Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9058 E. 2023/11111 K. 13.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9058
KARAR NO : 2023/11111
KARAR TARİHİ : 13.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/207 E., 2023/176 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/227 E., 2020/210 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait … Mah. Fabrika Sk. No:12- … adresinde kurulu İplik ve Dokuma fabrikası işyerinde 11.10.1965-03.12.1984 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı, işverenin davacının çalışmalarını eksik ya da hiç bildirmediği, davacının Velic İplik ve Dokuma Fabrikası işyerinde çalışmasına rağmen Kurum kayıtlarında 6 numaralı işyerinin … Fuarcılık ve Özel Öğr. Kurumu Tic. A.Ş. olarak göründüğü, her iki şirket arasında organik bağ olduğu, şirket ortaklarının aynı kişi olduğu iddiasıyla davacının davalı şirkette 11.10.1965 – 03.12.1984 (25.03.1968-25.03.1970 tarihleri arasında askerlik süresi hariç) günün asgari ücreti üzerinden sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı taraf yanında talepte bulunduğu tarihlere ilişkin kesintisiz çalıştığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığı, Kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığı, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığı, davacının davalı işverene ait işyerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, Ticaret Sicil kayıtlarında yer alan adreste usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının Kurumun… sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı işyerinde 01.01.1966-18.03.1968 tarihleri arasında 38 gün, 01.04.1970-31.03.1972 tarihleri arasında 07 gün, 01.04.1972-30.11.1984 tarihleri arasında 4540 gün daha hizmet akdine dayalı olarak günün sigorta primine esas kazancının alt sınırından çalıştığının anlaşıldığı, Kurumun… sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı iş yerinde Kuruma bildirilen sürelerin infazda nazara alınmasına, dava dışı … sicil sayılı Kurum dosyalarında işlem gören iş yerlerinde Kuruma bildirilen hizmet sürelerinin hariç tutulup tespitine karar verilen sürelerden dışlanarak infazda nazara alınmasına, bu süreler yönünden istemin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile a)…TCkimlik numaralı …’ın kurumun… sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı iş yerinde 01.01.1966-18.03.1968 tarihleri arasında 38 gün, 01.04.1970-31.03.1972 tarihleri arasında 07 gün, 01.04.1972-30.11.1984 tarihleri arasında 4540 gün daha hizmet akdine dayalı olarak günün sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, b)Kurumun… sicil sayılı dosyasında işlem gören davalı iş yerinde kuruma bildirilen sürelerin infazda nazara alınmasına, c)Dava dışı … sicil sayılı kurum dosyalarında işlem gören iş yerlerinde kuruma bildirilen hizmet sürelerinin hariç tutulup tespitine karar verilen sürelerden dışlanarak infazda nazara alınmasına, bu süreler yönünden istemin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, kamu düzenine ilişkin davada işverenin kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmadığı, davacının çalışmasının kesintisiz olduğuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, yatırılan primlerin iadesi ve vekalet ücreti yönünden de kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı … ve Dokuma Fabrikası işyerinde çalışmasına rağmen Kurum kayıtlarında davacının hizmet kayıtlarının davalı … Fuarcılık ve Özel Öğr. Kurumu Tic. A.Ş. olarak göründüğüne yönelik kayıt bulunduğu, Kurum kayıtlarında davacının… sicil sayılı dosyasında işlem gören … ve Dokuma Fabrikası A.Ş işyerinde 11.10.1965 tarihinde çalışmaya başladığı, bu çalışmasının 1966/04 dönemde 33 gün olarak kurum kayıtlarına intikal ettiği, Kurumun 2144.33.01 sicil sayılı dosyasında işlem gören iş yerinde 1966/3 döneminde 30 gün, 1966/4 döneminde 30 gün çalışmasının kurum kayıtlarına intikal ettiği, işverenin unvan bilgilerinin ve davacının bu işyerindeki işe giriş ve çıkış bildirgelerinin sicil dosyası bulunamadığından temin edilemediği, davacının, Kurumun… sicil sayılı dosyasında işlem gören … ve Dokuma Fab. A.Ş ünvanlı işyerinde 29.11.1966 tarihinde tekrar çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin ibraz edildiği, ancak bu döneme ilişkin herhangi bir çalışmanın hizmet cetvelinde görünmediği, davacının 1967/1-2-3-4 dönem ile 1968/1 dönem çalışmalarının hizmet cetvelinde göründüğü, aynı işyerinde tekrar 01.04.1970 tarihinde çalışmaya başladığı, bu çalışmasının 1972/01 dönemine kadar devam ettiği, işten çıkış bildirgesinin ibraz edilmediği, Kurumun 0.06.01 sicil sayılı dosyasında işlem gören işyerinde 20 gün çalışmasının kurum kayıtlarına intikal ettiği, işverenin unvan bilgilerinin ve davacının bu işyerindeki işe giriş ve çıkış bildirgelerinin dosya arasında bulunmadığı, Kurumun 28931.27.01 sicil sayılı dosyasında işlem gören … ünvanlı işyerinde 03.12.1984 tarihinde çalışmaya başladığı, bu çalışmasının 14.01.1985 tarihine kadar devam ettiği, 14 gün çalışmasının kurum kayıtlarına intikal ettiği, 11.10.1965 – 29.11.1966 – 01.04.1970 – 03.12.1984 işe başlangıç tarihli işe giriş bildirgelerinde sigortalı imzasının olduğu, imza inkarında bulunulmadığı, dava dışı … A.Ş’nin 14.12.1944 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 01.07.1988 tarihinde … Tekstil ürünleri A.Ş’ye devredildiği, 23.07.2001 tarihinde unvan değişikliğinde bulunarak … Fuarcılık ve Özel Öğr. Kurum Tic. A.Ş adı altında faaliyetine devam ettiği, 31.12.2002 tarihinden beri işçi çalıştırmadığının belirlendiği, Mahkemece dinlenen bordro tanıklarının davacının, davalı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını beyan ettikleri ve İlk Derece Mahkemesi kararının dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 11.10.1965 – 03.12.1984 tarihleri arasında askerlik hizmet hariç kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
1- Anayasa’nın 60 ıncı maddesi şöyledir:
“Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.”

