YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20977
KARAR NO : 2023/3698
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/298 E., 2015/1107 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/298 Esas, 2015/1107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan kasıt yönünden sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın suç tarihlerinde tedavi gördüğüne ilişkin belgeler tedavi gördüğü kurumdan istenilerek hüküm kurulması gerektiği halde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2015 tarihli ve 2015/3246 Esas sayılı iddianamesi ile 18.12.2013-02.02.2015 tarihleri arasında bakaya suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında sanığın beraatına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, vergi borcu olduğunu, onu ödemeye çalıştığını, yine geçen sene trafik kazası geçirdiğini, ameliyat ile platin takılacağını, bu nedenler dolayısıyla askere gidemediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında bakaya kabahati nedeniyle verilen Seyitgazi Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 07.05.2014 tarihli ve 23 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdari yaptırım kararının 11.08.2014 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 02.02.2015 tarihinde yakalandığına dair tutanak dosya arasında bulunmaktadır.
6.Sanığın ayrıntılı askerlik safahatını gösterir belge dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında, “toplanan deliller ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın askerlik için müracaat etmesi gereken sürelerde trafik kazası geçirdiği, platin takma zorunluluğu olduğu, bu sebeple askerlik işlemlerine başvuramadığı, kasıtlı bakaya kalma niyetinin tespit edilemediği, böylece müsnet suçun kasıt yönünden sabit olmadığı” gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
Sanığın savunmasında belirttiği rahatsızlık nedeniyle görmüş olduğu tüm tedavilere ait hastane kayıtları ile varsa sağlık kurulu raporu ve benzeri belgeler ilgili hastanelerden getirtilmeden, sanığın suç tarihlerinde tedavi görüp görmediği, bu rahatsızlık yönünden suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığı ortaya konulmadan sadece sanığın talimatla alınan savunmasına itibar edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı ise de;
1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan bakaya suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir. Suçun oluşumu bakımından idarî para cezasının hangi bentteki kabahatten (yoklama kaçağı, saklı, bakaya) dolayı verildiğinin bir önemi olmadığı gibi, failin sonraki eyleminin de işlenen kabahat eyleminden farklı bir eylem olması da
mümkündür.
Somut olayda; sanık hakkında bakaya kabahati nedeniyle verilen Seyitgazi Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 07.05.2014 tarihli ve 23 Karar sayılı idarî yaptırım kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesine göre öncelikle sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerekirken doğrudan sanığın mernis adresine tebliğe çıkartılması ve bu adreste 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre 11.08.2014 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, dolayısıyla sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından sonucu itibarıyla … olduğu belirlenen beraat kararında bu nedenle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin temadinin başlangıç ve bitiş tarihlerini gösterecek biçimde 27.08.2014-02.02.2015 olarak gösterilmesi yerine 19.12.2013 şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/298 Esas, 2015/1107 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.