnamede temyiz red isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/2217 Esas, 2023/442 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur … ve katılan … vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.