2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun’un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu süre itibariyle 506 sayılı Kanun’un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.

3. 506 sayılı Kanun’un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir:

“Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar.”

4. 506 sayılı Kanun’un mülga 6 inci maddesi şöyledir:

“Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden ‘Sigortalı’ olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz..”

5. 506 sayılı Kanun’un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir:

“…Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır…”

3. Değerlendirme
1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ıncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun’un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

2. Anayasa’nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3. Somut olayda davaya konu çalışmaların geçtiği iplik, sicim, urgan, halat, kordon ve benzeri ürünler imal iş yeri 14.12.1944-31.12.2002 tarihleri arasında faaldir. İş yerinin … A.Ş.’ne ait iken 01.07.1988 tarihinde … Tekstil Ürünleri A.Ş.’ne devredildiği, şirket unvanın 23.07.2001 tarihinde … Fuarcılık ve Özel Eğitim Kurumları Ticaret AŞ olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır. 11.10.1965 tarihinden 1972/1 dönemine kadar davalı işverene ait söz konusu iş yerinden kısmi ve askerlik süresiyle kesintili bildirimi bulunan davacının, 1972 yılı ikinci dönemine kadar çalıştığı sabittir.

4. Ne var ki 1972 yılı ile 30.11.1984 tarihi arasındaki çalışması kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilememiştir. Beyanı hükme esas alınan tanıklar davacının çalışmasının hangi yıl sona erdiğine ilişkin çelişkili beyanlarda bulunmaktadır. Dolayısıyla üç vardiya halinde pek çok işçinin çalıştığı anlaşılan iş yerinin 1972-1984 yıllarına ilişkin dönem bordroları getirtilerek davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tanıklar tespit edilmeli, bilgi ve görgülerine başvurulmalıdır. Böylece yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak özellikle davacının çalışmasının hangi tarihte sona erdiği hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenmeli; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

5. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.