YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3324
KARAR NO : 2023/6897
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/936 Esas, 2022/272 Karar
HÜKÜM : Başvuruların esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/274 E., 2019/32 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 2012/54692 sayılı “5 Günde İngilizce” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, marka kapsamında 9, 16, 35, 38, 41 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, ancak dava konusu markanın tüketici nezdinde müvekkili firma tarafından ayırt edici hale getirildiğini, 2004 yılından beri sektöründe kullandığı “5 Günde İngilizce” ibaresini özel bir logo ile marka başvurusuna konu ettiğini, pek çok ünlü isme hizmet veren müvekkili firmanın artık 5 GÜNDE İNGİLİZCE” ibaresi ile ayırt edici hale geldiğini, 556 sayılı KHK’nın 7 inci maddesinin son fıkrası uyarınca başvurunun reddinin doğru olmadığını, verilen kararın davalı Kurumun daha önce verdiği kararlarla da çeliştiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; başvuruya konu ibarenin marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olduğu gibi kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı nitelikte de olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi anlamında soyut ayırt ediciliğe sahip olduğu ve anılan bentte belirtilen tescil engelinin söz konusu olmadığı, dava konusu “5 günde İngilizce” ibaresinin, 5 günlük bir zaman dilimi kapsamında İngilizce eğitim verildiğini, İngilizce öğretildiğini ifade ettiği, başka bir ifadeyle bir eğitime ilişkin zaman kesitini niteleyen bu ifade ile eğitimin-öğretimin süresine ilişkin bir karakteristik özelliği marka olarak tescil edilmek istendiği, bu haliyle başvuru kapsamındaki 16. sınıf “Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim ve öğretim malzemeleri (mobilyalar ve cihazlar hariç).” malları ile 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim ve öğretim malzemeleri (mobilyalar ve cihazlar hariç) malların bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ile 41. sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılması, dağıtımına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.” yönünden karakteristik özellik bildirir nitelikte bir ibare olduğu, somut ayırt edicilik oluşturmaması nedeniyle marka başvurusunun bu mal ve hizmetler yönünden tescil edilmesinin mümkün olmadığı, kullanımla ayırt edicilik iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 2012-M-54692 sayılı kararının yukarıda belirtilen mal ve hizmetlerden dışında kalan ve hüküm fıkrasında tek tek gösterilen 9, 16, 35, 41 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandığı metodun adının 5 günde İngilizce olmadığını, müvekkiline ait markanın “5 günde İngilizce” olduğunu, müvekkil, firmanın dava konusu “5 günde İngilizce” markası hakkında basında çıkan haberlere detaylı olarak yer verilmesine rağmen, markanın kullanımla ayırt edici hale gelmediği yönündeki kanaatlerin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu markayı sıradan bir ibare iken etkin ve yaygın kullanımı sonucunda ayırt edici hale getirdiğini, markanın nihai tüketici nezdinde müvekkil firma ile özdeşleştiğini, müvekkiline ait müvekkili tarafından ihdas edilmiş bir ibare olmakla birlikte genel bir ibare olmadığını, müvekkilinin kullandığı eğitim sisteminin adı olduğunu iddia eden bilirkişiler tarafından aksinin ispatının yahut iddialarının geçersiz olduğunun ispatının zorunlu bulunduğunu, yurt dışında her ne kadar anılan öğrenme sistemi kullanılmakta olsa dahi anılan sistemin yurt dışında kullanılan adının “suggestopedia” olduğunu, bilirkişilerce sektörde benzer kullanımların bulunduğu açıklanmış ise de anılan kullanımların, müvekkiline karşı haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkilinden çok sonra kullanıma başlayan taraflarca gerçekleştirildiğini, müvekkili firmadan önce ne Türkiye’de ne de dünyada 5 günde İngilizce yahut farklı dillerdeki versiyonlarının kullanılmadığını, işbu yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında sunulan çok sayıda delile karşın marka hukukunda kabul edilemeyecek gerekçelerle ayırt ediciliğin sağlanmadığının kabul edildiğini, ayırt ediciliğin sağlandığına ilişkin bilirkişi raporu bağlamında da çelişkilerin giderilmediğini, müvekkil firmanın “5 günde İngilizce” markasını kullandığını ve işbu markaya ayırt edicilik kazandırdığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvurunun, İngilizce’nin 5 gün içinde öğretileceği vaadini içeren ve verilecek hizmetin vasfını tanımlayan bir ibare olması nedeniyle tescili talep edilen tüm sınıflar yönünden tescili mümkün olmayan bir ibare niteliği taşıdığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK’nın 7 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.