YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1682
KARAR NO : 2023/5056
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3316 E., 2022/3524 K,
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/283 E., 2022/392 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının, erkeği aldattığını, sürekli kandırdığını, aile sırlarını ailesine açıkladığını, erkeğe hiçbir zaman cinsel birliktelik yaşatmadığını belirterek zina ve evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, erkek lehine aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının kusuru bulunmadığını belirterek tarafların boşanmalarına, kadın lehine yasal faiziyle birlikte 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2021 tarih ve 2020/85 Esas, 2021/889 Karar sayılı kararıyla; tarafların gerek psikolojik gerek fiziksel herhangi bir problem olmadığı halde cinsel münasebetin kurulamamasında karşılıklı kusurlu oldukları, erkeğin, kadına fizikisel şiddet uyguladığı, evlilik birliği içerisinde şans oyunları oynadığı, borcuna … davranmayarak eşini alacaklılar ile muhatap ettiği, alacaklılardan birine borcu sebebiyle eve geldiği evde bulunan TV yi borca mahsuben aldığı, evin infak ve iaşesini sağlamada duyarsız davrandığı, iki yıl doğalgaz faturasının ödenmemesi sebebiyle kesik olduğu, bankaya borçlarının olduğu bu borçların ödenmesinde kadının yardım ettiği, evlilik birliğinin sarsılmasında kadının az, erkeğin ise ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ağır kusurlu erkeğin nafaka ve tazminat taleplerinin reddine, yasal koşulları oluştuğundan kadın lehine 20.000,00 TL maddî ve 17.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili; kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminatlar yönünden; davalı kadın vekili kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Bölge Adiye Mahkemesinin 31.03.2022 tarih ve 2022/454 Esas, 2022/1233 Karar sayılı kararıyla; erkeğin, kadının kullandığı telefonların kayıtlarına delil olarak dayandığı, bu hususta GSM şirketine yazılan yazıya cevap verilerek aramalara ilişkin kayıtları CD gönderilmiş olmasına rağmen Mahkemece bu CD içeriği tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı, usulünce dayanılan bu delilin de incelenerek tüm deliller değerlendirilip gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf isteminin ayrı ayrı kabulü ile belirtilen eksikliklerin tamamlanarak bir karar verilmesi için kararın istinaf edilmeyerek kesinleşen kısımler hariç olmak üzere kaldırılarak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, istinaf başvurusunun kabul sebebine göre diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C.İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispatlanamadığından erkeğin zinaya dayalı davasının reddine, tarafların gerek psikolojik gerek fiziksel herhangi bir problem olmadığı halde cinsel münasebetin kurulamamasında karşılıklı kusurlu oldukları, kadının, HTS kayıtlarına göre davacı erkeğin iddia etmiş olduğu kişi ile geç saatlerde uzun vadeli konuşmalar gerçekleştirerek eşine karşı güven sarsıcı davranış sergilediği, erkeğin ise, kadına fizikisel şiddet uyguladığı, evlilik birliği içerisinde şans oyunları oynadığı, borcuna … davranmayarak eşini alacaklılar ile muhatap ettiği, alacaklılardan birine borcu sebebiyle eve geldiği evde bulunan TV yi borca mahsuben aldığı, evin infak ve iaşesini sağlamada duyarsız davrandığı, iki yıl doğalgaz faturasının ödenmemesi sebebiyle kesik olduğu, bankaya borçlarının olduğu bu borçların ödenmesinde kadının yardım ettiği, evlilik birliğinin sarsılmasında kadının az, erkeğin ise ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ağır kusurlu erkeğin nafaka ve tazminat taleplerinin reddine, yasal koşulları oluştuğundan kadın lehine yasal faiziyle 15.000,00 TL maddî ve 15.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; erkeğin kusurlarının ispatlanmadığını, evlilik birliğinin sarsılmasında kadının kusurlu olduğunu, erkeğin nafaka ve tazminat taleplerinin reddinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek; kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin reddi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin sarsılmasında erkeğin kusurlu olduğunu, erkeğin kusurları karşısında hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğunu ileri sürerek; kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda, zinaya yönelik boşanma davası ile ilgili hüküm kurulmaması hususu istinaf edilmediği için kesinleşmiş olduğu halde Mahkemece ikinci kararda, erkeğin zinaya dayalı davasının reddine dair karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle erkeğin 4721 sayılı Kanun’un 161 inci maddesine yönelik davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle kadın lehine yasal faiziyle birlikte 25.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata, diğer istinaf itirazları yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların sair istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde de belirtilen sebeplerle kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminat taleplerinin reddi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde de belirtilen sebeplerle kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; evlilik birliğinin sarsılmasında kusur belirlemesinin, kadın lehine tazminatlara hükmedilmesinin ve tazminat miktarlarının, erkeğin nafaka ve tazminat taleplerinin reddinin dosya kapsamına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 31 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun’un 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen …, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebebple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.