YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11705
KARAR NO : 2023/9946
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/448 E., 2019/783 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
A.Asıl Dava Yönünden;
1.İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/644 Esas, 2015/611 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, suç ve karar tarihinde
yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 8.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 11.09.2019 tarihli ve 2019/28828 Esas, 2019/11015 Karar sayılı ilâmıyla sanığın benzer mahiyette dava dosyalarının bulunması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/448 Esas, 2019/783 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 10.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu bandrolsüz ürünlerin müsaderesine karar verilmiştir.
B.Birleşen Dava Yönünden;
1.İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2013/954 Esas, 2015/606 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 8.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 11.09.2019 tarihli ve 2019/28877 Esas, 2019/11014 Karar sayılı ilâmıyla sanığın benzer mahiyette dava dosyalarının bulunması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/456 Esas, 2019/782 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının, aynı Mahkemenin 2019/448 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2019/448 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; maddi durumu olmaması nedeniyle verilen cezayı ödeyemeyeceğinden temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1.Asıl davaya ilişkin 05.01.2013 tarihli olay tutanağında; sanığa ait iş yerinde korsan ve bandrolsüz CD/DVD satışı yapıldığının tespit edilmesi üzerine alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, raflarda satışa hazır vaziyette 1160 adet bandrolsüz ve kopya film CD/DVD’sinin tespit edildiği belirtilmiştir.
2.Birleşen davaya ilişkin 07.04.2013 tarihli olay tutanağında; yapılan şikâyet üzerine alınan arama kararına istinaden sanığa ait depoda yapılan aramada, 450 adet bandrolsüz ve kopya film CD/DVD’sinin tespit edildiği belirtilmiştir.
3.Sanık savunmalarında, bandrolsüz CD satışı yaptığına dair ikrarda bulunmuştur.
4.Bilirkişi raporları ile ele geçirilen ürünlerin tamamının yasal olmayan yollarla çoğaltıldıkları ve bulunması zorunlu bandrolleri taşımadıkları tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
“Olay ve Olgular” bölümünde ayrıntılarına yer verildiği üzere; sanığa ait iş yerinde ve depoda 1610 adet film CD/DVD’lerinin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın suçunu ikrar ettiği ve bilirkişi raporu ile ele geçen ürünlerin kopya ve bandrolsüz olduğu belirlenmekle, sanığın aşağıda yer alan husus dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Hükümden sonra 17.07.2020 tarihli ve 31188 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 12.06.2020 tarihli ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile, 5846 sayılı Kanun’un 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 143 üncü maddesiyle değiştirilen 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasında düzenlenen “Bandrol yükümlüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71 inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71 inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak; verilen ceza üçte biri oranında artırılır.” hükmünün iptal edilmesi ve sanığın eylemine uyan bandrol yükümlülüğüne aykırılık eylemi ile ilgili hak sahibi kişilerin hukuken geçerli belgeleri süresi içerisinde sunarak şikâyetçi olması nedeniyle hem manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 5846 sayılı Kanun’un 71 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun hem de aynı Kanun’un 81 inci maddesindeki sanığın eylemine uyan ve re’sen takibi gerektirmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 253 ile devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayan bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan 5846 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/448 Esas, 2019/783 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.