YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1222
KARAR NO : 2023/5127
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/364 Değişik İş – 2021/374 Karar
SAYISI : 2021/İHK-15284
HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın Reddi
SAYISI : K-2021/27806
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait olup davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın 01.10.2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda hasarlandığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından atanan eksperin ücretinden davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.001,00 TL hasar bedeli ve 319,78 TL ekspertiz ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 60.707,01 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109 uncu maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, eksik evrak ile başvuru yapıldığından 2918 sayılı Kanun’un 97 nci maddesi gereğince başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının belirisiz alacak davası açmasında hukuki yararı olmadığını, müvekkilinin kasko poliçesinde düzenlenen şartlar kapsamında sorumlu olduğunu, davacı tarafından tespit ettirilen araç hasarının fahiş olduğunu, hasarın uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ekspertiz ücretinden sorumlu olmadığını, müvekkilinin başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…başvuruya konu kazanın poliçe vadesi içerisinde meydana geldiği, davacının zararının ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacı tarafından yapılan ekspertiz masrafının makul olduğu, uyuşmazlığın kasko sigorta poliçesinden kaynaklandığı ve tacir olan sigorta şirketinin kendi iş ve işlemleri kapsamında düzenlenmiş olduğundan avans faizi uygulanması gerektiği” gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 60.387,23 TL hasar bedelinin 16.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; araç hasarına ilişkin hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, araç hasarından müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda orijinal parça fiyatlarının esas alındığını, ancak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince eşdeğer parça fiyatlarının esas alınması gerektiğini, anılan Genel Şartlar gereğince müvekkili şirketin uygulayacağı iskonto oranları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin KDV’den sorumlu olmadığını, ekspertiz ücretinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, bu nedenlerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…davacının zararının gerçek zarar ilkesi çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda tespit edildiği, bilirkişi raporunda iskonto oranlarının dikkate alındığı, Yargıtay uygulamalarına göre KDV’nin gerçek zararın içerisinde olduğunu ve sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, sigorta şirketinin gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, gerçek zararın orijinal parçalar kullanılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1426 ncı maddesi gereğince ekspertiz ücretinin makul gider olduğu, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan … kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonrasında hasara uğramasından kaynaklanan hasar bedeli ve ekspertiz ücreti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1426, 1453 ve 1459 uncu maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, hesaplamanın orijinal parça fiyatları esas alınarak ve KDV dahil edilerek yapılmasına bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının zararın tespiti amacıyla yaptığı makul giderlerden davalının sorumlu olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca … kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “8.650,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.