Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/8916 E. 2023/12478 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8916
KARAR NO : 2023/12478
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/987 E., 2022/1965 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/177 E., 2017/590 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili ile Er-……Ltd.Şti vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin 28.04.2008 ile 15.04.2010 tarihleri arasında, çalışmaya ara verilen kış dönemleri haricinde davalılar bünyesinde çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı SS Batı Kardelen Konut Yapı Koperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatifte çalışmadığını Kooperatifin zaten inşaat yapan değil,inşaatı müteahhitlere yaptıran bir Kurum olduğunu,bu nedenle SSK sorumluluğu yönünden çalışan işçi sayısına bakılmaksızın bu durumun kooperatif açısından değişiklik yaratmayacağını, kooperatiften yüklü miktar alacağı bulunduğunu iddia eden … adlı şahsın etrafına topladı 50-60 kişilik bir grupla Er -… Şirketinde çalışmış gibi tesbit davası açtırdığını,Er-… Şirketinde çalıştığını belirtenlerin listesinin sunulacağını, Er- … Şirketinin kooperatife yaptı işlerin hacminin 1.000.000 TL civarında olup iş hacmine göre anılan firmanın kooperatifte 60 kişi çalıştırmasının mümkün olmadığını, dosyasının bilirkişiye şevki halinde mutlaka mühendis bilirkişinin de bulunması gerektiğini,bu davaların baskı aracı olarak kullanılmasıyla Kooperatiften alacak talep edildiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Er-… San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının inşaat işçisi olduğunu belirtmesine karşın branşının açıklanmadığını,bu hususun açıklanması gerektiğini, davacının, müvekkili şirkette hiç bir zaman çalışmadığını,söz konusu şantiyenin SS Batı Kardelen Konut Yapı Kooperatifi’nin inşaat yaptığı şantiye olduğunu anılan Kooperatifin müvekkili şirket dışında birçok alt taşeron müteahhide iş vermek suretiyle inşaat yaptığını,müvekkili şirketin Kooperatifle yaptığı işlerin 900.000-1.100.000 TL civarında olduğunu, kooperatiften yüklü miktarda alacağı bulunduğunu iddia eden … adlı şahsın etrafına topladı 50-60 kişilik bir grupla Er – … Şirketinde çalışmış gibi tesbit davası açtırdığını,müvekkil I şirkette çalıştığını ileri sürenlerin sayısının 57 kişi olduğunu,bu işçilerin açtıkları davalarda hepsinin de 28.04.2008 tarihinde işe başlayarak 15.04.2010 tarihine kadar çalıştıklarını iddia ettiklerini, müvekkili şirketin kurulduğu tarihten buyana hiçbir dönem bu kadar işçi çalıştırmadığını, açılan davalar ile müvekkili şirketin kullandığını, … kişinin bir dönem müvekkili şirkete alt taşeronluk yapmış olup Kooperatiften yüklü miktarda alacaklı olduğundan Kooperatif yöneticilerine baskı uyguladığını beyanla, davanın reddini istemiştir.

3.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 26.10.2011 tarihli duruşmada davayı öğrenmekle vekil sıfatıyla duruşmaya dahil olunduğunu ve zamanaşımı ve hak düşürü süre yönünden def’ide bulunulduğunu,davacının 28.04.2008 ile 15.04.2010 arasında kış sezonu dışında davalı işverenlere ait işyerinde çalıştığını ileri sürmekte ise de ifa ettiği hizmetin ne olduğunu belirtmediğini, davacı arada hizmet ilişkisi bulunduğunu isbat etmedikçe davanın kabul edilme olanağı bulunmadığını, Yuvaköyü mevkii 43126/2 parsel- … adresinde kurulu inşaat işyerinin 1135501.006 işyeri sicil numarasıyla 16.10.2006 tarihinde SS Batı Kardelen Konut Yapı Kooperatifi adına 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını,diğer davalı Er-… Limited Şirketinin Yeni Batı Mahallesi Palandöken Caddesi 41.Sokak No:64 Yenimahalle-… adresinde kurulu inşaat işyerinin ise 08.11.2008 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, davalı kuruluşlarla ilgili olarak davacının yakınmasını içerir Denetmen-Müfettiş Raporuna rastlanmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; “davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş verenlere bağlı olarak 28.04.2008 ile 15.04.2010 tarihleri arasında çalıştığını tespitine, Bu sürelerden 27.12.2008 ile 26.02.2009 ve 27.12.2009 -26.01.2010 tarihleri ile 01.09.2009 – 23.09.2009 tarihleri arasındaki sürelerin dışlanılmasına, ” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile Er-……Ltd.Şti vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ER-……Ltd.Şti. vekili, inşaat için tesis edilen …87.003 numaralı sicil kayıtları yerine büro hizmetleri için kullanılan sicil numarası üzerinden inceleme yapılmasının hatalı olduğunu, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506sayılı Kanun’un 79 ncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

2. Eldeki dava dosyası incelendiğinde, mahkemece davacının talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan, öncelikle davacının talebi somutlaştırılmalı, iddiasına konu işverenler nezdinde nerede çalıştığı, tam olarak ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı, başka işverenler nezdinde çalışıp çalışmadığı ayrıntılı olarak açıklatılmalıdır. Bunun yanında, davalı şirket ile diğer davalı kooperatif arasında yapılması hususunda anlaştıkları işin kapsamı, kapasitesi, miktarı net olarak ortaya konulmalı, bu kapsamda davalı işveren tarafından anlaşılan işin yapılması için kuruma asgari kaç işçinin bildirildiği ve ne kadar süre ile bildirildiği belirlenmeli, daha sonra teknik bilirkişi marifetiyle de, davalılar arasında imzalanan sözleşme kapsamında yapılması gereken her bir iş için, kaç işçinin, ne kadar süre ile çalışması gerektiği tespit edilip, bildirilmeyen eksik işçilik bulunup bulunmadığı ortaya konulmalıdır. Bildirilmeyen eksik işçilik bulunması halinde, … İş Mahkemelerinde seri halde açılan davaların sayısı belirlenip, somut olarak davacının bildirilmeyen çalışmasının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, çalışmayı bilebilecek tanıklar ile diğer taşeron işverenler nezdinde çalışan bordrolu tanıkların beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde çelişki giderilmek suretiyle, gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalışması ve çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

3.Diğer taraftan, taraflar arasındaki işverenlik ilişkisi irdelenmeden, hangi işverenin asıl işveren olarak primlerden sorumlu olduğu davacının hangi işveren nezdinde çalıştığı belirlenmeksizin hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.