Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/8766 E. 2023/9603 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8766
KARAR NO : 2023/9603
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1915 E., 2022/2268 K.
SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2018/435 Esas, 2019/464 karar sayılı Kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurularak neticeten, 4 yıl hapis cezası ve 80.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça konu numune alınan kaçak eşyanın müsaderesine, nakil araçlarının iadesine karar verilmiştir.

2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/1749 Esas, 2020/2974 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde”…Sanığın taşırken yakalandığı tütün mamülü sigaraların kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması nedeniyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile yirmiikinci fıkrası gereğince uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi sebebiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,…” nedenleriyle, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise “…,Sanığın kontrol sırasında görevli polis memurlarına ibraz ettiği Gümrük Müdürlüğü tarafından onaylanmış görülen sahteliği iddia olunan resmi belgelerin sahteliği konusunda bilirkişi raporu alındıktan sonra duruşmaya getirilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazılıp aldatma kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı tesbit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, aldatma kabiliyeti hususunda herhangi bir bilirkişi incelemesi ve gözlem yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/44 Esas, 2022/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak neticeten, 6 yıl 18 … hapis cezası ve 180.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak neticeten 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça konu numune kaçak eşyanın ve nakil araçlarının müsaderesine karar verilmiştir.

4.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/1915 Esas, 2022/2268 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin, malen sorumlu vekilinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan inceleme neticesinde; Hükmün 2 nci maddesinin 11 nci paragrafı hükümden tamamen çıkartılarak yerine “Suçta kullanılan ve … niyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılan 76 DA 167 plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı … plaka sayılı dorsenin karar kesinleştiğinde üzerlerinde bulunan satılamaz ve devredilmez şerhlerinin kaldırılarak ruhsat sahibine iadesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran, sigaraların tamamının müsadere edilmesi gerekmesi ve nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi sebebiyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması gerektiğine, eksik araştırma yapıldığına, sanığın samimi ikrarı gözetilerek lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, fahiş oranda hapis ve adli para cezasına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek diğer nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Uygulama noktasında durdurulan gümrük mühürlü tırda şüphe üzerine Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı ile yapılan aramada 24.400 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın aşamalardaki savunmalarında çelişkili beyanlarda bulunduğu belirlenmiştir.

3.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre “fahiş değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.

4.Gümrük Müdürlüğü ile yapılan yazışma neticesinde; suçta kullanılan araçtaki gümrük mührünün kaybolduğuna ilişkin 09.06.2015 tarihinde tutanak tutulduğunun tespit edildiği ve sanık tarafından dosyaya sunulan gümrük evrakı ile ilgili yapılan incelemede GC 0033162 nolu T.C. Sözlü Beyan Formunun Müdürlüklerince işlem görmediği, formlarda imzası bulunan …’nin personelleri olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece mahkemesince; tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yapılan yargılama sonucunda sanığın suç tarihinde kaçak olduğunu bildiği sigaraları Iğdır ilinden İstanbul iline götürmekte olduğunu içeren ikrara dayalı savunması ile birlikte dosya içerisinde yer alan olay tarihinde sanığın naklettiğinin tespit edildiği sigaralar üzerinde yapılan inceleme sonucu gümrük kaçağı olduğunun belirlenmiş olması, ayrıca sanığın olay günü yapılan kontrollerde polis memurlarına ibraz etmiş olduğu belgelere ilişkin olarak alınan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının Uzmanlık Raporu ile Gürbulak Gümrük Müdürlüğünün GC 0033162 numaralı sözlü beyan formunun müdürlüklerince işlem görmediğini, formlarda imzası bulunan … isimli şahsın personelleri olmadığına ilişkin beyanı dikkate alındığında sanığın sunmuş olduğu biri resmi gümrük beyannamesi ile diğer evrakların sahte olduğunun anlaşılması karşısında sanık …’ın sahte olarak düzenlenmiş olan resmi belgeyi kullanmak ve gümrük kaçağı olduğunu bildiği sigaraları nakletmek suretiyle üzerine atılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçunu işlediği, yine sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede söz konusu belgelerin imzalar, kaşeler ve mühürlerin mevcudiyeti itibarıyla iğfal kabiliyetine haiz olduğu gözetilerek, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda yapılan yargılamaya, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, belgelere ve gerekçe içeriğine, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından sanık müdafi, katılan vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş, ancak;”… Benzer konuda Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 26/03/2019 tarih ve 2015/13832 E. 2019/28476 K. ile 25/09/2018 tarih ve 2016/13159 E- 2018/9573 K sayılı içtihatları ışığında ve dahi sanığın soruşturma aşamasında ve Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesindeki kovuşturmadaki savunmasında “Iğdır ‘da açık kimlik ve adresine bilmediği … isimli kişi ile 10.000.00TL karşılığı 1500 paket sigarayı İzmir’e taşımak için anlaştığını, … isimli kişinin araca fazla sigara yüklediğini öğrendiğini, dorsenin kapaklarının kapalı olarak, mühürlü olduğunu beyan ettiği “, Kocaeli 1.Ağır Ceza Mahkemesinde ise “Önceki savunmalarının … olmadığını, Iğdır ilinden almış olduğu kaçak sigaraları İstanbul iline götürdüğü sırada yakalandığını, kaçak maddeler … isimli kişiye ait olduğunu. Bir tır dolusu kaçak sigara olduğunu, bu olaydan 2-3 … sonra yine Sivas Suşehri’nde kaçak sigaralarla yakalandığını ” beyan ederek çelişkili beyanlarda bulunduğu dikkate alındığında suçta kullanılan ve … niyetli üçüncü kişiye ait olduğu kanaatine varılan 76 DA 167 plaka sayılı çekici ve bu çekiciye bağlı … plaka sayılı dorsenin müsaderesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince … niyetli üçüncü kişilere ait olmama koşuluna aykırılık oluşturduğundan, çekici ile dorsenin hak sahibine iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,…” hukuka aykırı bulunmuş, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii, malen sorumlu vekili ve katılan vekilinin istinaf talebi bu sebeple yerinde ise de; bu aykırılık düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan istinaf yoluna başvurulan kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin temyizinin münhasıran kaçak sigaraların tamamı hakkında müsadere kararı verilmesi ve nakil araçlarının müsadere edilmesi gerektiği gerekçelerine dayandığı, ancak Bölge Adliye Mahkemesince kaçak sigaralarla ilgili hüküm kurulmadığı anlaşıldığından iddianamede müsaderesi talep edilen 24.400 karton kaçak sigara ile ilgili mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülerek katılan vekilinin nakil aracına yönelik temyiz istemi ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik inceleme yapılmıştır.

İncelenen dava dosyası içeriğine ve Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesine göre, inceleme konusu hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/1915 Esas, 2022/2268 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.