Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/7405 E. 2023/2714 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7405
KARAR NO : 2023/2714
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/36 E., 2015/210 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2015/36 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) aykırılık suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine,
suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ve kararın kesinleşmesinin ardından araç üzerinde bulunan şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2019 tarihli ve 2015/386696 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın müsaderesi edilmesi gerektiği ile sınırlı olup, müsadereye yer olmadığına dair verilen kararın bozulmasına ilişkindir.

2.Sanık …’ın temyiz isteği, diğer sanık ile fikir ve eylem birliği içinde hareket etmediğine, suç işleme kastıyla hareket etmediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle bozulması talebine ilişkindir.

3.Sanık … müdafiinin temyiz isteği, arama kararının hukuka uygun olmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın beraat etmesi gerektiğine ve verilen cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dosyada mevcut önleme araması kararı kapsamında yapılan yol uygulamasında durdurulan sanık …’ın sevk ve idaresindeki, diğer sanık …’nın da yolcu olarak bulunduğu kamyonette yapılan aramada, aracın bagaj kısmında bulunan siyah naylon poşetler içerisinde 219 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık … aşamalardaki savunmasında, suça konu sigaraları köyde satmak için satın aldığını ve diğer sanık …’ın aracına yolcu olarak bindiğini, sanığı olay öncesinde tanımadığını beyan etmiştir.

3.Sanık … savunmasında, sabah Cizre’ye yoğurt satmak için gittiğini ve dönüşte diğer sanığın el kaldırması üzerine aracına aldığını, sanık …’i ilk kez orda gördüğünü, suça konu sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.

4.Sanıklara soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmıştır.

5.Sanıkların kullanımında bulunan GSM hatlarının suç tarihi ve öncesindeki HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan istendiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Nakilde Kullanılan 73 … 991 Plaka Sayılı Aracın İadesi Yönünden
Suça konu kaçak eşyanın, nakil aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı ve kaçak eşyanın değeri ile nakil aracının değeri de göz önüne alındığında 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca aracın iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunmaları, HTS kayıtlarının içeriği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların isnat edilen suçu iştirak halinde işledikleri sabit olduğundan sanık …’ın ve sanık … müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanıklar lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1.Sanıklar hakkında ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
A. Nakilde Kullanılan 73 … 991 Plaka Sayılı Aracın İadesi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2015/36 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararında nakil aracının iadesi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün nakil aracının iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Cizre 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015
tarihli ve 2015/36 Esas, 2015/210 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.